Osmanlı döneminde Kudüs’te üç dine mensup insanların huzur içinde yaşadığını hatırlatan Erdoğan, bugün yaşanan problemin çözümü için de bir teklifi olduğunu dile getirerek şunları söyledi:
Papa Fransuva’ya da ilettim. Gelinen noktada artık Kudüs konusunda ayrı bir düzenlemeye ihtiyaç olduğuna inanıyoruz. Müslümanların, Yahudilerin ve Hristiyanların vazgeçilmez dinî sembollerini bünyesinde barındıran Kudüs’ün kalıcı bir barışa ve huzura kavuşması için herkesin fedakârlık yapması gerekiyor. Osmanlı döneminde tüm inanç mensuplarının kendi ibadetlerini rahatça yapabilmelerine, ibadetlerine sahip çıkabilmelerine imkân veren uygulamadan ilham alarak şu teklifi yapıyoruz: Kudüs’ün 3 dinin temsilcilerinden oluşan bir komisyon tarafından yönetilmesi günümüz şartlarında en doğru ve tutarlı yol olacaktır. Aksi takdirde bu kadim şehirde kalıcı barışı sağlamak kolay, mümkün görünmüyor. Dünya tarihi Kudüs’te ateşlenen bombaların yol açtığı devasa çatışmaların, yıkımların, oluk oluk akan kanların örnekleriyle doludur. Bu tehdidin önüne geçmenin mevcut durumdaki en hızlı ve etkin yolu Kudüs’ü teklif ettiğimiz şekilde yeni bir yönetim statüsüne kavuşturmaktır.

"İSRAİL HAYDUTTUR, TERÖR DEVLETİDİR"
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Ramazan Bayramı'nın Filistin'den gelen acı haberlerin burukluğu içinde geçirildiğini dile getirerek şunları söyledi: İsrail’in artık her Ramazan ayında tekrarlamayı alışkanlık hâline getirdiği saldırılar ve katliamları bu sene de bayramı bize zehir etmiştir. Bir yandan Kudüs’ün mahremiyetine el uzatan, diğer yandan Gazze’deki sivilleri insafsızca bombalayan, içinde medya gruplarının olduğu devasa bir binayı da bombalayarak yerle bir edenler işte bu terör devleti İsrail’dir. İsrail kendini savunan Filistinlilerin direnişlerini zulmüne bahane etmekten de geri durmuyor. İsrail’in bombalayarak, kurşunlayarak, araçlarla üzerinden geçerek katlettiği onlarca masum çocuğu, yüzlerce masum sivili, evlerini yıktığı, sürekli taciz ederek göçe zorladığı on binlerce Filistinli aileyi görmezden gelenler Tel Aviv’e atılan füzeleri öne sürerek insanlığın vicdanını gölgelemeye çalışmaktadır. ABD Başkanı Biden'ın İsrail'e silah satışına onay verdiğini gördük. Lafa geldiğinde silahsızlanma, şu, bu, vesaire bunları konuşuyorlar. Sayın Biden, sözde Ermeni soykırımında Ermenilerin yanında yer aldı. Şimdi de ciddi manada orantısız bir şekilde Gazze'ye saldıran ve yüz binlerce insanın şehadetine vesile olan bu olayda da ne yazık ki siz kanlı ellerinizle bir tarih yazıyorsunuz. Bunu söylemeye bizleri mecbur ettiniz. Biz bu konularda çok daha fazla geri duramayız, durmayacağız. Bugün de tekrar hatırlatıyorum, 84 milyon hep birlikte Kudüs nöbetimizi devam ettiriyoruz, devam ettireceğiz."
Avusturya’da Başbakanlık binasına İsrail bayrağı çekilmesine de tepki gösteren Erdoğan, konuşmasını şöyle sürdürdü: “Yeri geldiği zaman dost olarak bize hitap edenlere sesleniyorum. Başbakanlık binasına İsrail bayrağı çeken Avusturya devletini telin ediyorum. Böyle bir resmî makama bir terör devletinin bayrağını çekmek, terörle izdüşümü bir hayat yaşamak demektir. Avusturya devleti herhalde soykırıma tabi tuttukları Yahudilerin faturasını Müslümanlara ödetmeye çalışıyor.

MÜJDELER HER KESİME NEFES OLACAK
Salgının başladığı günden bu yana vatandaşlara toplam 661 milyar liralık destek verildiğini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, önümüzdeki dönemde esnafa iki grup hâlinde destek sağlanacağını müjdeleyerek şunları söyledi:
∂ 1 milyon 384 bin esnaf ve sanatkârımıza 4 milyar 622 milyon liralık bir kaynağı karşılıksız veriyoruz.
∂ Kahvehane, kafe, çay bahçesi, okul ve personel servisleri ve düğün salonları gibi sayıları 235 bine ulaşan işletmelere bir defaya mahsus 5 bin liralık hibe ödemeleri yapacağız.
∂ Kaportacılar, seyyar satıcılar, hırdavatçılar, müzisyenler, oto yıkamacıları, ayakkabıcılar, tuhafiyeciler, lokanta, berber, taksici, minibüsçü gibi 1 milyon 150 bini aşkın vatandaşa 3 bin lira hibe verilecek.
∂ Çay alım fiyatı da kilo başına destekleme ile birlikte 4 liraya yükseltilecek.
∂ Toprak Mahsulleri Ofisinin geçen yıl ton başına 1.650 lira olan sert ekmeklik buğday alım fiyatını 2 bin 250 liraya, geçen yıl ton başına 1.275 lira olan arpa alım fiyatını da 1750 liraya yükseltiyoruz.
∂ Bakliyat alım fiyatlarımız ise ton başına kırmızı mercimekte 5 bin lira, yeşil mercimekte 4 bin 150 lira, nohutta ise 4 bin 50 lira olarak belirlenmiştir.
∂ Kuraklıktan zarar gördüğü belirlenen çiftçilerimizin Ziraat Bankasına veya Tarım Kredi Kooperatiflerine olan borçları ertelenecektir.