Ömer Çelik şunları söyledi:

''Yarın da dördüncüsünü yaparak toplantı süresini tamamlamış olacağız. Kış döneminde, seçim döneminde yapılan çalışmalar, seçim sonuçlarının değerlendirilmesi ve genel değerlendirme söz konusu oluyor. Arkadaşlarımızın iç ve dış politikaya ilişkin soruları olabiliyor. Bütün bunları kapsayan, geniş kapsamlı bir toplantıyı şu anda tamamlamak üzereyiz. En sonunda genel başkanımız bütün değerlendirmelerle ilgili kanaatlerini paylaşıyor. Bu çerçevede üçüncü toplantıyı da tamamlamak üzereyiz.

Önümüzdeki dönemle ilgili, yaz ile ilgili yapılacak çalışmalar da söz konusu. Yaz döneminde illerinde nasıl çalışma olduğunu geniş kapsamlı şekilde değerlendiriyorlar.

Cumhurbaşkanımız G20, Güneydoğu Avrupa Balkan zirvesiyle ilgili de milletvekillerine ayrı bir bilgi verdi. Yarın MKYK'mız olacak.

SORU-CEVAP

Şöyle bir tartışma yürüyor. Cumhurbaşkanlığı hükümet sistemi milletimizin onayıyla hayata geçmiş bir sistem. Bu bir yıl içerisinde uygulamanın çeşitli safhaları görüldü. Bürokraside bu sisteme uyum sağlayanlar, sağlamayanlarla ilgili geniş değerlendirme yapılıyor. CHP bunu sistem ile ilgili meşruiyet tartışmasına sokmaya çalışıyor. Demokrasi dışı bir tutum… Tamamen meşrudur. Uygulanması konusunda, pratik ile ilgili konuları tartışıyoruz.

Balkan zirvesinden dönerken de önerisi olanlara açık olduğunu ifade etti. Milletvekillerimizin değerlendirmeleri önemlidir. Bu sistemin en büyük özelliği vatandaşın devletten hızlı hizmet alabilmesi. Devlet makamlarının pratik bir şekilde sorunları çözebilmesiydi. Sayın vekillerimizin bazı bürokratik makamlarda bu hızı göremedikleri gibi değerlendirmeleri oluyor. her bir milletvekilimiz pek çok görevinin yanı sıra kendi iliyle Ankara arasında köprü işlevi görüyor. Vatandaşlarımız talepleri onlara iletiyorlar, bu konularda dile getiriyorlar. Biz de notları alarak, nerelerde aksaklık varsa bahsettiğim 1 yıllık değerlendirmenin parçası haline getireceğiz. 1 yıldır bu sistem uygulanıyor. Bu sistem halk iradesinin seçime yansımasıyla ortaya çıkmış bir sistem.

Yeni bir sayfa açılabilir. Son zamanlarda Çipras hükümeti kışkırtıcı söylemlerde bulunuyordu. Ama maalesef Yunanistan Dışişleri Bakanı bir devlet adamının konuşması gereken üsluptan uzak şekilde konuşmuştur. Kullandığı üslup bir devlet adamı üslubu değil. Rum kesimi ayrı bir problem kaynağı. Esasında

Rum kesiminin bu şımarıklığı AB'nin içinde de gündemde. Bunun bedelini KKTC'ye ve Türkiye'ye ödetmek istiyorlar.''