AK Parti Sözcüsü Çelik: ABD-İran görüşmeleri devam etmeli
AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik, ABD ile İran arasındaki barış görüşmelerinin devam etmesi gerektiğini belirterek, diğer yandan da İsrail'in sabote eden tavrının sürdüğünü ifade etti. Çelik, "Türkiye bunu sonuna kadar koruyacaktır ve İslamabad'da bundan sonra ikinci tur olur, üçüncü tur olur, bu görüşmelerin yapılması gerektiğini ve bu şekilde yola devam edilmesi gerektiğini açık ve net bir şekilde ifade ediyoruz" ifadelerini kullandı.
AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik, MYK Toplantısı sonrasında açıklamalarda bulundu.
"Bütün dünyanın gözü barış görüşmelerinin üzerindeydi" diyen Çrlik, "İslamabad'da maalesef ilk turda bu barış görüşmeleri sonuçlanamadı. Bizim buradaki tutumumuz barış görüşmelerinin devam etmesi gerektiğidir. Bunun sağlanması için ateşkes ortamının muhakkak surette korunması ve devam ettirilmesi gerekir. Bu kadar ağır bir konuda bir turda bir sonuç alınmasını beklemek zaten doğru bir şey değil" dedi.
"İSRAİL BARIŞI SABOTE EDİYOR"
"Amerika Birleşik Devletleri ve İsrail'in haksız, hukuksuz, hakkaniyetsiz ve gayrimeşru saldırısından sonra hem bölgesel güvenlik hem küresel güvenlik açısından çok vahim sonuçlar ortaya çıktı" diyen Çelik, "Gelinen noktada artık NATO içerisinde bile çatlak olacak. Batı ittifakının içerisinde bile çatlak olacak bir noktaya gelinmiş oldu. Tabii tüm bunlar olurken İsrail'in barışı sabote etme faaliyetleri aynen devam ediyor. Gördüğümüz gibi. Mesela ne yapıyor. Lübnan'da insansızlaştırmaya çalışıyor. Litani Nehri'ne kadar olan bölgeyi, Lübnan'ı işgal etmeye çalışıyor. Gazze'yi insansızlaştırmaya çalışıyor. Batı Şeria'yı da Gazzeleştirmeye çalışıyor. Bunu net bir şekilde görüyoruz" ifadelerini kullandı.
"BARIŞ GÖRÜŞMELERİ DEVAM ETMELİ"
Çelik, açıklamalarının devamında şu ifadelere yer verdi:
"Tüm bu tablodan bakıldığı zaman barışın korunması daha kıymetli, daha önemli bir durum hâline gelmiştir. O yüzden barış görüşmelerinin çok kapsamlı bir şekilde devam etmesinde fayda vardır diye değerlendiriyoruz. Bu görüşmelerin ikinci turunun, üçüncü turunun olmasına Türkiye katkı vermeye devam ediyor.
Barış iradesi olduğu için Netanyahu, Sayın Cumhurbaşkanımıza saldırıyor. Soykırım şebekesinin bakanları Sayın Cumhurbaşkanımıza saldırıyor. Burada hakkaniyetin, hukukun etrafında durarak bu barışın hayata geçmesi için elden gelen her şey Türkiye tarafından ortaya koyuluyor. Bu açıdan bakıldığında da Türkiye'nin bir bütün olarak muhalefet partileri dâhil Netanyahu ve soykırım şebekesine karşı Türkiye Cumhuriyeti'nin haklarının korunması hususunda gösterdiği birlik ve bütünlük takdire şayandır. Bundan da bütün Siyonist emelleri olanların, emperyalist emelleri olanların, Türkiye'ye karşı husumeti olanların doğru mesajı alması gerekir.
"TÜRKİYE'NİN İRADESİ BARIŞTAN YANADIR"
Cumhurbaşkanımız Birleşmiş Milletler kürsüsünde defalarca İsrail'in sınırları nedir diye sordu. İsrail'in buna verdiği bir cevap yok. Sınırlarını deklare etmeyen tek devlet İsrail. Ne için? Çünkü yayılmacılık ve işgalcilik devam etsin diye bunu yapıyor. Burada Türkiye'nin iradesi barıştan yanadır. Hem bölgesel barışın korunması hem küresel barışın korunması açısından Cumhurbaşkanımızın ortaya koyduğu dirayetli siyaset herkes için bir pusuladır. Türkiye bunu sonuna kadar koruyacaktır ve İslamabad'da bundan sonra ikinci tur olur, üçüncü tur olur, bu görüşmelerin yapılması gerektiğini ve bu şekilde yola devam edilmesi gerektiğini açık ve net bir şekilde ifade ediyoruz."
Ankara'dan Netanyahu'ya "İnsanlık" tokadı! Ömer Çelik Tel Aviv'in kirli planlarını yazdı
"UGANDA'YA YÖNELEN SES DOSTLUK SESİDİR"
Uganda Genelkurmay Başkanı'nın yaptığı açıklamalara yönelik bir soruya cevap veren Çelik, "Uganda Genelkurmay Başkanı'nın başka ülkelerle ilgili de zemini olmayan açıklamalar yaptığını biliyoruz. Daha sonra düzeltmeye çalıştı. Türkiye'den Uganda'ya yönelen ses dostluk sesidir. Bu açıklama yanlış bir açıklamadır, düzeltilmesi gerekir. O şahıs bunu başkalarıyla ilgili de söyledi. Umarız bundan sonra daha sağduyulu açıklama yaparlar" dedi.
"MACAR HALKININ İRADESİNE SAYGI DUYUYORUZ"
"Macaristan’da 16 yıllık Orban dönemi sona erdi. Türkiye, seçim sonuçlarını nasıl değerlendiriyor?" şeklindeki bir sorya da cevap veren Çelik, "Biz Macar halkının iradesine saygı duyuyoruz. Sayın Orban’la çok uzun zamandır Sayın Cumhurbaşkanımızın ortak çalışmaları oldu. Sayın Orban, Türkiye’yi seven, Türkiye müzahir, Türkiye’yle yakın ilişkiler kurmak isteyen bir siyasetçiydi. Yeni dönemde de Macar halkının iradesine tabii ki saygı duyuyoruz, milli iradesine. Yeni dönemde de yeni seçilenleri, Macar halkına duyduğumuz saygı gereği tebrik ediyoruz. Ve onlarla da Türkiye ile Macaristan arasındaki gelenekselleşmiş, kurumsallaşmış iyi ilişkileri sürdürmeye devam edeceğiz" ifadelerini kullandı.
"BAKANLIKLARLA İLGİLİ BİR GÜNDEM YOK"
"DEM Parti genel başkanlarının ve sözcülerinin Terörsüz Türkiye ve terörsüz bölgeye ilişkin AK Parti’ye bazı eleştirileri oldu. Bu eleştirileri nasıl değerlendiriyorsunuz? AK Parti’ye çarşamba günü yeni katılımlar olacağı da konuşulanlar arasında. Böyle bir durum var mı? Keçiören Belediyesi bunun içinde mi? Son olarak bazı bakanlıkların ayrılması da gündemde şeklinde konuşuluyor. Bize biraz detay verebilir misiniz?" sorusuna cevap veren Çelik, şu ifadeleri kullandı:
Bakanlıkların ayrılması ya da birleşmesiyle ilgili bir gündem MYK’da konuşulmadı. Böyle bir gündem yok. Bazen böyle haberler çıkıyor ama MYK’nın böyle bir gündemi yok.
Terörsüz Türkiye konusunda, DEM Parti içerisinde gerçekten sorumlulukla konuşan, sağduyulu konuşan sayın milletvekilleri var. Fakat birkaç kişi sistematik olarak şöyle bir tutum sergiliyorlar. Sayın Cumhurbaşkanımızı, Sayın Devlet Bahçeli’yi hedef aldılar. Daha sonra da bizim genel başkan yardımcılarımızı, bakanlarımızı hedef alıyorlar. Ve sürekli olarak da bunu, kendilerinin çözüm istediği, AK Parti’nin ise buna karşı çıktığı şekilde bir konumlandırma yapıyorlar. Tabii kullandıkları cümleler siyasi açıdan son derece niteliksiz cümleler. Yani siyasi bir karşılığı olmayan cümleler. Tabii siyasette siyasi eleştiri çok kıymetlidir. Biz eleştiri yapanları son derece saygıyla karşılarız. Fakat o cümlelerde bizim bakanlarımızı, genel başkan yardımcılarımızı kişiselleştirerek hedef alan cümlelerde bir siyasi eleştiri yok. Daha çok birilerine mesaj vermeye çalışan bir faaliyet raporu gibi gözüküyor.
Burada esas mesele şudur. Yani birileri bu süreçlere karşı olabilir, onları görüyoruz. Bu süreçle ilgili olarak AK Parti içerisinde sorumluluk almış ve gayret eden kişilerin sistematik olarak hedef alınmasında bir algoritma var. Biz bu algoritmayı çok iyi tanırız. Geçmiş süreçlerde de bunu gördük. Bu algoritma şöyle çalışıyor. Sürekli olarak çözümden bahseder, çözüme destek vermekten bahseder. Ama sürekli olarak maksimalist taleplerde bulunarak ya da kendilerinin dediklerinin dışındaki bir şeyi sürekli olarak yargılamaya çalışarak, sorgulamaya çalışarak esasında algoritmanın mantığı gereği çözümsüzlüğe hizmet eder. Yani çözüme karşıyım diyemez ama algoritmayı böyle çalıştırır. Bu tabii çok yanlış bir şey. Yani siyasi eleştiri başka bir şey, faaliyet raporu başka bir şey.
Şimdi Sayın Cumhurbaşkanımıza da zaman zaman niteliksiz sözler söyleyenler oldu. Sayın Devlet Bahçeli’ye dönük olarak da oldu. Bunlara gereken cevabı verdik. Ama şimdi sürekli olarak birilerinin “ben örgüt adına konuşmuyorum ama” diyerek cümle kurup sürekli olarak örgütün söylediği cümleleri dillendirmesi, örgüttekilerin de siyasetle konuşulması gereken konular konusunda bir yön vermeye çalışması orada bir problem olduğunu gösteriyor. Bu problem tabii bizim problemimiz değil. Sonuç olarak terörsüz Türkiye ve terörsüz bölgeden terörün Türkiye gündeminden çıkmasını anlıyoruz.
ODAK, PKK'NIN TAMAMEN ORTADAN KALKMASI"
Burada tabii bizim takıldığımız konu bu değil. Bizim odaklandığımız konu terörsüz Türkiye ve terörsüz bölge sürecini sağlıklı bir şekilde hedeflerine ulaştırmak. Yani eğer bunlara tek tek cevap vermeye kalksak o zaman dediğim gibi odağımızı kaybederiz. Ama bahsettiğiniz bu niteliksiz cümleleri kuranlar sürekli olarak odağı ve merceği değiştirmeye çalışıyorlar. Odak, PKK terör örgütünün feshedilmesi ve silahlarını tamamen bırakarak legal görünümlü yapılarıyla Avrupa’daki ve illegal yapılarıyla tamamen ortadan kalkmasıdır. Bununla ilgili olarak da Meclis Komisyonu’nda da ifade edilen bir teyit mekanizması vardır.
Şimdi bu bahsettiğiniz cümleleri kuranlardan hiçbir tanesi bugüne kadar çok ilginçtir “PKK silah bırakmalıdır” cümlesini kurmamıştır. Bu son derece dikkat çekicidir. Yani sürekli olarak iktidara ödev veriyorlar, sürekli olarak devlete ödev vermeye kalkıyorlar, sürekli olarak bakanlarımıza, genel başkan yardımcılarımıza kişiselleştirilmiş bir takım saldırılarda bulunuyorlar. Tabii bizim odak noktamız terörsüz Türkiye ve terörsüz bölge hedeflerine ulaşmak olduğu için bunlara tek tek cevap vermiyoruz. Ama bu şekilde konuşanların hiçbir şekilde “PKK silah bırakmalıdır” cümlesini kurmamasının altını çiziyorum."
