BBP Genel Başkanı Destici'den kritik değerlendirmeler: Devletimize güveniyoruz ama PKK’ya asla güvenmiyoruz
BBP Genel Başkanı Mustafa Destici, SDG’nin silah bırakmasının mümkün olmadığını belirterek, 'ABD desteği devam ettiği sürece süreç, oyalama taktiğinden öteye geçmez' dedi. Destici, sözlerine 'Sahada güçlü olan Türkiye, Suriye masasında yok sayılamaz' şeklinde devam etti.
- SDG'nin ABD desteğiyle silah bırakmayacağını, Türkiye'nin Suriye masasında dışlandığını ve PKK'nın silah bırakmadan terörsüz bir sürecin başarıya ulaşamayacağını belirtti.
- En düşük emekli maaşının dramatik düşüşüne dikkat çekerek, 1-2 bin liralık artışların yetersiz olduğunu ve en az 30 bin lira seviyesine çıkarılması gerektiğini savundu.
- Aile kurumunun korunmasını ekonomik ve dış politika krizlerinden daha önemli görerek, sosyal medyanın olumsuz etkilerine karşı (TikTok'un kapatılması, çocuklara internet erişiminin filtrelenmesi gibi) önlemler alınması çağrısı yaptı.
- ABD'yi uluslararası hukuku tanımayan "haydut devlet" olarak nitelendirerek, küresel barışı tehdit ettiğini ve İsrail'in Gazze'deki eylemlerine destek verdiğini eleştirdi.
- CHP'nin siyasi geleneğinden Türk milliyetçisi bir Cumhurbaşkanı çıkmasının mümkün olmadığını, Mansur Yavaş'ın adaylığının ise gerçekçi olmadığını ifade etti.
AKİF Bülbül ANKARA- Büyük Birlik Partisi (BBP) Genel Başkanı Mustafa Destici, Türkiye Basın Federasyonu’nun Anadolu Sohbetleri toplantısında, Terörsüz Türkiye süreci ve Suriye’de 10 Mart mutabakatına uymayan SDG’nin tutumuna ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
SDG’nin kendini feshetmesi ya da silah bırakması yönündeki beklentilerin gerçekçi olmadığını vurgulayan Destici, “ABD desteği devam ettiği sürece SDG’nin ne silah bırakması ne de Suriye merkezi hükümetiyle tam anlamıyla entegrasyona gitmesi söz konusu değildir. Zaman zaman olumlu mesajlar verip ardından geri adım atıyorlar. Bu, tamamen süreci oyalamaya yönelik bir taktik” dedi.
“MASADA YOK SAYILMAK İSTENİYORUZ”
Türkiye’nin Suriye denkleminde bilinçli şekilde devre dışı bırakılmaya çalışıldığını savunan Destici, özellikle Paris’te gerçekleştirilen ve Suriye ile İsrail’e ilişkin kritik görüşmelere Türkiye’nin davet edilmemesini sert sözlerle eleştirdi.
Destici, “Türkiye sahada fiilen var, askeri gücüyle, diplomatik ağırlığıyla ve sınır güvenliğiyle bu sürecin merkezinde yer alıyor. Ancak masada yok sayılmak isteniyoruz. Sahada kazanılan başarıların masa başında kaybettirilmesine yönelik bir çaba var. Türkiye buna kesinlikle izin vermemeli ve kendi tezlerini her platformda kararlılıkla savunmalıdır” diye konuştu.
‘Terörsüz Türkiye süreci başarıya ulaşır mı?’ sorusuna, “Devletimize güveniyoruz ama PKK’ya asla güvenmiyoruz” cevabını veren Destici sözlerini şöyle sürdürdü:
"İpleri ABD’nin elinde olan bir yapıdan bahsediyoruz. Silah bırakmadan, kendini feshetmeden ne anayasa konuşulur, ne de yasa. PKK’nın sadece Türkiye’de değil, Irak, Suriye, İran ve Avrupa’daki tüm uzantılarıyla silah bırakması gerekir. Bu olmadığı takdirde süreç başarıya ulaşamayabilir"
“BİRKAÇ BİN LİRA ZAM EMEKLİĞİNİN DERDİNE DERMAN OLMAZ”
Ekonomi ve emekli maaşlarına ilişkin görüşlerini dile getiren Destici, “En düşük emekli maaşının, çalışan maaşlarına oranla dramatik biçimde gerilediğine dikkat çekti. Destici, “2023’te en düşük emekli maaşı, en düşük memur maaşının yüzde 65’i seviyesindeydi. Bugün bu oran yüzde 30’a düştü. Bu kabul edilemez. Yapılacak 1-2 bin liralık artış, emeklinin derdine çare olmaz. En az 30 bin lira seviyesine çıkılması lazım. Emeklilik sisteminin kademeli ve adil biçimde yeniden düzenlenmesi gerekiyor” ifadelerini kullandı.
“AİLE KURUMUNU KORUMAK KRİZLERDEN DAHA ÇOK ÖNEMLİ”
BBP lideri Destici, internet ve sosyal medya kullanımının özellikle çocuklar ve gençler üzerinde oluşturduğu olumsuz etkilerden endişe duyduğunu ifade ederek, aile kurumunun korunmasının Türkiye için en kritik meselelerden biri olduğunu söyledi. Bu durumun aileyi ve dolayısıyla toplumu ciddi şekilde tehdit ettiğini kaydeden Destici, “Özellikle TikTok gibi uygulamaların derhal kapatılması lazım. 15 yaş altı çocukların internet erişiminin ise filtreleme ve denetim mekanizmalarıyla sınırlandırılması elzem hale geldi. Aileyi korumak ekonomik dalgalanmalardan ve dış politika krizlerinden çok daha önemli” dedi.
Türkiye’de doğurganlık oranının 1,4’e düşmesini “sessiz bir felaket” olarak nitelendiren Destici, aile yapısının zedelenmesinin uzun vadede devletin temel yapısını sarsacağını belirtti. Destici, internet ve sosyal medya kullanımına ilişkin düzenlemelerin toplumun geleceği ve gençlerin sağlıklı gelişimi açısından kritik bir adım olduğunu ifade etti.
“CHP’DEN TÜRK MİLLİYETÇİSİ CUMHURBAŞKANI ÇIKMAZ”
CHP’de yaşanan Cumhurbaşkanlığı adaylığı tartışmalarına da değinen BBP Genel başkanı Mustafa Destici, Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş’ın milliyetçi partilerin ortak adayı olma ihtimalini oldukça düşük gördüğünü ifade etti.
“CHP’nin adayı olmadığı sürece, başka partilerin oluşturacağı bir bloktan Cumhurbaşkanlığına aday gösterilmesi gerçekçi değildir” diyen Destici, seçim matematiğinin de bunu zorlaştırdığını dile getirdi.
Tek parti döneminden başlayarak sonraki yıllara kadar Türk milliyetçilerinin baskı, sürgün ve dışlanmayla karşı karşıya kaldığını savunan Destici, “Böyle bir siyasi geleneğin içinden Türk milliyetçisi bir Cumhurbaşkanı çıkması mümkün değildir” ifadelerini kullandı. Cumhurbaşkanlığı seçiminde belirleyici unsurun sadece kişisel popülerlik değil, güçlü bir siyasi ittifak ve net bir ideolojik duruş olduğunu vurgulayan Destici, “Bu açıdan bakıldığında Mansur Yavaş’ın, Cumhur İttifakı’nın adayı olan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan karşısında “birinci yarışmacı” olabilecek bir pozisyonda olmadığını savundu.
“ABD, HAYDUT DEVLET GİBİ DAVRANIYOR”
BBP genel Başkanı Mustafa Destici, ABD Başkanı Donald Trump’ın Venezuela ve Orta Doğu politikalarını sert sözlerle eleştirdi. Washington yönetiminin küresel barışı tehdit ettiğini kaydeden Destici, “ABD olmasa İsrail Gazze’de soykırım yapamazdı. ABD, bugün uluslararası hukuku tanımayan bir haydut devlet gibi davranıyor” diye konuştu.
