Yunan hükümetinde Türkiye açılımı: Miçotakis'in uykularını kaçıran 2 senaryo var!
Yunan basınına göre Miçotakis yönetimi, Türkiye karşısında iki kritik senaryodan endişe ediyor. Yunanlı diplomatlar, "Hükümet, Türkiye’nin asimetrik hamlelerle sahada tam hakimiyet kurmasından ve Atina’yı diplomatik olarak manevrasız bırakmasından endişe ediyor" şeklinde itirafta bulundu.
- Atina, Türkiye'nin ikili ilişkileri zorlayacağı ve Kasos açıklarındaki tavizsiz duruşuyla oyun kurucu rolünden geri adım atmayacağını düşünüyor.
- Yunan makamları, Türkiye'nin göçmen akınlarını baskı aracı olarak kullanmasından ve sivil aktörlerin sahada Yunan donanmasını çaresiz bırakmasından korkuyor.
- 1996 Kardak krizi hatırlatılarak, Türkiye'nin balıkçılar gibi sivil aktörleri harekete geçirerek tam hakimiyet kurmasından endişe ediliyor.
- Atina yönetimi, ABD Başkanı Trump'ın Ankara ziyaretini, Türkiye'nin F-35 programına geri dönme ve CAATSA yaptırımlarından kurtulma çabası nedeniyle tedirginlikle takip ediyor.
- Kathimerini, Türkiye-Libya mutabakatından vazgeçmeyen tutumunun Batılı müttefikler tarafından bile durdurulamadığını ve Türkiye'nin uluslararası sularda projeleri engelleyebilecek stratejik güce ulaştığını belirtiyor.
Yunanistan’ın en köklü gazetelerinden Kathimerini, bugün yayımlanan analizinde Ankara’nın Doğu Akdeniz ve Ege’deki stratejik üstünlüğünü ve Atina yönetiminin içine düştüğü derin endişeyi sayfalarına taşıdı.
TÜRKİYE PANİĞİ: İKİLİ İLİŞKİLER ZORLANIYOR
Kathimerini yazarı Kostis P. Papadiochos, Atina hükümetinin Türkiye karşısında içine düştüğü durumu şöyle değerlendirdi:
Türkiye'nin önümüzdeki dönemde ikili ilişkileri oldukça büyük ölçüde 'zorlayacağı' ihtimaline dair endişeler Atina'da hakim. Çoban Adası olarak bilinen Kasos açıklarında Türkiye'nin kendi deyimiyle Türkiye'nin kendi hak ve menfaatlerini koruma noktasındaki tavizsiz duruşu, oyun kurucu rolünden geri adım atmayacağını açıkça gösteriyor."
YUNANİSTAN’IN KORKULU RÜYASI: İKİ SENARYO
Yunan hükümetinin Türkiye’nin önümüzdeki dönemde atacağı adımlardan duyduğu korkuyu iki ana senaryo üzerinden aktarıldı. Kathimerini’ye göre Atina şu ihtimallerden çekiniyor:
"Yunan makamları, Ankara’nın 2020 yılının başlarında olduğu gibi göçmen akınlarını yeniden bir baskı aracı olarak devreye almasından ve bölgedeki sivil aktörlerin, Türkiye’nin egemenlik tezleri doğrultusunda hareket ederek Yunan donanmasını sahada çaresiz bırakmasından büyük bir korku duyuyor."
Yunan yetkililer, 1996 yılında iki ülkeyi savaşın eşiğine getiren Kardak krizinin de benzer bir sivil inisiyatifle başladığını hatırlatarak Türkiye’nin bu tür asimetrik hamlelerle sahada tam hakimiyet kurmasından ve Atina’yı diplomatik olarak manevrasız bırakmasından endişe ediyor:
"Türkiye’nin balıkçılar gibi sivil aktörleri ve aktivistleri harekete geçirmesi, ikili ilişkilerde ciddi bir krize yol açabilir. Bu kişilerin Türkiye’nin hak iddia ettiği bölgelerde faaliyet göstermeyi seçmesi, Yunan sahil güvenliğini sahada tam bir çıkmaza sürükleyecektir."
TRUMP ZİRVESİ ÖNCESİ ANKARA’NIN DİPLOMATİK ZAFERİ
Kathimerini'ye konuşan diplomatik kaynaklara göre Atina yönetimi, ABD Başkanı Donald Trump’ın 7-8 Temmuz’daki Ankara ziyaretini de büyük bir tedirginlikle takip ediyor.
"Atina’da, Türklerin ABD Başkanı Donald Trump’ın Temmuz başındaki ziyaretine çok büyük yatırım yaptıkları düşünülüyor. Miçotakis yönetimi, Ankara'nın bu zirveyi F-35 programına geri dönmek ve CAATSA yaptırımlarından tamamen kurtulmak için bir avantaja çevirmesinden korkuyor." denildi.
"TÜRKİYE-LİBYA MUTABAKATI ATİNA’NIN PLANLARINI BOZDU"
Yunan basını, ayrıca Türkiye’nin özellikle Doğu Akdeniz’deki deniz yetki alanları konusundaki tutumunun Batılı müttefikler tarafından bile durdurulamadığını itiraf etti:
"Ankara, Yunanistan'ın Batılı müttefikleri nezdinde kazandığı 'puanlara' rağmen temel planından vazgeçmiyor. Bu planın merkezinde, Türkiye-Libya mutabakatından asla geri adım atmayacağı pozisyonu yer alıyor. Türkiye, uluslararası sularda kendi izni olmadan yürütülen her türlü projeyi engelleyebilecek stratejik bir güce ulaştı."
