Yunanistan baklava ve yoğurttan sonra kelle paça çorbasını sahiplendi! "UNESCO'ya başvurduk"
Yunanistan, kelle paça çorbasını UNESCO Ulusal Somut Olmayan Kültürel Miras listesine dahil ettirmek için yeni rapor hazırladı.
- "Geçmişte yaşanan baklava ve yoğurt savaşlarını bir yenisi daha ekleniyor diyen Ta Nea gazetesi, geleneksel Yunan mutfağının hak ettiği yeri almasını istiyoruz. Eskiler hatırlasın, gençler öğrensin" yorumunu paylaştı.
- Çeşitli kaynaklarca ülkemiz mutfağına Rumeli ve balkan bölgelerinden Marmara bölgesi üzerinden yayıldığı söylentileri ile Evliya Çelebi, Seyahatname adlı eserinde 17. yüzyılda İstanbul’da toplam 300 işkembeci dükkanı olduğunu söylemişti.
Baklava, sarma, dolma kebap ve cacık gibi Türk lezzetlerini sahiplenmeye çalışan Yunanistan, bu sefer de kelle paça çorbasının kendilerine ait olduğunu iddia etti.
Atina yönetimi, kelle paça çorbasının UNESCO Ulusal Somut Olmayan Kültürel Miras öğesi olarak resmen tanınması için girişim başlattı.
Yunanistan’da “patsas” adıyla bilinen çorbanın Yunan mutfağına ait olduğu ileri sürüldü. Başvurunun kabul edilmesi halinde Atina yönetimi dosyayı UNESCO’ya taşıyacak. Çorbanın “Somut Olmayan Kültürel Miras” olarak kayda geçirilmesi istenecek.
Selanik’in en eski kelle paça restoranlarından birinin sahibi Dimitris Tsarouchas, Kültür Bakanlığı’na on sayfalık bir dosya sunulduğunu doğruladı.
Yazar Lena Ofliadis ile hazırlanan dosyada, kullanılan hammaddelerin kaynağı ve çorbanın özelliklerine ilişkin ayrıntılara yer verildi. Tsarouchas, “Bu, %33,4 oranında yenilebilir kolajen içeren tek besindir” dedi. Paçanın özellikle gece tüketildiğini ve “mide ilacı” olarak görüldüğünü söyledi.
Doğal antibiyotik ve kolajen deposu olarak bilinen, zengin içeriği sayesinde en zorlu kış dönemlerini bile kolaylıkla atlatmanıza yardımcı olan kelle paça Türk mutfağının en sevilen çorbaları arasında yer alıyor.
Yunanistan merkezli Ta Nea da "Kelle paça ve işkembe çorbası Osmanlı mutfağının köklü lezzetlerinden biri olarak kabul ediliyor." dedi.
Çeşitli kaynaklarca ülkemiz mutfağına Rumeli ve balkan bölgelerinden Marmara bölgesi üzerinden yayıldığı söylentileri ile Evliya Çelebi, Seyahatname adlı eserinde 17. yüzyılda İstanbul’da toplam 300 işkembeci dükkanı olduğunu söylemişti.
"BAKLAVA VE YOĞURT SAVAŞLARI GİBİ "
"Geçmişte yaşanan baklava ve yoğurt savaşlarını bir yenisi daha ekleniyor diyen Ta Nea gazetesi, geleneksel Yunan mutfağının hak ettiği yeri almasını istiyoruz. Eskiler hatırlasın, gençler öğrensin" yorumunu paylaştı.
DAHA ÖNCE DE ÇALDILAR
Yunanistan daha önce de defalarca Türk mutfağının lezzetlerini sahiplenmek için girişimlerde bulundu. Son olarak Yunan basınında yer alan bir yemek listesinde lahana dolması “lahanos dolmades” adıyla Yunan yemeği olarak tanıtılmıştı. Daha önce baklava, yoğurt ve etli ekmeğin de kendilerine özgü olduğu yönünde iddialar gündeme getirilmişti.
