Asırlık direniş! 22 saatlik zafer Türkiye'nin önünü açtı
15 Temmuz gecesi sadece bir darbe girişimi engellenmedi; Türkiye’nin siyasi, güvenlik ve teknolojik geleceğini şekillendiren yeni bir dönem başladı.
- Darbe girişiminin ardından FETÖ ile mücadele başlatılmış, kritik kurumlarda yeniden yapılanmaya gidilmiştir.
- PKK'ya yönelik operasyon kabiliyetinin artırılmasıyla sınır ötesinde terör tehdidini kaynağında etkisiz hale getiren bir güvenlik politikası izlenmiştir.
- 16 Nisan 2017 referandumuyla Cumhurbaşkanlığı Hükûmet Sistemi kabul edilmiş ve uygulanmaya başlanmıştır.
- Askerî vesayet anlayışı büyük ölçüde sona ermiş, sivil iradenin devlet yönetimindeki rolü güçlenmiştir.
- Savunma sanayisinde yerli ve millî üretime ağırlık verilerek insansız hava araçları, savaş uçakları, helikopterler, tanklar ve gemiler gibi projelerde önemli ilerlemeler kaydedilmiştir.
15 Temmuz 2016 Cuma gecesi saat 22.00’de FETÖ mensubu bir grup subay tarafından başlatılan hain darbe girişimi, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın çağrısıyla meydanlara inen milyonlarca vatandaşın destansı direnişiyle 22 saat içinde başarısızlığa uğratıldı.
Vatanseverlerin direnişi sayesinde yeni bir dönemin kapısı aralandı. Aradan geçen 10 yılda güvenlikten teknolojiye, yönetim sisteminden savunma sanayisine birçok alanda Türkiye’nin yönünü değiştiren önemli adımlar atıldı. Darbe girişiminden sonra emniyet, ordu ve yargı gibi kritik kurumlar başta olmak üzere devletin farklı kademelerinde FETÖ ile mücadele süreci başlatıldı. Kritik kurumlarda yeniden yapılanma sürecine gidildi, güvenlik bürokrasisinde millî güvenlik ve liyakat odaklı adımlar atıldı.
TSK’NIN ÖNÜ AÇILDI
15 Temmuz öncesinde terör örgütü PKK’ya yönelik düzenlenen hava operasyonlarında hedeflerin etkili şekilde vurulamadığı yönünde eleştiriler gündeme geliyordu. FETÖ mensuplarının Türk Silahlı Kuvvetlerinden tasfiyesinin ardından Hava Kuvvetleri’nin operasyon kabiliyetinin artırılmasına yönelik adımlar atıldı. Operasyonlarda daha etkin sonuçlar alınmaya başlandı. Terör tehdidini sınırları içinde bekleyen değil, kaynağında etkisiz hâle getirmeyi hedefleyen yeni bir güvenlik politikası izlenmeye başlandı. Fırat Kalkanı, Zeytin Dalı, Barış Pınarı ve Pençe serisi operasyonlarla sınır ötesinde üs bölgeleri oluşturuldu, terör koridoru girişimlerine izin verilmedi. Terör örgütü PKK’nın Türkiye içerisindeki ve sınır ötesindeki yapılanmaları büyük ölçüde etkisiz hâle getirildi.
YÖNETİM SİSTEMİ DEĞİŞTİ
Yönetim sisteminde de önemli bir değişikliğe gidildi. 16 Nisan 2017’de yapılan referandumla Cumhurbaşkanlığı Hükûmet Sistemi kabul edildi. 2018 yılındaki genel seçimlerin ardından uygulanmaya başlanan sistemle birlikte yürütmede çift başlı yapının sona erdirilmesi ve karar alma süreçlerinin hızlandırılması hedeflendi.
SİVİL İRADE GÜÇLENDİ
15 Temmuz’un ardından Türk demokrasisinde de önemli değişimler yaşandı. Geçmişte sıkça gündeme gelen askerî vesayet anlayışı büyük ölçüde sona ererken, sivil iradenin devlet yönetimindeki belirleyici rolü daha da güçlendi. Millî Güvenlik Kurulu ve güvenlik bürokrasisinde atılan adımlarla ordunun sivil otoriteye bağlılığı pekiştirildi.
15 Temmuz 2016 gecesi neler yaşandı? Yayın odalarından meydanlara uzanan demokrasi mücadelesi
SAVUNMADA BÜYÜK ATILIM
Savunma sanayisinde yerli ve millî üretime ağırlık verildi, projeler hız kazandı. Bayraktar TB2, AKINCI, AKSUNGUR ve ANKA gibi insansız hava araçları dünya çapında dikkat çekti. KIZILELMA insansız savaş uçağı projesi geliştirildi. Millî Muharip Uçak KAAN ilk uçuşunu gerçekleştirdi. HÜRJET jet eğitim uçağı gökyüzüyle buluştu. ATAK helikopteri ve GÖKBEY genel maksat helikopteri envantere girdi.
ALTAY ana muharebe tankının seri üretim süreci başladı. MİLGEM projesiyle yerli savaş gemileri üretildi. TCG Anadolu, Türkiye’nin en büyük askerî gemisi olarak donanmaya katıldı. SİPER ve HİSAR gibi sistemlerle millî hava savunma kabiliyetleri güçlendirilirken, Çelik Kubbe projesiyle entegre hava savunma mimarisi hedeflendi.
SOM, ATMACA, TAYFUN, CENK, BORA, GÖKDOĞAN ve BOZDOĞAN gibi yerli füze sistemleri geliştirildi. Türk savunma sanayii, yüzde 80 seviyelerine ulaşan yerlilik oranıyla dünyanın sayılı üreticileri arasına girdi. Türkiye artık yalnızca kendi ihtiyacını karşılayan değil, çok sayıda ülkeye savunma ürünü ihraç eden küresel bir oyuncu konumuna yükseldi.
15 Temmuz sonrasında oluşan ve “Yenikapı ruhu” olarak adlandırılan millî birlik ve beraberlik anlayışı, zamanla “Türkiye Yüzyılı” vizyonunun temel unsurlarından biri hâline geldi.
