İş Bankası Genel Müdürü Hakan Aran: Yılın ikinci yarısı da sıkıntılı geçecek
Ekonomi programının reel sektör üzerindeki etkilerinin son bir yıldır biraz şiddetlenerek görülmeye başladığını anlatan Türkiye İş Bankası Genel Müdürü Hakan Aran “Sıkışık bir ikinci 6 ay bizi bekliyor. Enflasyonla mücadele ile ilgili programın bir an evvel hedeflerine ulaşması ve tekrar sürdürülebilir büyüme dönemine geçmemiz lazım” dedi.
- Türkiye İş Bankası Genel Müdürü Hakan Aran, ekonomi programının reel sektör üzerindeki etkilerinin şiddetlenerek görüldüğünü ve sıkışık bir ikinci 6 ay beklendiğini belirtti.
- İş birliği ile KOBİ'lerin dijitalleşme ve değer odaklı büyüme alanlarındaki ihtiyaçlarına bütüncül çözümler sunulacak.
- İş Bankası, programın danışmanlık sürecinin ilk fazına destek verecek ve sonrasında geri dönüşü olacak yatırımlar için KOBİ başına 2-3 milyon dolar finansman desteği sağlayacak.
- Bu desteğin, programın etkinliğine bağlı olarak 1 milyar dolara veya 2 milyar dolara kadar çıkabileceği ifade edildi.
- İSO Yönetim Kurulu Başkanı Erdal Bahçıvan, bu iş birliğinin Türkiye'nin geleceği ve yeni Türkiye Yüzyılı için kıymetli bir hamle olduğunu vurguladı.
İstanbul Sanayi Odası (İSO) ve Türkiye İş Bankası, KOBİ’lerin dönüşüm süreçlerini hızlandırmak maksadıyla iş birliği yaptı. İş birliğinin protokol töreninde konuşan Türkiye İş Bankası Genel Müdürü Hakan Aran, ekonomi programının reel sektör üzerindeki etkilerinin son bir yıldır biraz şiddetlenerek görülmeye başladığını kaydetti.
“Sıkışık bir ikinci 6 ay bizi bekliyor” diyen Hakan Aran, İSO ile hayata geçirdikleri programın, OVP döneminde tüm finansal güçlüklere dayanarak ayakta kalmayı başaran firmaların, bundan sonraki hikayesine katkı sağlayabileceğine vurgu yaptı.
Enflasyonla mücadele programı başarıya ulaştıktan sonra sürdürülebilir bir büyüme hikâyesinin yazılması için çekilmesi gereken sürecin yaşandığını belirten Aran, şöyle konuştu:
Mayıs'ta istihdam arttı! Bakan Şimşek ve Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz'dan önemli değerlendirmeler
Bunun sancılarını yaşıyoruz. Programın süresinin uzaması, 3 yıllık bir OVP’yle yola çıkıp 3 yıl içinde tek haneye gelmesi beklenen enflasyon, şu anda 3. yılı dolmuş ve enflasyonun yüzde 30’lu seviyelerde olması sanayiciyi zorluyor. Bu, sanayiciyi ‘ben daha ne kadar daha bu sıkıntıya katlanacağım’ ve ‘arada başka bir tedbir olamaz mı?’ söylemine yönlendiriyor. Enflasyonla mücadele ile ilgili olan bu programın bir an evvel hedeflerine ulaşması ve tekrar bizim sürdürülebilir büyüme dönemine, o döngüye geçmemiz lazım. O uzadıkça bizim bu sıkıntılı alanlardaki sohbetlerimiz de artar.
2 MİLYAR DOLARA DA ÇIKAR
İSO’nun Türkiye sanayisinin küresel rekabet gücünü artırmak ve KOBİ’lerin dönüşüm süreçlerini hızlandırmak amacıyla kurduğu Stratejik Dönüşüm Merkezi’nin (İSO SDM) ilk kapsamlı saha iş birliğinin önemine işaret eden İş Bankası’nın Genel Müdürü Aran, finansmana erişimin zorlaştığı bu dönemde bu tür projelerin önemine dikkat çekti.
Konuşmaların ardından imzası gerçekleşen program ile KOBİ’lerin dijitalleşme, değer odaklı büyüme alanındaki ihtiyaçlarına bütüncül çözümler sunacak. İş Bankası, programın danışmanlık sürecindeki ilk fazına destek verecek.
Dış ticaret açığı 5 milyar 610 milyon dolar oldu
Sonrasında geri dönüşü olacak yatırımların hayata geçirilmesi sırasında finansman desteği sağlanacak. Bu desteğin KOBİ başına 2-3 milyon dolar olacağını söyleyen Hakan Aran “İlk etapta üç şirketle başlayacak olan yolculuk, 100’e, 200’e, 300’e de çıkabilir. Program zaman içerisinde devletin teşvik politikaları kapsamında desteklenen bir hal de alabilir. Programın sanayiye ve ekonomiye olan katkısı görüldükçe bu program kapsamında kullanılan krediler büyüme kısıtlarının dışında tutulursa o zaman bu 300 milyon dolar dediğimiz şey 1 milyar dolar da olur, 2 milyar dolar da olur. Çünkü kredi verme önünde aslında bir sermaye kısıtımız bulunmuyor” dedi.
SANAYİYE SAHİP ÇIKMAK YARINLARA SAHİP ÇIKMAKTIR
İSO Yönetim Kurulu Başkanı Erdal Bahçıvan, programın operasyonel dijital dönüşüm, değer odaklı büyüme ve servisleşme eksenlerinde KOBİ’lere bütüncül rehberlik sunduğunu belirterek, şöyle konuştu:
Özellikle kaynakları sınırlı KOBİ’lerimize dönüşüm yolculuklarında rehberlik edecek bu adım, Türkiye’mizin geleceği ve yeni Türkiye Yüzyılı’mız için en kıymetli gelecek hamlelerinden biridir. Finansman ve sanayinin bir araya gelmesinden çok daha ötesini, ortak bir inancı ifade eden bu iş birliğiyle sanayicimizin yarınını bugünden güvence altına alıyor, KOBİ’lerimizi bu yolculukta yalnız bırakmıyoruz. Bu iş birliği protokolü ile bir anlamda ‘Sanayimizin geleceğine sahip çıkıyoruz’ diyoruz. Çünkü sanayiye sahip çıkmak, çocuklarımızın, şehirlerimizin ve Türkiye’nin yarınlarına sahip çıkmaktır.
