51 yıllık koleksiyon! Bisküvi kutusuyla başladı! Bugün sayısı 15 bine ulaştı
Antalya’da Salih Yön’ün bir bisküvi kutusuyla başlayan koleksiyonu, 51 yılda 15 bin parçalık, etnografya koleksiyonuna dönüştü. 400 yıllık çok sayıda eserin yer aldığı koleksiyonda taş el değirmeni, kömürlü ütü, gaz lambası, su küpleri, çanak-çömlek, beşik, elek, tırmık gibi çok sayıda eşya var.
BİSKÜVİ KUTUSUNDA BAŞLADI
Antalya'da ressamlık yaparken bir yandan da antika eşya toplamaya başlayan Salih Yön'ün bir bisküvi kutusuyla başlayan merakı, zamanla büyüdü.
Yön’ün yaptığı koleksiyon 51 yılda 15 bin parçaya ulaştı. Antalya il merkezi başta olmak üzere Döşemealtı, Çeltikçi, Burdur, Bucak, Ağlasun, Isparta, Akseki ve İbradı yörelerinde 100 ila 400 yıl önce kullanılmış çok sayıda etnografik eser koleksiyonda yer alıyor.
“NE VARSA O KUTUNUN İÇİNDEYDİ"
Yön, "10 yaşıma kadar kullandığım tüm eşyalarımı bir bisküvi kutusunda saklayarak başladım. Mantar tabancam, sapanım, misketlerim, terliğim, boya kalemlerim, kumbaram O yıllara ait ne varsa o kutunun içindeydi" dedi.
2 BİNDEN FAZLA ÇEŞİT EŞYA
Yön’ün sanat atölyesinin zemin katında oluşturulan mini etnografya müzesinde taş el değirmeni, kömürlü ütü, gaz lambası, gaz ocağı, gece feneri, bakır kazan, tencere, tas, tava, ibrik, su küpleri, çanak-çömlek, beşik, elek, tırmık, kara saban, yayık, at ve eşek semeri, taş plak, gramofon, tüfek ve kılıç gibi 2 binden fazla çeşit eşya, sergileniyor.
GÖREVİNDEN İSTİFA ETTİ
Hava Kuvvetleri'ndeki resim öğretmenliği görevinden istifa ederek kente yerleştiğini söyleyen Yön, 2 katlı kendisine ait mekânın üst katında resim çalışmalarını sürdürürken, alt katta etnografya müzesi kurma hayalini gerçekleştirmek için mücadele verdiğini anlattı.
39 SERGİ AÇTI
Bugüne kadar 39 kişisel sergi açan Yön, 40. kişisel sergisi için çalışmalarını tamamladığını ve önümüzdeki aylarda sanatseverlerle buluşacağını söyledi.
Yön, eserlerinde sıkça sorulan "Neden sarı?" sorusuna ise şu sözlerle cevap verdi:
"Benim resimlerimdeki hakikat sizin gözünüzle gördüklerinizde değil, göremediklerinizde saklıdır. Bunun en büyük şahidi insanın kendi yüreğidir.
