Ekonomide 2026 için güven artıyor: Not artışı beklentisi güçlendi
Türkiye ekonomisi, 2026’ya güçlü makroekonomik göstergelerle girerken, rezervlerdeki rekor artış ve ülke risk primindeki gerileme uluslararası güveni destekliyor. Kredi derecelendirme kuruluşlarının açıkladığı 2026 takvimi (23 Ocak) öncesinde, dezenflasyon sürecinde kaydedilen ilerleme ve makro-dengelerdeki iyileşme dikkat çekiyor. Uzmanlara göre mevcut tablo, kredi notu görünümünde iyileşme ve muhtemel bir not artışı için uygun zemin oluşturuyor.
- Türkiye, 2026 yılına güçlü makroekonomik göstergeler ve uluslararası güvenle, kredi notu artışı beklentileriyle başlıyor.
- Merkez Bankası rezervleri 196,1 milyar dolar ile rekor seviyelere ulaşırken, 5 yıllık CDS primi 217-218 baz puana gerileyerek risk algısını azalttı.
- Dezenflasyon sürecinde önemli ilerleme kaydedildi; yıllık TÜFE Aralık 2025 itibarıyla %30,89 ile son 49 ayın en düşük seviyesine indi.
- Fitch, Moody's ve S&P gibi uluslararası kredi derecelendirme kuruluşları, 2026 yılı için Türkiye'ye ilişkin not değerlendirme takvimlerini açıkladı.
- 2025 yılında ihracat rekor kırarak 273,4 milyar dolara ulaştı; sanayi üretimi ve GSYH büyümesi de olumlu seyretti.
- Uluslararası Para Fonu (IMF), Türkiye ekonomisinin büyüme tahminlerini 2026 için %4,1'e yükseltti.
KAAN ZENGİNLİ - Türkiye ekonomisi, 2026 yılına güçlü makroekonomik göstergeler ve artan uluslararası güvenle giriyor. Uygulanan sıkı para politikasının etkisiyle dezenflasyon sürecinde önemli mesafe katedilirken, Merkez Bankası rezervlerinde ulaşılan rekor seviyeler ve ülke risk primindeki belirgin düşüş, yeni yıl için olumlu bir tablo ortaya koyuyor.
Cevdet Yılmaz ekonomide 2026 ajandasını açıkladı
Uzmanlar, bu görünümün kredi notu artışı beklentilerini güçlendirdiğine dikkat çekiyor. Uluslararası kredi derecelendirme kuruluşları, Türkiye için 2026’ya ilişkin değerlendirme takvimlerini açıklamış durumda. Fitch Ratings ve Moody’s, ilk kredi notu değerlendirmelerini 23 Ocak’ta yapacak. Fitch ikinci değerlendirmesini 17 Temmuz’da, Moody’s ise 24 Temmuz’da açıklayacak. S&P ise Türkiye’ye ilişkin raporlarını 17 Nisan ve 16 Ekim’de yayımlamayı planlıyor. Küresel yatırımcıların yakından takip ettiği bu takvim, Türkiye ekonomisi açısından kritik bir eşik olarak görülüyor. Uzmanlar, not artışının CDS primlerini daha da aşağı çekebileceğini, TL varlıklara talebi artırabileceğini ve Borsa İstanbul’un benzer piyasalara kıyasla iskontolu görünümünün yabancı yatırımcılar için önemli bir fırsat sunduğunu vurguluyor. Artan küresel fon akımlarıyla birlikte 2026’da Türkiye ekonomisinin uluslararası yatırımcı nezdinde daha güçlü bir konuma ulaşması bekleniyor.
REZERVLER GÜÇLENİYOR
Kredi derecelendirme kuruluşlarının kararları öncesinde en dikkat çekici başlıklardan biri ‘güçlü rezervler’ oldu. Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankasının (TCMB) toplam rezervleri 2026 yılı başı itibarıyla tarihî seviyelere ulaştı. 26 Aralık 2025 haftasında 193,9 milyar dolar olan rezervler, 9 Ocak 2026 haftasında yaklaşık 196,1 milyar dolara yükseldi. Döviz ve altın rezervlerindeki bu artış, Türkiye’nin dış şoklara karşı dayanıklılığını güçlendirirken, kredi notu değerlendirmelerinde önemli bir güven unsuru olarak öne çıkıyor.
RİSK PRİMİ DÜŞÜYOR
Ülke risk primini yansıtan CDS göstergelerinde de belirgin bir iyileşme yaşanıyor. Türkiye’nin 5 yıl vadeli CDS primi, Ocak 2026 itibarıyla 217–218 baz puan seviyelerine kadar geriledi. Son aylarda 250–260 baz puanın altına inen CDS’ler, yatırımcı algısının daha olumlu bir zemine oturduğunu ve risk algısının önemli ölçüde azaldığını gösteriyor. Bu durum hem kamu hem de özel sektörün daha uygun maliyetlerle borçlanmasının önünü açıyor. Reel ekonomi tarafında da toparlanma sinyalleri dikkat çekiyor. Sanayi üretimi 2025’in son ayında yıllık bazda yüzde 2,4 artış gösterirken, kapasite kullanım oranı yüzde 74,4 seviyesinde gerçekleşti. Bu veriler, imalat sanayinde kademeli bir canlanmaya işaret ediyor. Ekonomi, 2025’in üçüncü çeyreğinde yüzde 3,7 oranında büyüyerek istikrarlı büyüme patikasını korudu.
ENFLASYON İYİLEŞİYOR
Dış ticaretteki güçlü performans da olumlu tabloyu destekliyor. 2025 yılı toplamında ihracat yüzde 12,8 artışla yaklaşık 273,4 milyar dolara ulaşarak rekor kırdı. İhracattaki bu artış, cari dengenin daha sürdürülebilir bir yapıya kavuşmasına katkı sağlarken, Türkiye’nin küresel ticaretteki konumunu da güçlendirdi. Enflasyon cephesinde ise düşüş eğilimi belirginleşti. TÜİK verilerine göre Aralık 2025 itibarıyla yıllık TÜFE yüzde 30,89, Yİ-ÜFE yüzde 27,67 olarak gerçekleşti. TÜFE, yıllık bazda son 49 ayın en düşük seviyesine gerileyerek dezenflasyon sürecinde önemli bir eşiğin aşıldığını gösterdi. Aylık enflasyon artışlarının sınırlı kalması, fiyat istikrarı hedefi açısından olumlu bir sinyal olarak değerlendiriliyor.
MAKRO GÖSTERGELER OLUMLU
İstanbul Bilgi Üniversitesi Ekonomi Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Erhan Aslanoğlu, mevcut makroekonomik tabloyu değerlendirdiği açıklamasında, Türkiye için gelecek yıl kredi notu artışı ihtimalinin güçlendiğine dikkat çekti. Kredi derecelendirme kuruluşlarının karar süreçlerinde para politikasının yönü, döviz rezervlerindeki seyir ve cari işlemler dengesinin belirleyici unsurlar arasında yer aldığını vurgulayan Aslanoğlu, bu başlıklarda Türkiye lehine bir görünüm oluştuğunu ifade etti. Cari açığın kontrol altında tutulduğunu belirten Aslanoğlu, Merkez Bankası rezervlerinde devam eden artışın ve bütçe dengelerinde bozulma yerine sınırlı da olsa iyileşme sinyallerinin dikkat çekici olduğunu söyledi. Makro-göstergelerin genel seyrine bakıldığında, kredi notu açısından daha elverişli bir zemine girildiğini dile getiren Aslanoğlu, uluslararası kuruluşların yalnızca ekonomik verileri değil, aynı zamanda jeopolitik ve siyasi gelişmeleri de yakından izlediğini hatırlattı. Türkiye’nin 5 yıllık CDS primlerinde yaşanan gerilemenin de risk algısındaki düşüşe işaret ettiğini belirten Aslanoğlu, bu göstergenin kredi derecelendirme kuruluşlarının yakından takip ettiği somut veriler arasında yer aldığını kaydetti. Mevcut tabloyu değerlendiren Aslanoğlu, kredi notu görünümünde iyileşme ihtimalinin yüksek olduğunu, bu sürecin uygun şartların devam etmesi hâlinde doğrudan bir not artışına da dönüşebileceğini söyledi.
IMF, TÜRKİYE’YE İLİŞKİN BÜYÜME TAHMİNİNİ YÜKSELTTİ
Uluslararası Para Fonu (IMF), küresel ekonomik büyüme tahminini bu yıl için yüzde 3,1’den yüzde 3,3’e çıkardı. Raporda, Türkiye ekonomisinin bu yıl yüzde 4,2 ve gelecek yıl 4,1 büyümesinin beklendiği bildirildi. IMF, geçen yıl ekim ayındaki tahminlerinde, Türkiye ekonomisinin bu yıl ve gelecek yıl yüzde 3,7 büyümesini öngörmüştü.
