Türkiye dünya ikincisi oldu, BAE dahil 5 ülke sıraya girdi: Sesi 3 metreden sonra kayboluyor!
Türk savunma sanayii, mikro teknoloji alanında kritik bir eşiği daha geride bıraktı. Uludoğan Savunma tarafından TÜBİTAK ve Teknopark İstanbul desteğiyle geliştirilen milli nano insansız helikopter "NanoAlp", Türkiye’de ilk, dünyada ise kendi sınıfında ikinci platform olarak envantere girmeye hazırlanıyor.
Başta Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) olmak üzere 5 ülke ile ihracat sözleşmesi imzalanırken, ABD menşeli küresel rakibine yarı fiyatına üstün operasyonel kabiliyet sunan NanoAlp için teslimat aşamasına gelindi.
ABD'Lİ RAKİBİNİ GERİDE BIRAKTI: PERVANE SESİ 3 METREDEN SONRA DUYULMUYOR
Uluslararası literatürde 200 gramın altında ve 25 santimetreden küçük İHA'ların yer aldığı "nano" sınıfında geliştirilen NanoAlp, ABD menşeli Teledyne FLIR üretimi Black Hornet platformuna doğrudan yerli ve güçlü bir alternatif oluşturuyor.
Uludoğan Savunma Yönetim Kurulu Başkanı Seyfeddin Cevdet Uludoğan, NanoAlp’in muadillerinden ayrışan teknik üstünlüklerini şu sözlerle açıkladı:
"Bu sınıftaki ihtiyacın isterleri helikopter mekaniğiyle çözülüyor. Dar alanda yüksek kaldırma kapasitesi, düşük ses ve devir istiyorsunuz. NanoAlp, dünyada bu sınıfta üretim yapan ikinci firma olmamızı sağladı. Muadil ürünü 10-15 metreden fark ederken bizim ürünümüz 3 metreye kadar yanınıza girse dahi duyulmuyor."
HEM KEŞİF HEM KAMİKAZE: BİNA İÇİ OPERASYONLARDA DENGELER DEĞİŞİYOR
Sadece keşif ve istihbarat odaklı çalışan küresel örneklerinin aksine NanoAlp, yüksek taşıma kapasitesi sayesinde operasyonel birliklere doğrudan taarruz imkânı da tanıyor. Platform; el bombası veya C4 gibi patlayıcıları taşıyarak mağara, meskûn mahal, bina içi ve ormanlık alanlarda kamikaze saldırıları gerçekleştirebiliyor.
Görüşün kısıtlı ve elektronik harp unsurlarının yoğun olduğu alanlardaki kabiliyetine dikkat çeken Uludoğan, şunları kaydetti:
"Cihazımız GPS’in çekmediği veya karıştırmaların (jammer) yapıldığı ortamlarda üzerindeki kamera ve sensör füzyonunu kullanarak önceden tanımlanmış görevi tam otonom şekilde tek başına yerine getirebiliyor. Normal dronlara kıyasla iki kat daha fazla havada kalabiliyor. Bu özellik ürünü alanında rakipsiz kılıyor."
KİLOGRAM BAŞINA 2 MİLYON DOLAR KATMA DEĞER: İHRACAT KAPILARI AÇILDI
Savunma sanayiinde yüksek teknoloji ihracatının en somut örneklerinden biri olan NanoAlp, AR-GE sürecinden ticarileşmeye kadar olan tüm aşamalarını 2 yıl gibi kısa bir sürede tamamladı. Mevcutta yüzde 60 olan yerlilik oranının bir yıl içinde yüzde 96 seviyesine çıkarılması hedefleniyor.
Küresel pazardaki yoğun talebe ve teslimat süreçlerine ilişkin bilgi veren Uludoğan, ekonomik katma değere işaret etti:
"Şu anda 5 farklı ülke ile ihracat anlaşması imzaladık. İlk ihracatı Birleşik Arap Emirlikleri'ne gerçekleştirdik ve 2 farklı ülkeye teslimat aşamasına geldik. Endonezya ile anlaşma aşamasındayız; Güney Kore, Malezya ve Orta Doğu’dan yoğun talep alıyoruz. Bu ürünün kilogram başına değeri 2 milyon doları buluyor. Yıllık 100-150 milyon dolarlık nano pazarında dışa bağımlılığı bitirirken ülkemize ciddi bir döviz girdisi sağlıyoruz."
ZORLU ÇEVRE KOŞULLARINDA GÖREV KABİLİYETİ
NanoAlp, fiziksel boyutlarına kıyasla sunduğu uçuş performansı ve taşıma kapasitesiyle kendi sınıfındaki standartları yeniden belirliyor. Yalnızca 100 gram ağırlığa sahip olan platform, 350 grama kadar faydalı yük taşıyabilme yeteneği sayesinde benzerlerinin aksine sadece görüntü aktarımıyla sınırlı kalmayıp el bombası ve C4 gibi patlayıcı mühimmatları da operasyon bölgesine intikal ettirebiliyor. Azami 36 km/s hıza ulaşabilen nano helikopter, 4 kilometrelik haberleşme menzili içinde kesintisiz görev icra edebiliyor.
Milli platformun en kritik avantajlarından bir diğeri ise uçuş süresi ve düşük akustik izi olarak öne çıkıyor. Standart nano dronlara kıyasla iki kat daha uzun süre havada kalarak 30 dakikayı aşan görev icra kabiliyetine sahip olan NanoAlp, özel motor ve yavaş dönen pervane mekanizması sayesinde 3 metre mesafeye kadar yaklaşsa dahi tespit edilemeyen ultra sessiz bir mimari sunuyor.
