Cumhurbaşkanı Erdoğan'dan CHP'ye 'terörsüz Türkiye' ikazı: Dikkatimizi dağıtmayın
Erdoğan, mutlak butlan kararı sonrası iç karışıklığını dışarıya taşıyan CHP'yi sert sözlerle uyararak "Sizin tartışmalarınızla ilgilenmiyoruz. Ancak siyasi ikballeriniz için sokakları karıştırmanıza izin vermeyiz" dedi.
- Erdoğan, İstanbul'un fethinin 573. yıl dönümünü kutladıklarını belirterek İstanbul'un Türk ve Müslüman olduğunu vurguladı.
- Ana muhalefet partisi içindeki tartışmaların kendilerini ilgilendirmediğini belirtti.
- İktidar ve ittifak olarak tarihî bir sorumluluk üstlendiklerini ve öfkeye, kavgaya veya polemiğe ayıracak vakitlerinin olmadığını söyledi.
- Türkiye'nin dikkatini dağıtmaya veya milletin gönül ahengini bozmaya kimsenin hakkı olmadığını ifade etti.
- Ülkenin yeni sürüm kayıkçı kavgalarına değil, 'Terörsüz Türkiye' süreci gibi 86 milyonu ilgilendiren meselelerde ortak zeminde buluşmaya ihtiyacı olduğunu dile getirdi.
EMRAH ÖZCAN - Cumhurbaşkanlığı kabinesi iki haftalık aranın ardından Beştepe'de toplandı. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan başkanlığındaki toplantı 2,5 saat sürdü. Ardından açıklamalarda bulunan Erdoğan, İstanbul'un fethinin 573. yıl dönümü coşkuyla kutladıklarını belirterek "İstanbul'un duvarlarını 'Zulüm 1453'te başladı' yazılarıyla kirleten Bizans artıkları hâlâ kabullenmekte zorlansa da İstanbul Türk'tür, Müslümandır; Allah'ın izniyle kıyamete kadar da böyle kalacak" dedi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasının devamında CHP'de yaşananlara değinerek şunları söyledi:
Birileri kafalarını kuma gömmüş olsalar da takip eden her bir vatandaşımız Türkiye'nin hangi kritik eşiklerden geçtiğini görüyor. İktidar ve ittifak olarak, tarihî değişimlerin yaşandığı bir dönemde tarihî bir sorumluluk üstlendiğimizin gayet idrakindeyiz. Dolayısıyla bizim öfkeye, kavgaya, polemiğe ayıracak vaktimiz yok. Her sataşana cevap vermek gibi bir lükse de sahip değiliz. Tek derdimiz Türkiye ve Türkiye Yüzyılı'nın inşası. Ana muhalefet partisi içindeki tartışmaların hiçbiri bizi ilgilendirmiyor.
TARTIŞMALARDA YOKUZ
Kurultay salonlarından mahkeme koridorlarına taşan bu siyasi ve hukuki mücadelenin hiçbir yerinde yokuz, olmadık ve olmayacağız. Siyasi ikballeri için huzursuzluk üretmeye çalışanlar unutmasınlar ki bu toprakların mayası şiddete, numaişe, sokak terörüne, hukuk tanımazlığa prim vermez. Biz de hangi bahaneyle olursa olsun sokaklarımızın karıştırılmasına, milletimizin kutuplaştırılmasına, halkımızla güvenlik görevlilerimizin karşı karşıya getirilmesine müsaade etmeyiz. Böylesi hassas bir dönemde Türkiye'nin dikkatini dağıtmaya, milletimizin gönül ahengini bozmaya, kimsenin hakkı yok ve olmaz. Ülkemizin yeni sürüm kayıkçı kavgalarına değil, başta 'Terörsüz Türkiye' sürecimiz olmak üzere 86 milyonu ilgilendiren meselelerde ortak zeminde buluşmaya, mutabakata, güç birliği yapmaya ihtiyacı var. Terörsüz Türkiye sürecini her türlü polemikten uzak ele almak, çözüm çabalarına samimiyetle katkıda bulunmak siyaset kurumunun görevi.
