Trump İran kararını verdi: WSJ 'Durum Odası'ndan sızdırdı! 3 maddelik teklif çöpe mi atıldı?
ABD Başkanı Donald Trump, İran’ın Hürmüz’ü açma karşılığında sunduğu 3 aşamalı teklife son noktayı koydu. The Wall Street Journal, Trump’ın ne bomba ne de geri adım içeren o planını deşifre etti.
- Trump, Savunma Bakanı Pete Hegseth ve Genelkurmay Başkanı General Dan Caine ile yaptığı değerlendirmeler sonucunda, çatışmanın mevcut aşamasında ablukayı sürdürmenin, bombalamayı yeniden başlatmaktan veya bölgeden tamamen çekilmekten daha az riskli olduğuna kanaat getirdi.
- Beyaz Saray, İran'ın Hürmüz Boğazı'nı yeniden açma ve nükleer müzakereleri son aşamaya saklama yönündeki üç aşamalı teklifini, iyi niyetli olmayan bir oyalama taktiği olarak değerlendirerek reddetti.
- Washington, İran'ın en az 20 yıl boyunca nükleer zenginleştirmeyi tamamen askıya alacağına dair somut bir taahhüt vermeden ablukayı kaldırmamaya kararlı görünüyor.
- Trump, İran'ı çöküş durumuna ittiğini ve süresiz ablukadan memnun olduğunu dile getirerek, İran'ın satamadığı petrolü depolayacak yer bulamadığını ve ekonomisinin tarihsel bir daralma yaşadığını belirtti.
- Mevcut durum, her iki tarafın da zamanın kendi lehine işlediğine inandığı tehlikeli bir 'bekle-gör' evresine evrildi.
The Wall Street Journal’ın ulaştığı bilgilere göre, Başkan Donald Trump, İran ile girilen bilek güreşinde ne askeri harekatı tırmandırma ne de geri adım atma yolunu seçti.
Beyaz Saray’da gerçekleştirilen kritik güvenlik toplantılarının ardından Trump, Tahran rejimini nükleer teslimiyete zorlamak amacıyla "uzun vadeli ve stratejik bir abluka" stratejisini devreye aldı.
RİSKLİ DENGE: BOMBALAMA MI, ABLUKA MI?
Savunma Bakanı Pete Hegseth ve Genelkurmay Başkanı General Dan Caine ile yapılan değerlendirmelerde, çatışmanın mevcut aşamasında ablukayı sürdürmenin, bombalamayı yeniden başlatmaktan veya bölgeden tamamen çekilmekten daha az riskli olduğu kanaatine varıldı.
Durum Odası'ndan sızan bilgilerde Trump’ın maksimum baskı politikasını ekonomik bir kuşatmaya dönüştürerek rejimin hazinesini kurutmayı hedeflediği bilgisi yer aldı.
Trump, limanlara yapılan nakliyeyi engelleyerek petrol ihracatını imkansız hale getirmek istiyor. Ancak söz konusu tercih aynı zamanda beraberinde büyük risk getiriyor. Ara seçimlere kadar benzin fiyatları artabilir.
İRAN’IN "ÜÇ AŞAMALI" TEKLİFİNE RET
İran tarafının Hürmüz Boğazı'nı yeniden açma ve nükleer müzakereleri son aşamaya saklama yönündeki üç aşamalı teklifi, Beyaz Saray tarafından olumlu karşılanmadı. Trump, Tahran’ın hamlesini "iyi niyetli olmayan bir oyalama taktiği" olarak tasvir etmeye devam etti.
İddialara göre Washington, İran'ın en az 20 yıl boyunca nükleer zenginleştirmeyi tamamen askıya alacağına dair somut bir taahhüt vermeden ablukayı kaldırmamaya kararlı görünüyor.
Trump, sosyal medya hesabı Truth Social üzerinden yaptığı açıklamada, İran’ı "çöküş durumuna" ittiğini ve süresiz ablukadan memnun olduğunu dile getirmişti. Üst düzey ABD’li yetkililer, İran’ın satamadığı petrolü depolayacak yer bulamadığını ve ekonomisinin tarihsel bir daralma yaşadığını öngörmekte.
Brookings Enstitüsü’nden Suzanne Maloney’e göre ise İran, ABD’nin küresel bir resesyondan korkarak geri adım atacağını hesaplıyor ve ekonomik sıkıntılara karşı direnmeye çalışıyor.
DİPLOMATİK KÖR DÜĞÜM: "NE SAVAŞ NE BARIŞ"
Beyaz Saray Sözcüsü Anna Kelly, Destansı Öfke Operasyonu'nun askeri hedeflerine ulaştığını ve ablukanın ABD’ye masada büyük bir koz verdiğini ileri sürmüştü. Ancak sahadaki gerçeklik, ne tam bir nükleer anlaşmanın ne de topyekün bir savaşın kapıda olduğunu göstermekte.
Mevcut durum, iki tarafın da zamanın kendi lehine işlediğine inandığı tehlikeli bir "bekle-gör" evresine evrildi. Dışişleri Bakanı Marco Rubio’nun da belirttiği gibi, Tahran’daki sertlik yanlılarının "kıyametçi vizyonu" müzakere kanallarını tıkamaya devam ederken, Hürmüz Boğazı'ndaki sessizlik küresel ekonomi için bir "saatli bomba" niteliği taşıyor.
