Milyarlık pazar el değiştiriyor: Avrupa, batarya için Çin yerine Türkiye'ye gelecek
Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı, lityum-iyon batarya teknolojilerini "stratejik ürün" kapsamına alarak Türkiye'nin bu alanda bölgesel merkez olma hedefini güçlendirdi. İTO Başkanı Şekib Avdagiç, düzenlemenin yerli üretimi ve yabancı yatırımları teşvik edeceğini, Avrupa'nın Çin'e alternatif aradığı bu dönemde Türkiye'nin lojistik avantaj kazandığını vurguladı. Karar ile elektrikli araç ve enerji depolama yatırımlarında finansman ve onay süreçlerinin hızlanması bekleniyor.
- Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı'nın tebliğ değişikliği ile lityum-iyon batarya teknolojileri stratejik ürün kapsamına alındı.
- Bu karar, batarya üretimi ve geliştirme süreçlerini kapsayacak şekilde elektrikli araç yatırımlarında daha hızlı onay ve finansman mekanizmalarını hedefliyor.
- Jeopolitik gerilimler ve bölgesel çatışmalar enerji piyasalarındaki dalgalanmalara neden olarak elektrikli araçlara olan ilgiyi artırıyor.
- Lityum-iyon bataryalar, ulaşım, savunma, enerji ve sağlık gibi dört kritik sektör için stratejik bir ürün haline geldi.
- Avrupa Birliği (AB), batarya tedarikinde Çin'e olan bağımlılığını azaltmak istiyor ve Türkiye'nin AB ile Gümrük Birliği anlaşması bulunuyor.
- Küresel lityum-iyon batarya pazarının 2026'da 130-140 milyar dolar seviyesine ulaşması bekleniyor.
İstanbul Ticaret Odası (İTO) Başkanı Şekib Avdagiç, Avrupa'nın Asyalı üreticilere alternatif aradığı bir dönemde konjonktürün Türkiye lehine işlediğini belirterek, "Lityum-iyon bataryaların stratejik kapsama alınması, Türkiye'nin batarya üretiminde bölgesel bir üs olma stratejisinin en kritik ayağını oluşturuyor. Tebliğ, hem yerli ve milli batarya üretimini hem de bu alandaki doğrudan yabancı yatırımları teşvik edecektir." dedi.
Sanayi ve Teknoloji Bakanlığınca hazırlanan "Yatırım Projelerinin Stratejik Öncelik ve Teknik Değerlendirmesine Dair Tebliğde Değişiklik Yapılması Hakkında Tebliğ" kapsamında "Kritik Hammadde Listesi" tanımında değişikliğe gidildi. Liste, ülke ekonomisi için yüksek ekonomik ve stratejik öneme sahip olan ve tedarik kesintisi riski yüksek bulunan ham maddeleri içeren 36 ürünü kapsıyor. Lityum-iyon batarya teknolojileri stratejik ürün kapsamına alınırken, bu kararla batarya üretimi ve geliştirme süreçlerini kapsayacak şekilde özellikle elektrikli araç yatırımlarında daha hızlı onay ve finansman mekanizmalarının devreye alınması hedefleniyor.
Türkiye, uluslararası yatırımcının radarında! Güvenli liman arayışında öne çıkıyor
Öte yandan, son dönemde artan jeopolitik gerilimler ve bölgesel çatışmalar, enerji piyasalarında dalgalanmalara yol açarken, bu durum elektrikli araçlara olan ilgiyi de doğrudan etkiliyor. Petrol fiyatlarındaki oynaklık, kısa vadede tüketicileri alternatif enerji çözümlerine yönlendirirken, orta ve uzun vadede ülkelerin fosil yakıt bağımlılığını azaltma hedeflerini güçlendiriyor. Londra merkezli veri analiz şirketi Benchmark Mineral Intelligence'ın mart ayı elektrikli araç satış verilerine göre, dünyada mart ayında 1,75 milyon elektrikli araç satıldı. Geçen ayki satışlar, yıllık bazda yüzde 3 ve aylık bazda yüzde 66 artış gösterirken, elektrikli araç satışlarındaki büyümede, Avrupa'daki rekor artış etkili oldu.
"YABANCI YATIRIMLARI TEŞVİK EDECEK"
İTO Başkanı Avdagiç, yaptığı açıklamada, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı'nın kritik ham madde tanımını genişleterek lityum-iyon bataryaları stratejik kapsama almasının Türkiye'nin Avrupa ile Asya arasında bir "bölgesel üretim üssü" olma iddiasının zamanlama açısından ne kadar kritik olduğunu ortaya koyduğunu söyledi. Avdagiç, özellikle Avrupa'nın Asyalı üreticilere alternatif aradığı bir dönemde konjonktürün Türkiye lehine işlediğini belirterek, "Lityum-iyon bataryaların stratejik kapsama alınması, Türkiye'nin batarya üretiminde bölgesel bir üs olma stratejisinin en kritik ayağını oluşturuyor. Tebliğ, hem yerli ve milli batarya üretimini hem de bu alandaki doğrudan yabancı yatırımları teşvik edecektir." diye konuştu.
Türkiye bir alanda daha bölgesel lider! 16 ülkeyi geride bıraktık
Lityum-iyon bataryalarının bugünün elektroniğinin kalbinde yer aldığına işaret eden Avdagiç, ulaşım, savunma, enerji ve sağlık olmak üzere dört kritik sektörün aynı ham madde zincirine ve aynı teknolojiye bağımlı hale geldiğini kaydetti.
"BÖLGESEL ENERJİ RİSKLERİ, ELEKTRİKLİ ARAÇLARA YÖNELİMİ DAHA DA HIZLANDIRACAK"
Avdagiç, bu bataryaların sadece araçların değil, savunma uygulamalarının, enerji depolama sistemlerinin ve endüstriyel uygulamaların tamamı için de stratejik bir ürün olduğunu dile getirerek, şöyle devam etti:
"Bu düzenleme, batarya üretimi ve AR-GE süreçlerinin önünü açarken, özellikle elektrikli araç yatırımlarında daha hızlı onay ve finansman imkanlarını devreye alarak yatırım iştahını artıracaktır. Batarya teknolojisi, yakın gelecekte ekonomik egemenliğin temel unsurlarından biri haline gelecek kadar büyük bir değer taşıyor. Orta Doğu'daki gerilimle yükselen petrol fiyatları, elektrikli araca geçişi hızlandırdı. Bölgesel enerji riskleri, elektrikli araçlara yönelimi daha da hızlandıracak ve satışlarda yeni rekorların habercisi olabilir. Lityum ve diğer kritik minerallerde tedarik zincirinin kırılgan olması, ülkeleri stratejik üretim kapasitesi oluşturmaya zorluyor. Türkiye, lityum ham madde ihtiyacını özgün bir üretim rotası üzerinden yerli üretimle karşılamak için yoğun çalışmalar yürüten bir ülke. Batarya için gereken tüm minerallerin temini amacıyla ham madde coğrafyasına yönelik etkin dış politika da izleniyor."
Şekib Avdagiç, Bakanlığın lityum-iyon batarya teknolojilerini stratejik ürün kapsamına almasıyla batarya üretimi ve geliştirmenin önünün açıldığını söyledi. Avdagiç, Türkiye'nin batarya üretiminde bir merkez olması yolunda kritik bir adım atıldığını vurgulayarak, "Karar, batarya üretiminde kullanılan ham maddelerde tedarik kesintisi riskini de önemli ölçüde azaltacaktır. Düzenleme, enerji depolama ve elektrikli araç yatırımlarına büyük ivme kazandıracak. Rüzgar ve güneş enerjisi santrallerinin, kurulu güçleri oranında batarya kapasitesi tesis etmelerini de kolaylaştıracak." şeklinde konuştu.
"TÜRKİYE'Yİ BATARYA VE ELEKTRİKLİ ARAÇ EKOSİSTEMİNDE DAHA GÜÇLÜ KONUMA TAŞIYACAK"
Küresel lityum-iyon batarya pazarının 2026'da 130-140 milyar dolar seviyesine ulaşmasının beklendiğini aktaran Avdagiç, bu pazarın yaklaşık yüzde 55'inin Asya-Pasifik Bölgesi'nde yoğunlaştığını kaydetti. Avdagiç, 2025 itibarıyla bölgenin büyüklüğünün 75 milyar doları aşmış durumda olduğunu belirterek, "HIT-30 programının hedeflediği 80 gigavat saatlik batarya kapasitesi, 2025 küresel pazarının yaklaşık yüzde 7'sine karşılık geliyor. Sonuç olarak, söz konusu tebliğ ile HIT-30 programları birbirini tamamlayan bir yapı oluşturarak Türkiye'yi batarya ve elektrikli araç ekosisteminde daha güçlü bir konuma taşıyacaktır. Bu da hem yerli ve milli üretimi hem de doğrudan yabancı yatırımları artıracaktır." ifadelerini kullandı.
"AB, ÇİN'E OLAN BAĞIMLILIĞINI AZALTMAK İSTİYOR"
ING Group Kıdemli Ulaşım ve Lojistik Sektör Ekonomisti Rico Luman ise son dönemde elektrikli araçlarda daha ucuz ve rekabetçi olması nedeniyle NMC (nikel-manganez-kobalt) bataryalardan LFP (lityum-demir-fosfat) bataryalara doğru bir kayış gözlemlediğini dile getirdi. Luman, bu durumun LFP bataryalarına olan talebi artırdığını ve Türkiye'de markaların gerçekleştireceği elektrikli araç üretiminin de bu süreci destekleyeceğini kaydederek, "Ayrıca Avrupa Birliği (AB), batarya paketi tedarikinde Çin'e olan büyük bağımlılığını azaltmak istemekte ve Türkiye'nin AB ile Gümrük Birliği anlaşması olduğunu hatırlatmakta fayda var." diye konuştu.
"BU KARAR MANTIKLI BİR ADIM"
Türkiye'nin "Kritik Hammadde Listesi" tanımında değişikliğe gitmesine değinen Luman, sözlerini şöyle sürdürdü:
"Kritik ham maddelerin kapsamını lityum-iyon batarya girdilerini de içerecek şekilde genişletme kararının jeopolitik gerçekler ve her geçen gün artan elektrifikasyon süreci göz önüne alındığında mantıklı bir adım olduğuna inanıyorum. AB de benzer konuları ele alan Kritik Ham Maddeler Yasası'nı kabul etmiştir ancak pratikte kendi kendine yeterli hale gelmek o kadar kolay değil. Zira Çin, hem üretim ölçeği hem de batarya metal rafinerilerinin çoğuna ev sahipliği yapması sayesinde batarya üretiminde rekabet avantajına sahip. Çin menşeli batarya paketleri fiyat açısından oldukça cazip durumda."
Luman, akaryakıt fiyatlarındaki artışın ardından bireysel sürücülerin elektrikli araçlara olan ilgisinde net bir canlanma görüldüğünü belirterek, tüketici olarak evde veya işte şarj imkanına sahip olunduğunda, kilometre başına enerji maliyeti açısından bu araçların zaten cazip hale geldiğini sözlerine ekledi.
