Uydu görüntüleri yakaladı! Çölün ortasında Trump'ı korkutan nükleer başlık tuzağı!
Çin Sincan bölgesindeki ücra çöllük alanlarda nükleer operasyonları için zırhlı sığınaklardan oluşan gizli bir askeri ekosistem inşa ettiğini ortaya çıktı.
Reuters'ın uydu görüntülerine göre Çin, Sincan bölgesinin ücra çöllük alanlarında kıtalararası balistik füzeleri için devasa bir fırlatma alanı, zırhlı sığınaklar ve Komuta-Kontrol-İletişim ağından oluşan kapsamlı bir askeri ekosistem inşa etti.
Carnegie Uluslararası Barış Vakfı Kıdemli Araştırmacısı Tong Zhao, çölün ortasındaki olağanüstü genişlemeye dikkat çekerek şu ifadeleri kullandı:
"Genel olarak bakıldığında, sekizgen yapılar ve garip kulelerin, Hami kıtalararası balistik füze silo sahasındaki Çin'in nükleer operasyonlarıyla ilgili bakım ve depolama faaliyetlerinin yanı sıra komuta, kontrol ve iletişim (C3) altyapısıyla bağlantılı olma ihtimali oldukça yüksek
Bu altyapının, silo alanlarının ötesindeki binlerce kilometrekarelik çölü kapsayan büyük bir ölçekte inşa edildiğini görebiliyoruz. Kesin yeteneklere bağlı olarak, Çin'in stratejik nükleer caydırıcılığında çok önemli bir gelişme ve çeşitlilikle karşı karşıya olduğumuzu söyleyebiliriz."
KATMANLI KORUMA MİMARİSİ
Reuters'ın incelediği ticari uydu görüntüleri, son altı yıl içinde Hami nükleer silolarının güneybatısında inşa edilen ve savunma mimarisinin merkezini oluşturan devasa sekizgen yapıları ilk kez tüm detaylarıyla ortaya çıkardı.
Görüntüler üzerinde yapılan askeri analizlere göre bu yapılar katmanlı bir mimariye sahip olup, merkezdeki ana kumanda binasını çevreleyen personel barınakları ve mobil füze fırlatıcıları ile büyük askeri araçların depolanması için tasarlanmış geniş hangarları barındırıyor. Sekizgen yapılar zırhlı sığınaklar, güçlendirilmiş mühimmat depoları, askeri havaalanları ve demiryolu terminalleriyle doğrudan nükleer silolara bağlanıyor.
Nisan ve Mayıs 2026 tarihli en son uydu fotoğrafları ise kuzey sekizgeninin çevresinde kamufle edilmiş askeri araç konvoylarının yoğunlaştığını ve çöle kazılmış, bir kısmı hava savunma füze bataryalarıyla donatılmış gizli fırlatma sahalarında sıcak tatbikatlar yapıldığını kaydetti.
Amerikan Bilim Adamları Federasyonu Nükleer Bilgi Projesi Direktörü Hans Kristensen, coğrafyanın zorluğuna ve inşaatın büyüklüğüne dikkat çekerek, savaş başlığı stokları Çin'i katbekat aşan ABD ve Rusya'nın bile nükleer korumada füze savunmasından ziyade siloların sağlamlığına ve coğrafi izolasyonuna güvendiğini hatırlattı. Çin'in kuzeybatı çölünde inşa ettiği yapının boyutunu şaşkınlıkla karşılayan Kristensen,"Böyle bir şeyi daha önce hiç görmedim. Bu olağanüstü bir çaba." dedi.
Öte yandan Lop Nur nükleer test sahasının güneyinde yer alan üçüncü sekizgen yapının ise diğerlerine göre daha az gelişmiş olduğu, kraterlerle dolu bu arazide hasarlı binalar ve Batılı jet savaş uçaklarının maketlerinin hedef olarak konuşlandırıldığı bir atış poligonu işlevi gördüğü tespit edildi.
PENTAGON’UN 2030 ÖNGÖRÜSÜ: 1.000 AKTİF NÜKLEER SAVAŞ BAŞLIĞI
Çin ordusu, "ilk nükleer saldırıyı gerçekleştirmeme" doktrinine sadık olduğunu beyan etse de Batılı diplomatlar, Pekin'in Tayvan'a yönelik muhtemel bir askeri harekatta dış müdahaleyi caydırmak için bu nükleer kapasiteleri bir baskı unsuru olarak kullanacağını öngörüyor. Nitekim Çin lideri Xi Jinping, bu ay ABD Başkanı Donald Trump’a yaptığı uyarıda Tayvan konusundaki anlaşmazlıkların yanlış yönetilmesinin iki devleti tehlikeli bir noktaya sürükleyebileceğini açıkça ifade etmişti. Pentagon’un son raporlarına göre, Çin nükleer cephaneliğini dünyadaki tüm ülkelerden daha hızlı genişletiyor ve Pekin'in 2030 yılına kadar 1.000 aktif nükleer savaş başlığına sahip olacağı tahmin ediliyor.
Ayrıca Çin'in, yörüngedeki uyduları vasıtasıyla düşman füze fırlatışını 90 saniye içinde tespit edebilen erken uyarı sistemini tamamladığı, bunun da kendi füzelerini saniyeler içinde ateşlemesine imkan tanıyarak çöl silolarını tamamen dokunulmaz hale getirdiği ileri sürüldü.
