Tel Aviv'de yüzyılın depremi! Muhalefetten Erdoğan itirafı geldi: "Savaşı kaybettik"
Washington-Tahran mutabakatının ardından İsrail siyaseti ve medyası tam anlamıyla birbirine girdi. Ana muhalefet lideri Yair Lapid, Başbakan Netanyahu'yu Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın Washington'daki diplomatik etkisini hesaba katmamakla suçlayıp istifaya çağırırken, eski Savunma Bakanı Liberman füze saldırılarına karşı İran limanlarının yerle bir edilmesini isteyerek savaş ihtimalini dillendirdi.
- Eski Başbakan Yair Lapid, Netanyahu'yu istifaya çağırarak İran cephesinde diplomatik başarısızlık yaşadığını belirtti.
- Muhalefet adayı Naftali Bennett, Netanyahu yönetiminin İsrail'i bir "tıkanma ve yıpratma savaşına sürüklediğini ve kesin bir zafer elde etmekten aciz" olduğunu söyledi.
- Eski Savunma Bakanı Avigdor Liberman, Netanyahu'yu İsrail'i 2015 anlaşmasından daha kötü bir diplomatik felakete sürüklemekle suçladı.
- Lapid, Netanyahu'nun Amerikalılara risklerin haritasını detaylandırmadan iyimser bir senaryo sattığını ve güven kaybettiğini ifade etti.
- İsrail basını ve medyasında mutabakat, doğrudan diplomatik hezimet olarak yorumlandı.
- Gazeteci Amit Segal, Washington'a tepki göstererek "Amerika'nın dostu olmak ölümcüldür" sözünü paylaştı.
ABD-İran mutabakatına tepki gösteren hem iktidar hem de muhalefet cephesindeki İsrailli siyasetçiler, Başbakan Binyamin Netanyahu'nun izlediği politikaların ülkeyi stratejik bir çıkmaza sürüklediğini savundu.
Washington ile Tahran arasında varılan anlaşmanın ardından Tel Aviv'de hükümete yönelik eleştiriler sertleşirken, Netanyahu'nun bölgesel gelişmeleri yönetemediği yönündeki suçlamalar da arttı.
Eski Başbakan ve ana muhalefet partisi Gelecek Var lideri Yair Lapid, Tel Aviv'de partisinin haftalık meclis grup toplantısı öncesinde yaptığı açıklamada, "Netanyahu savaşı kaybetti. İran cephesinde Netanyahu’nun diplomatik başarısızlığı kadar mutlak bir başarısızlık tarihte asla ve asla görülmemiştir. Netanyahu’nun artık bu işi kıvıramadığı gerçeğini kabul etme vaktimiz geldi." diyerek başbakanı istifaya çağırdı.
MUHALEFET ADAYI BENNETT VE LİBERMAN'DAN FELAKET UYARISI
İsrai muhalefetinde Lapid ile kurulan Birlikte ittifakının başında yer alan ve 27 Ekim 2026'ya kadar yapılması planlanan genel seçimlerde en güçlü başbakan adaylarından biri olan Naftali Bennett de mutabakata tepki gösterdi.
Netanyahu yönetiminin başarısızlığı olduğunu söyleyen Bennett, hükümetin İsrail’i bir "tıkanma ve yıpratma savaşına sürüklediğini ve kesin bir zafer elde etmekten aciz" olduğunu kaydetti.
Eski Savunma Bakanı ve İsrail Evimiz Partisi lideri Avigdor Liberman ise Netanyahu’yu, İsrail’i 2015 yılında eski ABD Başkanı Barack Obama döneminde yapılan anlaşmadan "çok daha kötü bir diplomatik felakete" sürüklemekle suçladı. Liberman, İran ve Hizbullah'ın saldırılarına hazır olunması gerektiğini savunarak, "İsrail'e fırlatılan her İran füzesine karşılık, Hark Adası'nı ve Bender Abbas Limanı'nı yerle bir ederek cevap vermeliyiz. Şu andan itibaren Mossad tek bir misyona odaklanmalıdır, Ayetullah rejimini devirmek." ifadelerini kullandı.
"ERDOĞAN'IN ETKİSİNİ HESABA KATAMADI"
Ana muhalefet lideri Yair Lapid, Trump'ın, Netanyahu'ya açıkça ve herkesin gözü önünde "Sana ne söylenirse onu yapacaksın." dediğini hatırlatan Lapid, bu durumun son derece rahatsız edici olduğunu yineledi. Netanyahu'nun Amerikalılara risklerin haritasını detaylandırmadan fazla iyimser bir senaryo sattığını ve savaşın ortasında güven kaybettiğini söyleyen Lapid, "Amerikalıları İran'ın petrol ve enerji tesislerini bombalamaya ikna edemedi. Balistik füzeler konusunu anlaşmaya, hatta müzakerelere dahil ettiremedi. Beklenen Türk tepkisini ve Erdoğan'ın Washington'daki etkisini hesaba katmadan Kürt planını zorladı. Körfez ülkeleriyle ilişkilerini ortak bir savaşa ikna etmek için kullanmayı başaramadı. Yaptırımların kaldırılmasının ve Devrim Muhafızları'nın kontrolündeki İran ekonomisine on milyarlarca dolar akmasının önemini hesaba katmadı." diye konuştu.
"AMERİKA'NIN DOSTU OLMAK ÖLÜMCÜLDÜR"
İsrail basınında ve medyasında Trump yönetiminin imzaladığı bu yeni mutabakat doğrudan diplomatik hezimet olarak yorumlandı. Başbakan Binyamin Netanyahu'ya yakınlığıyla bilinen gazeteci Amit Segal, mutabakat haberlerinin ardından eski ABD Dışişleri Bakanı Henry Kissinger'a ait "Amerika'nın düşmanı olmak tehlikeli olabilir ama Amerika'nın dostu olmak ölümcüldür." sözünü paylaşarak Washington'a tepki gösterdi.
"ORDU MASADA HARCANDI"
İbranice yayın yapan Kanal 14 televizyonu, "Donald Trump’ın bize yaptığı o kadar kötü ki, bunu ekranlarda anlatması bile oldukça zor" yorumunu paylaştı. Kanal 14 analistleri, mutabakattaki ateşkes hükümleri nedeniyle İsrail’in Lübnan’a yönelik askeri operasyonlarını derhal durdurmak zorunda kalabileceğine vurgu yaptı. i24 News kanalı ise "Trump masada İran’a çok fazla şey veriyor ve karşılığında Amerika ya da müttefikleri adına neredeyse hiçbir şey almıyor" ifadesini kullandı. Haaretz gazetesi, İsrail'in gelişmeleri kenardan izlemekle yetindiğini belirtirken, Maariv gazetesi yazarı Ben Caspit "Siyasi yenilgi, askeri başarılardan daha büyük. Son yıllarda elde edilen askeri kazanımların ötesinde, bu aktörler karşısında siyasi olarak kaybettik." diyerek Netanyahu'nun Trump'a aşırı bağımlı olmasının sonuçlarını eleştirdi.
'BAŞBAKAN'A SALDIRDAN İSRAİL'E SALDIRMIŞ OLUR'
İsrailli Göçmen Kaynaştırma Bakanlığı ile Kudüs İlişkileri ve Mirası Bakanı olan Zeev Elkin, İsrail merkezli C14 kanalında yaptığı açıklamada şunları iletti:
"İsrail Başbakanı’na saldıran, İsrail'e saldırmış olur. Sonuçta bizim yapmamız gereken, İsrail için doğru olanı yapmaktır. Eğer İsrail’in güvenlik çıkarlarının kırmızı çizgilerini korumak ile bir Amerikan başkanından eleştiri almak arasında seçim yapmak gerekiyorsa, eleştirileri göğüsleriz"
