Enerjide yerli kaynaklar dış etkiyi azaltıyor
Küresel enerji denkleminde söz sahibi olmanın yolunun yerli kaynakları etkin kullanarak dışa bağımlılığı azaltmaktan geçtiğini belirten Bakan Bayraktar “Yurt içi ve yurt dışında günlük petrol üretimimiz yaklaşık 180 bin varile, günlük doğalgaz üretimimiz ise 22,5 milyon metreküpe ulaştı. Bu üretim seviyeleriyle, 7 milyon aracın akaryakıt ihtiyacının yanı sıra, konutların doğalgaz ihtiyacının yaklaşık yarısı karşılanabiliyor” dedi.
CEMAL EMRE KURT - Orta Doğu’da yaşanan savaş, ülkelerin yerli kaynak kullanımının önemini bir kez daha ortaya koyarken Türkiye enerji üretiminde yerli kaynaklara dayalı büyümeyi hızlandırdı.
Hürmüz Boğazı’na alternatif aranıyor
Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, küresel enerji denkleminde söz sahibi olmanın yolunun yerli kaynakları etkin kullanarak dışa bağımlılığı azaltmaktan ve güçlü bir enerji altyapısı inşa etmekten geçtiğini belirtti.
Bakanlığın 2025 yılı faaliyetlerini değerlendiren Bayraktar “Son yıllarda yurt içinde ve yurt dışında ivme kazanan arama ve üretim faaliyetleri çerçevesinde günlük petrol üretimimiz yaklaşık 180 bin varile, günlük doğalgaz üretimimiz ise 22,5 milyon metreküpe ulaştı. Bu üretim seviyeleriyle, 7 milyon aracın akaryakıt ihtiyacının yanı sıra, konutların doğalgaz ihtiyacının yaklaşık yarısı karşılanabiliyor. Türkiye’nin elektrik arz güvenliğini sağlamak hedefi doğrultusunda elektrik kurulu gücünde büyük bir ivme yakalanarak 122 bin megavatın üzerine çıkarıldı. 2025 yılında yaklaşık 6 bin megavat güneş enerjisi santrali ve 2 bin megavat rüzgâr enerjisi santrali kurulu gücü devreye alındı. 2025’te devreye alınan ve tamamına yakını yenilenebilir enerji yatırımı olan kurulu güç bir önceki yıla göre yüzde 20 artış gösterdi. Yenilenebilir enerjinin toplam kurulu güç içindeki payı yüzde 62’ye, yerli kaynakların oranı ise yüzde 72’ye yükseldi” dedi.
Türkiye’nin zengin yer altı kaynaklarının sürdürülebilir kalkınma açısından önemli bir imkân sunduğuna işaret eden Bayraktar, şunları söyledi: 2025’te madencilik ihracatımız 6,2 milyar dolar seviyesine ulaştı. Jeopolitik dengelerin çok hızlı değiştiği, uluslararası ilişkilerin enerji güvenliği üzerinden yeniden tanımlandığı, küresel ve bölgesel gerilimlerin yaşandığı bir dönemde, enerji politikaları, ülkelerin temel stratejik ve diplomatik yaklaşımlarını da belirleyen bir enstrüman hâline geldi. Bu konjonktürde, enerji diplomasisinde son dönemde kaydettiğimiz ilerlemeler, ulusal çıkarlarımızı güvence altına almanın yanı sıra, bölgesel istikrarın anahtarı ve küresel bir aktör olarak öne çıkmamıza katkı sağlıyor. Türkiye, 2025’te yürüttüğü enerji diplomasisi faaliyetleri kapsamında, 15 ülke ile enerji ve madencilik alanlarında 19 iş birliği anlaşması imzalandı.
