O gazetecileri unutturmadılar! Marmara Üniversitesi’nde dikkat çeken Gazze sergisi
Marmara Üniversitesi Teknoloji Fakültesi T2 Konferans Salonu’nda gerçekleştirilen "İnsanlığın Reçetesi: Gazze Dayanışması" programı, akademisyenler ve öğrencilerin yoğun katılımıyla gerçekleşti.
Program sadece konuşmalarla sınırlı kalmadı; fuaye alanında kurulan sergiler katılımcılara duygusal anlar yaşattı. Press For Palestine (Filistin İçin Gazeteci Platformu) tarafından hazırlanan "İşgalin Tanıkları" fotoğraf sergisi, bölgedeki yıkımı ve direnişi gözler önüne serdi.
Ayrıca ünlü karikatürist Muammer Erkul’un Filistin temalı eserleri de etkinlik kapsamında sanatseverlerle buluştu.
Programın ruhunu yansıtan en özel detaylardan biri de katılımcılara sunulan hediyeler oldu.
Etkinlik anısına tüm katılımcılara, Filistin direnişinin ve kimliğinin sembolü olan kefiyeli fularlar hediye edilerek dayanışma mesajı somutlaştırıldı.
Programın açılış konuşmasını yapan Rektör Prof. Dr. Mehmet Emin Okur, Gazze’de yaşananları tarihi ve vicdani bir süzgeçten geçirerek dinleyicilere aktardı.
"MEDENİYET ARTIK PİPETLE ÇOCUK KANI İÇİYOR"
Gazze’de yaşanan açlık ve ölümlere dikkat çeken Rektör Okur, Batı’nın "medeniyet" anlayışına yönelik şu çarpıcı eleştirilerde bulundu:
"Geçen sene açlıktan ölüm haberlerini izledik. Komşusu açken tok yatan bizden değildir anlayışıyla, bu cenazeyi kaldırmak hepimizin sorumluluğudur. Mehmet Akif’in 'tek dişi kalmış canavar' dediği o medeniyetin artık o son dişi de düştü. Şimdi pipetle besleniyorlar ve o gıdaları da ne yazık ki masum çocukların kanıdır."
Haksızlık karşısında "el, dil ve kalp" ile müdahale etme sorumluluğunu hatırlatan Okur, Türkiye’nin bağımsızlık mücadelesini Menderes döneminden günümüze bağladı.
Marshall yardımları ve sanayileşme engellerine değinen Okur, "Menderes idam edildiğinde tepkimiz kalpten dile geçti, ancak 15 Temmuz’da bu irade artık 'el' ile vücut buldu. Bugün de haksızlık karşısında tarafımız nettir" dedi.
"GAZZE 5. SEVİYE KITLIKLA KARŞI KARŞIYA"
Programın devamında söz alan Yeryüzü Doktorları (YYD) Temsilci Prof. Dr. Ömer Faruk Çalım, derneğin 2000 yılından bu yana gönüllü bir ordu gibi çalıştığını belirterek, Gazze’deki güncel insani tabloyu rakamlarla paylaştı.
Prof. Dr. Çalım, Yeryüzü Doktorları’nın sadece anlık yardım yapmadığını, aynı zamanda kalıcı çözümler ürettiğini vurguladı:
"Gazze’de ihtiyacın fizik tedavi ve beslenme üzerine yoğunlaştığını gördük. Bu noktada yerel sağlık çalışanlarını eğiterek hizmeti sürdürülebilir kılıyoruz. 13 farklı ülkede açtığımız su kuyularının yanı sıra, Gazze’de temiz suya erişim, göz sağlığı ve psikolojik destek projelerimizi kararlılıkla sürdürüyoruz."
KITLIK VE SAĞLIK SİSTEMİNİN ÇÖKÜŞÜ
Bölgedeki açlık krizinin Birleşmiş Milletler standartlarına göre en üst sınırda olduğunu ifade eden Çalım, durumun vahametini şu sözlerle aktardı:
5. Seviye Kıtlık: "Nüfusun yüzde 30'unun yemeğe erişememesi nedeniyle bölge 5. seviye kıtlık kategorisine yükseldi. Her 5 bebekten biri prematüre veya aşırı zayıf doğuyor."
Salgın Tehdidi: "Sağlık sisteminin çökmesiyle birlikte AIDS ve benzeri bulaşıcı hastalıkların artış gösterdiğini gözlemliyoruz."
Tarım ve Barınma: "Tarım alanlarının %68'i kullanılamaz halde. Çadır kentler yoğun yağış altında; ısınma ve yakıt yoksunluğu hayatta kalmayı zorlaştırıyor."
GÜNLÜK 3 BİN KİŞİYE SICAK YEMEK
Yeryüzü Doktorları'nın UNICEF ile iş birliği içinde mobil aşı desteği sağladığını kaydeden Çalım, yapılan yardımların kapsamını şöyle özetledi:
"Bebek bezi, beslenme desteği ve maaş desteğinin yanı sıra ambulans yardımlarımızı ulaştırdık. Ürdün üzerinden konserve şeklinde 66 binden fazla kurban eti paketini ihtiyaç sahiplerine dağıttık."
Yeryüzü Doktorları’nın bölgedeki operasyonel gücüne değinen Prof. Dr. Çalım, yardımların kesintisiz sürdüğünü vurguladı:
"Sadece sağlık değil, yaşam desteği de sağlıyoruz. Gazze’de günlük 3 bin kişiye sıcak gıda ve iftar veriyoruz. Bugüne kadar Ürdün üzerinden 66 binden fazla konserve kurban eti ulaştırdık. UNICEF ile birlikte mobil aşı desteği, bebek bezi ve temel beslenme yardımlarımızı sürdürüyoruz."
"DÜNYA BEŞTEN BÜYÜKTÜR"
Programda söz alan Büyükelçi Dr. Mehmet Güllüoğlu, Gazze’deki yıkımın boyutlarını çarpıcı bir şekilde özetledi. Binaların %80’inin yok olduğunu belirten Güllüoğlu, meselenin sadece son iki yılla sınırlı olmadığını, 80-100 yıllık bir geçmişe dayandığını vurguladı:
"Yüz yıl önce uygulanan taktikler bugün hâlâ çalışıyor. ABD medyası üzerinden yapılan temellendirmelerle bir algı yönetiliyor. Kendi gündemimizi kendimiz belirlemeliyiz. Cumhurbaşkanımız Sayın Erdoğan’ın dediği gibi 'Dünya beşten büyüktür'. BM Güvenlik Konseyi’ndeki bu yapı bize güç kaybettiriyor, birlik olmamız şart."
EĞİTİMDE "KARAKTER" VE MÜFREDAT SAVAŞI
Güllüoğlu, İsrail’in Filistin’deki eğitim müfredatına yönelik baskılarına da dikkat çekti:
"İki yıldır okula gidemeyen çocuklar var. Eğitim sadece bilgi değil, karakter yetiştirir. İsrail müfredatın değişmesini istiyor çünkü oradaki eğitimin 'terörist yetiştirdiği' iddiasını ortaya atıyorlar. Oysa asıl mesele, Filistin halkının kimliğini yok etmek." Güllüoğlu ayrıca dinleyicilere bölgedeki oyunları anlamak adına "Çölün Kraliçesi" filmini izlemelerini tavsiye etti.
