EBRU KARATOSUN

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, Yozgat ve Kırıkkale mitingi dönüşü kendisini takip eden gazetecilere önemli açıklamalarda bulundu. Millet İttifakı’nın Ankara Büyükşehir Belediye Başkan adayı Mansur Yavaş’ın sahte senetle icra takibi yaptığı iddialarına değinen Bahçeli, özetle şunları söyledi:

Bu konuyu iki sebepten dolayı çok iyi düşünmek gerekiyor. Bir, tartışmaya muhatap olan kişi, CHP ve onunla oluşmuş olan zillet ittifakının adayı olarak takdim edilen bir kişi. İkincisi ise olayın hukuki boyutu var. Bu ikisi yan yana geldiğinde artık kalan 19 gün içerisinde sürekli tartışmaya zemin teşkil edecektir. Bana göre hem CHP’ye olan saygısından, hem partinin adayı olarak, Kemal Kılıçdaroğlu tarafından dayatılarak aday yapılmış olması dikkate alındığında o kişinin, ‘Ben soruşturma sonucu alınıncaya kadar, şahsıma ve partime bir zarar vermemek, mahalli idareler seçimlerini gölgeye düşürmemek için adaylıktan çekiliyorum’ demesi en ahlâki yoldur. Soruşturmanın sonucu alınınca kadar bu kararı aldığın söylemesi gerekir.

KİMSEYİ SIKINTIYA SOKMA!

Konunun hukuki ve siyasi boyutu ayrı. Kendisinin seçimi kazanma şansının çok yüksek olduğu bir dönemde ‘kumpas kuruluyor’ gibi geçmişten bugüne kadar her boyutuyla tartışılan bir kavramı gündeme taşıması da doğru değil. Diyelim ki kendisi çok haklı çıktı bir iftiraya, kumpasa, komploya karşı karşıya kaldığı netleşti. Böyle bir durumda siyasi bir kişi olması sebebiyle mahkemenin bu kanaati millet vicdanında da kendisini rahatlatır. Ama tersi olursa başka bir olay olur. Bu CHP’yi tüketme sürecine girer. Kemal Kılıçdaroğlu’nun Yavaş’ın adaylığı üzerindeki ısrarı sebep sonuç ilişkisi yönünden incelenmek ister.  Yani diyorum ki yavaş yavaş ayrıl. Kimseyi sıkıntıya sokma.

BİZDE OLSA ‘İSTİFA ET’ DERDİM

(Yavaş’ın istifa etmesi durumunda Millet İttifakı seçime girmeyecek?) Diğer adayları var mı, yok mu bilemiyorum. Olmuyorsa olmayacak demektir. Bir de meclis grupları var. Ama tartışmalar bunların hepsini aştı. Birtakım adamlar da karışıyor. Bir avukatlar grubundan söz ediliyor. Durgun suya atılmış bir taş gibi siyasetin, yargının ve yönetimin bütün alanını kapsar. Allah göstermesin biz de bir şey olmuş olsaydı ben çağırırdım, ‘Mutlaka istifa edin. Soruşturmanın sonucu bekleyin. Ne kendini ne partini yıpratma’ derdim. 

GERÇEK SORUN: 
KEMAL, MERAL, TEMEL

(Akşener’in ‘Cumhurbaşkanı’nın terörist dediği Denizlililer’ sözleri) Böyle konuşma sırası kendisine geldiği bir anda Cumhurbaşkanı’nın ismini kullanarak bu sözleri söylemek siyasetle bağdaşmayacak bir anlayıştır. Biz Türkiye’de beka sorunu diyoruz ama gerçek sorun belli oldu: Kemal, Meral, Temel… Hepsi beş harften oluşan bir ittifakın kapsamı içerisinde bulunan anlamlı isimler olarak dikkat çekiyor.

CUMHUR  KAZANACAK

Cumhur İttifakı toplumu siyaset yönünden mayalaştırmış. Bu maya iki tane sonuç doğuracaktır. Bunlardan bir tanesi Cumhurbaşkanlığı Hükûmet Sistemi’nin 4 buçuk yıllık süresi içerisinde devamına imkân verecek, diğeri de böyle bir anlayışın ve birlikteliğin mahalli idareler seçimlerine yansımasıyla genel yönetimle yerel yönetim arasındaki uyumu sağlayacaktır. Bu işaret vardır. Benim Cumhur İttifakı’nın kazanacağına inancım tam. Kazanması da lazımdır diye düşünüyorum. X+Y=Z’nin yüzde 52’nin üzerine çıkmasında yarar vardır.

CHP-İYİ PARTİ, PKK’DAN MEDET UMUYOR

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli partisinin Kastamonu  ve Çankırı mitinglerinde konuştu. Cumhur İttifakı’nın karşısında zillet ittifakı olduğunu anlatan Bahçeli, şöyle konuştu: CHP-İYİ PARTİ, PKK’dan medet umuyor. Bebek katilleriyle ortaklık yapıyorlar. 31 Mart’tan müstesna bir sonuç çıkmalıdır. CHP’nin gayesi sistem krizi çıkarmaktır. CHP’nin arayışı rejim bunalımı üretmektir. 31 Mart’tan sonra, sonuçlar ne olursa olsun, siyasi tablo neyi gösterirse göstersin, Cumhur İttifakı yaşayacak, yaşatılacaktır. Kararımız budur. Azmimiz budur. Amacımız budur.