Bir yılı doldurmadan dökülen binalara dikkat: Konutta markalı güvence şart
Ev alırken altın sarısı musluklara, salonu aydınlatan LED tavanlara, tavandan yere kadar uzanan Fransız balkonlara ve parlak mutfak dolaplarına aldanmayın. Artan inşaat maliyetlerini kısmak isteyen bazı merdiven altı müteahhitler, binanın kalbi sayılan elektrik ve su tesisatında en ucuz malzemeyi kullanıyor, ses yalıtımında ince malzeme tercih ediyor, çelik kapıdan parkeye, asansörden akıllı bina sistemlerine kadar birçok ürün ikinci sınıftan alınıyor. Bu tür mahalle arası binalar bir yılı bulmadan problem çıkarabiliyor. Uzmanlar “Markalı konuttan şaşmayın” uyarısında bulunuyor.
- Fransız balkonlarda ince PVC kullanılması rüzgar sızdırıp faturaları artırırken, toplama asansörler arızalara yol açıyor.
- Maliyet kısıtlaması nedeniyle elektrik tesisatında saf bakır yerine alüminyum üzeri bakır kaplı kablolar ve ince hatlar kullanılabiliyor, bu da yangın riski taşıyor.
- Çin malı şalterler ve iptal edilen kaçak akım röleleri can güvenliğini tehlikeye atıyor, topraklama hatları ise yetersiz bağlanıyor.
- Atık su borularında kalın ve sessiz borular yerine ince malzemeler kullanılması, ses yalıtımının yetersizliği ve sürme su izolasyonunun atlanması gizli rutubete neden oluyor.
- Çelik kapıların içindeki petek kartonlar ve oda kapılarının kağıt petek dolgusu güvenlik zafiyetine neden olurken, parkelerin altında ince naylon kullanılması ses ve zemin sorunlarına yol açıyor.
NECMİ ÇİÇEKÇİ- Milyonlarca lira borcun altına girip, bir ömür boyu çalışarak alınan o daireler, kapıdan içeri girdiğinizde size bir saray yavrusu gibi görünebilir. Kapıdan içeri girdiğinizde sizi karşılayan o şık asma tavanlar, modern ışık oyunları ve yerdeki göz alıcı parlak seramikler, ilk bakışta her şeyin kusursuz olduğunu düşündürebilir.
Ancak bazen bu parıltılı dış görünüş, inşaat maliyetlerinin hızla arttığı bir dönemde, estetik detaylara odaklanıp binanın temel ihtiyaçlarından taviz veren bazı uygulamaları gölgede bırakabiliyor.
Özellikle maliyet baskısı altında kalan kimi projelerde, ne yazık ki dekoratif unsurlar birer ‘makyaj’ gibi kullanılarak, sıvanın altındaki teknik eksikliklerin veya malzeme seçimindeki tasarruf tercihlerinin üzerini örtebiliyor.
TESİSAT KURULUMU ÖNEMLİ
Ev sahibi olma heyecanını yaşayan vatandaşların, sadece bu göz boyayan detaylara değil, duvarların arkasında kalan ve can güvenliğini doğrudan ilgilendiren tesisat kalitesi ile işçilik standartlarına da dikkat etmesi büyük önem taşıyor.
Uzmanlar konut alımında mutlaka firmanın geçmişine bakılması gerektiğini belirterek “Bir yılı bulmadan binalarda sorun çıkıyor. Bu sebeple markalı konut almaya çalışın” diyor. İşte ‘lüks’ tanımının ardına saklanan ve bir evin asıl kalitesini belirleyen o görünmez detaylarda dikkat edilmesi gereken noktalar...
FRANSIZ BALKON TUZAĞI VE HURDA ASANSÖRLER
Evin dış cephesini çok lüks gösteren tavandan yere kadar cam ‘Fransız Balkonlar’, müteahhit yalıtımlı seri kalın profiller yerine en ince PVC’yi kullandığı için kışın rüzgârı olduğu gibi içeri alıyor ve doğalgaz faturanızı ikiye katlıyor. Yeni binalarda aidatları yutan canavar ise ‘toplama asansörler’. Müteahhit, kabini aynalı ve şatafatlı bir tasarımla yaptırırken, sanayideki çıkma ikinci el motorları kullanıyor. Daha bina teslim edildikten üç ay sonra asansör sürekli arıza vererek apartman sakinlerini ciddi onarım masraflarıyla baş başa bırakıyor.
BAKIR FİYATLARI ARTTI, SAHTE KABLO OLABİLİR
Evin damarları sayılan elektrik tesisatı, maliyet kısma operasyonunun ilk kurbanı oluyor. Bakır fiyatlarındaki artış sebebiyle saf bakır yerine alüminyum üzeri bakır kaplı (CCA) kablolar kullanılırken, prizlere çekilmesi gereken 2,5 mm’lik kalın hatlar yerine ince aydınlatma kabloları döşeniyor.
25 bin ailenin güvenli limanı oldu! Bölgenin en büyük yatırımcısı İhlas Holding
Daha da vahimi; fırın, çamaşır ve bulaşık makinesi gibi yüksek akım çeken cihazlara ayrı hat çekmek yerine, kablodan tasarruf etmek için hepsi tek bir hatta bağlanıyor. Ayrıca işçilikten kaçmak için kablolar spiral boru kullanılmadan doğrudan sıva altına gömülüyor. Bu durum, basit bir kablo yanığında bile tesisatın yenilenememesine ve bütün duvarların balyozla kırılmasına davetiye çıkarıyor.
ÇİN MALI ŞALTER KULLANIMINA DİKKAT
Kapıda akıllı ev sistemi ekranı parlıyor ama antredeki sigorta kutusunun kapağını açtığınızda içerisi ‘spagetti’ gibi kördüğüm olmuş kablolarla dolu. Müteahhit, maliyeti onda bire düşürmek için ucuz Çin malı şalterler takıyor. Can güvenliğini sağlayan ‘kaçak akım rölesi’ ise ucuz takıldığı ve sürekli attığı için arkadan kablosu gizlice ‘köprülenerek’ iptal ediliyor. Beyaz eşyaların ana kartını koruyan topraklama hattı ise saf bakır levhalar yerine su borularına bağlanıp geçiştiriliyor.
ŞELALE SESLİ BORU VE GİZLİ RUTUBET
Makyajın arkasındaki ikinci büyük çile ise su ve ses yalıtımında yaşanıyor. Atık su borularında kullanılması gereken kalın, ‘sessiz’ borular yerine kâğıt inceliğinde malzemeler tercih ediliyor. Üst katın tuvalet sifonu çekildiğinde, suyun bütün sesi doğrudan sizin salonunuzda yankılanıyor. Aynı şekilde kat aralarında ses yalıtımı (taş yünü vb.) kullanılmadığı için yan komşunun öksürüğü bile yatak odanızdan duyuluyor. Banyo ve balkonlarda fayans döşenmeden önce yapılması zorunlu olan ‘sürme su izolasyonu’ ise es geçiliyor. İzolasyon yapılmadan doğrudan şapın üzerine yapıştırılan fayanslar, ilk altı ay içinde suyu betona sızdırıyor ve duvarlarda sararmalar, küfler başlıyor.
ZIRH GÖRÜNÜMLÜ KAPI VE GICIRDAYAN ZEMİN
Evi satarken en büyük şov kapıda yapılıyor. 14 noktadan kilitlenen o devasa çelik kapıların içini açtığınızda gerçek bir çelik sac yerine, ağırlık yapsın diye basılmış ‘petek karton’ çıkıyor. Hırsız kapıyı bir konserve kutusu gibi levyeyle yırtıp içeri girebiliyor. Oda kapılarının içi de tamamen kâğıt petek dolgulu. Yere serilen lüks görünümlü parkelerin altına ise kalın akustik şilte (yalıtım) sermek yerine en ince naylon serilip geçiliyor. Zemin tesviye edilmediği için o parkeler havada kalıyor, her adımınızda evin her yerinden ‘gıcır gıcır’ sesler gelirken alt komşunun tavanında balyoz etkisi oluşturuyor.
