Gençler algoritmik tahakküm altında: Oyun kiminse çocuk onundur
Cumhurbaşkanlığı Sosyal ve Gençlik Politikaları Kurulu üyesi İpek Coşkun Armağan, okullarda yaşanan son olaylara ilişkin yaptığı değerlendirmede gençlerin giderek daha kırılgan hale geldiğini söyledi. Aileden bağımsız olarak dijital dünyanın etkisine dikkat çeken Armağan, “Oyun kiminse, çocuk onundur” sözleriyle sosyal medya ve oyun algoritmalarının risklerine vurgu yaptı.
- Yeni nesiller önceki kuşaklara kıyasla sosyal ve duygusal açıdan daha kırılgan, aidiyet kurmakta ve yalnızlıkla baş etmekte zorlanıyor.
- Sorun, ailelerin ilgisizliğinden çok, bireysel gelişimde erken dönemde yeterli sınır ve geri bildirimin verilmemesinden kaynaklanıyor.
- Erken yaşta arzuları yönetilmeyen ve sınırsız büyüyen çocuklar, ergenlikte hem aileden gelen uyarıları reddediyor hem de okul gibi paylaşım alanlarında uyum sorunları yaşıyor.
- Dijital alan, ailelerin tek başına denetleyebileceği bir alan olmaktan çıkmış durumda.
- Türkiye'nin internet alanını “millî” reflekslerle düzenlemesi ve dijital oyunların denetimi ve derecelendirmesi için bir sistemin hızla hayata geçirilmesi çağrısı yapılıyor.
MAHMUT ÖZAY- Cumhurbaşkanlığı Sosyal ve Gençlik Politikaları Kurulu üyesi İpek Coşkun Armağan, okullarda yaşanan son iki olayda sosyoekonomik ve kültürel arka planları farklı iki erkek çocuğun büyük yıkımlara yol açtığını belirtti. Türkiye tarihinde benzeri olmayan bu olayların, hızlı ve sağlıklı analiz yapılmasını da zorlaştırdığını vurguladı.
Kahramanmaraş saldırganı İsa Aras Mersinli’nin annesi Pınar Peyman Mersinli tutuklandı
Armağan’a göre yeni nesiller, önceki kuşaklara kıyasla sosyal ve duygusal açıdan daha kırılgan; aidiyet kurmakta ve yalnızlıkla baş etmekte zorlanıyor.
Bu durum ailelerin ilgisizliğinden kaynaklanmıyor; hatta kimi zaman aşırı ilgi de sorunu derinleştirebiliyor. Asıl problem, bireysel gelişimde erken dönemde yeterli sınır ve geri bildirimin verilmemesi.
Okul saldırıları sonrası yakın takip! Dijital mecralarda siber devriye ile tek tek tespit edildiler
Erken yaşta arzuları yönetilmeyen ve sınırsız büyüyen çocuklar, ergenlikte hem aileden gelen uyarıları reddediyor hem de okul gibi paylaşım alanlarında ciddi uyum sorunları yaşıyor. Sınırsızlık, çocukta öz güven değil öz yıkım oluşturuyor.
TEK BAŞINA DENETİM OLMAZ
Öte yandan dijital alanın, ailelerin tek başına denetleyebileceği bir alan olmaktan çıktığını belirten Armağan, sosyal medyanın ve oyunların arka planındaki algoritmik tahakküme dikkat çekti.
Tam da bu noktada, dijital dünyanın acı gerçeği bir kez daha yüzümüze çarpıyor: Oyun kiminse, çocuk onundur...
Bu siber kuşatma altında kişisel iradeyle mücadelenin mümkün olmadığını belirten Armağan, sürecin çocuğun inisiyatifine bırakılmasının büyük bir hata olduğunu belirtti.
Armağan, Türkiye’nin internet alanını “millî” reflekslerle düzenlemesi gerektiğini vurgulayarak; bir “millî internet seferberliği” ile dijital oyunların denetimi ve derecelendirmesi için bir sistemin hızla hayata geçirilmesi çağrısında bulundu.
