Candır: Seçim sonrası Türkiye'nin görünümü iyileşebilir
İntegral Menkul Değerler Araştırma Müdürü Egemen Candır, 30 Mart'taki yerel seçimlerinden sonra piyasalarda suların durulabileceğini belirtti.
- İntegral Menkul Değerler Araştırma Müdürü Candır: "30 Mart seçimlerinden sonra politik ortamın netleşmesi, Türkiye'ye bakış açısının değişebileceğine işaret edebilir"- "30 Mart sonrası gelişen piyasalarla dalgalanma ihtimalimiz artıyor"
- "Küresel likiditenin azalma ihtimali IMF'yi endişelendirmekte..."
- "Seçim sonrasına kadar TCMB'den ek bir faiz artırımı beklememek mantıklı olacaktır"
İntegral Menkul Değerler Araştırma Müdürü Egemen Candır, 30 Mart'taki yerel seçimlerinden sonra piyasalarda suların durulabileceğini belirterek, "30 Mart seçimlerinden sonra politik ortamın netleşmesi, Türkiye'ye bakış açısının değişebileceğine işaret edebilir" dedi.
AA muhabirinin piyasalara ilişkin sorularını yanıtlayan Candır, kurdaki artış, Türkiye ekonomisi ve altın fiyatlarına ilişkin görüşlerini paylaştı.
Türkiye piyasalarının mayıs ayında ABD Merkez Bankası'nın (Fed) parasal genişlemede (QE) azaltım haberlerinin ortaya çıkmasından bu yana çalkantılı seyrettiğini belirten Candır, siyasi polemiklerin de ortaya çıkmasıyla piyasalarda gergin bir sürecin yaşandığını dile getirdi.
Candır, şöyle konuştu:
"Fed haberleri üzerine Haziran ayındaki Gezi Parkı eylemleri ve ardından 17 Aralık operasyonlarının gelmesi, var olan sıcak para riskine bir de siyasi risk eklenmesine neden oldu. Mevcut durumda, TCMB'nin PPK'da faizleri artırması sonrası piyasalarda gergin bir sakinlik var. Gelişen piyasalara bakılırsa, ABD tarafında en son gelen imalat PMI verilerinin zayıflığı, ABD hisse piyasalarında bir düzeltmeye neden olurken, Çin tarafındaki PMI verilerinin zayıflığı, gelişen piyasalardaki sıcak para daralması ve gelişen piyasa kırılganlığının küresel kırılganlığa neden olabileceği endişesi piyasadaki paranın ABD hazine tahvillerine akmasına neden oluyor."
Türkiye'nin, bu makro-ekonomik ortamda kırılganlığı bir süre daha devam edebilecek ülkeler arasında gösterilmesine karşın yerel seçimlerin büyük önem taşıdığını anlatan Candır, seçimlerden sonra politik ortamın netleşmesinin, Türkiye'ye bakış açısının değişebileceğine işaret edebileceğini, seçim sonrası Türkiye'nin görünümünün iyileşebileceğini belirtti. Türk ekonomisinin mevcut durumuna bakıldığında, 2012 yılındaki 24,5 milyar dolarlık yabancı portföy girişinin, 2013 yılında 8,2 milyar dolara gerilemesi ve Kasım 2013'teki 153 milyon dolar, Aralık ayındaki 1,7 milyar dolarlık çıkışın dikkat çektiğini aktaran Candır, "Diğer bir bakış açısından bakıldığında, yabancı çıkışı için ek politik bir sıkıntı gerçekleşmediği sürece, ekonomik anlamda yeni bir büyük çıkış için yeterli iç mazeret bulunmuyor" dedi.
- "Küresel likiditenin azalma ihtimali IMF'yi endişelendirmekte..."
Küresel piyasalarda ve özellikle gelişmekte olan ekonomilerde yaşanan durağanlığın Türkiye'ye yabancı sermaye girişine sekte vurabileceğini savunan Candır, şöyle devam etti:
"Dış mazeretler Türkiye'nin önümüzdeki dönemde büyümesinin ve yatırım çekmesinin önünü kesmekte... Basitçe, gelişen piyasaların 2008'den bu yana en kötü yıl başlangıcını yapması ve IMF'nin 'Küresel ekonomideki zorluklar, yavaşlayan büyümeler ve emtia fiyatları bazı ülkelerin ne kadar zor durumlara düştüğünü gösteriyor' söylemiyle özetlenebilecek küresel ekonomik yavaşlama endişesi önümüzdeki aylarda ön planda olacak. Özellikle küresel likiditenin azalma ihtimali ve piyasaların güvenli limanlara akma ihtimali IMF'yi endişelendirmekte. Yerel seçim öncesinde Türkiye'de politik ortam ve TL volatilitesi ön plana çıkacak. 30 Mart sonrası gelişen piyasalarla dalgalanma ihtimalimiz artıyor."
- Emtia fiyatları
Çin önderliğindeki küresel daralma endişeleri karşısında petrol ve bakır gibi endüstriyel metal fiyatlarının baskı altına girdiğini belirten Candır, altın fiyatlarına ilişkin olarak, güvenli liman talebi tekrar artsa da ABD tarafındaki düzeltme sonrası hisse piyasalarının tekrar toparlanmaya başlaması ve ABD ekonomisinin büyümeye devam etme ihtimalinin altının orta-uzun vade yükselişinin önünü kesebileceğini vurguladı. Egemen Candır, "Bu bağlamda, geçtiğimiz seneler içindeki rekor yükselişlerin altında bu yıl görülme olasılığı düşük görünüyor. Gelişen piyasalardaki kırılganlığın artması durumunda güvenli liman talebiyle altının 1,300 dolar bölgesine girme ihtimali bulunsa da 1,320-1,365 dolar bölgesi altında zorlanmaların görülebileceği yerler olarak dikkati çekiyor" diye konuştu.
İç piyasalarda, Dolar/TL'deki volatilitenin TCMB faiz kararı sonrası düşüş etkisi gösterdiğini, mevcut ortamda da bu hareketin devam ettiğini belirten Candır, "28 Ocak'taki gece yarısı Para Politikası kurulu (PPK) toplantısı sonrası Dolar/TL'nin haftalık opsiyon volatilitesi yüzde 42, aylık volatilitesi yüzde 21 düşmüş durumda. Bu da TL'nin dolar karşısında bir süre daha düzeltme görebileceğini ve kur tarafında ortamın sakinleşmeye devam edebileceğini gösteriyor" dedi. Merkez Bankası'nın seçimlere kadar ek bir faiz artırımı yapmayacağını, sert artırımdan sonra bir süre beklemeye ve mevcut TL sıkılaştırmasına sözle devam edebileceğini dile getiren Candır, "Yüzde 4,5'tan yüzde 10'a çıkarılmış bir durumda, Türkiye 'kırılgan beşli'deki Brezilya ile denk duruma geliyor. Bu artırımın öncelikle etkilerinin beklenmesi gerektiğinden seçim sonrasına kadar TCMB'den ek bir faiz artırımı beklememek mantıklı olacaktır" diye konuştu.
Bizi Takip Edin
YORUMLAR
