Cumhurbaşkanı Erdoğan: Petrol mücadelelerinin benzeri su alanında da yapılacak
Cumhurbaşkanı Erdoğan, DSİ Tarafından Tamamlanan 563 Adet Tesisin Toplu Açılış Töreni'nde konuştu. Projelerin ekonomiye yıllık 22 milyar lira katkı yapacağını duyuran Erdoğan, suyun önemine dikkat çekerek "Geçtiğimiz asırda petrol ve karbon yakıtlar için yapılan mücadele önümüzdeki dönemde su alanında yapılacaktır" dedi.
- Güncel yatırım bedeli 137 milyar lira olan bu yatırımlarla 896 milyon metreküp su depolama kapasitesi geliştirildi ve 1 milyon 190 bin dekar arazi sulamaya açıldı.
- Tamamlanan tesisler, günümüz rakamlarıyla ekonomiye yıllık 22 milyar lira katkı sağlayacak.
- 2002'den bugüne 805 baraj, 522 gölet ve bent, 1890 sulama tesisi ve 365 toplulaştırma projesi hizmete sunuldu.
- Türkiye kişi başına düşen yıllık 1301 metreküp kullanılabilir su miktarı ile su stresi çeken ülkeler grubunda yer alıyor.
- Dünya genelinde 2,2 milyar insan sağlıklı içme suyuna erişemiyor ve 2050'de yaklaşık 6 milyar insanın yeterli temiz suya ulaşamayacağı öngörülüyor.
- Bu yıl içerisinde 300 yeni su ve sulama tesisi tamamlanacak.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Beştepe Millet Kongre ve Kültür Merkezi'nde DSİ Tarafından Tamamlanan 563 Adet Tesisin Toplu Açılış Töreni'ne katıldı.
Özkan Yalım'ın yasak aşkını işe almıştı! Bornova Belediye Başkanı Ömer Eşki'den itiraf
Erdoğan'ın açıklamaları şu şekilde:
Güncel yatırım bedeli 137 milyar lira olan bu eserlerle 896 milyon metreküp su depolama kapasitesi geliştirmiş 1 milyon 190 bin dekar araziyi sulamaya açmış oluyoruz.
"SENEDE 22 MİLYAR LİRA KATKI SAĞLAYACAK"
Aynı şekilde yıllık 212 milyon metreküp içme suyu sağlıyor ve içme suyu arıtma kapasitemizi günlük 301 bin metreküp arıtıyoruz. Bu yatırımlar marifetiyle 505 meskun mahal ve 52 bin 400 dekar tarla içi geliştirme faaliyetlerimiz kapsamında 2 milyon 20 bin dekar alanın tescillini yaptık. Tamamladığımız bu tesisler günümüz rakamlarıyla ekonomimize yıllık 22 milyar lira katkı yapacak.
Az sonra canlı bağlantılarla açılışını gerçekleştireceğimiz 563 eserin bir kez daha hayırlı uğurlu olmasını diliyorum. Tarım ve Orman Bakanlığımıza, Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğümüze, yüklenici firmalarımıza, proje aşamasından inşaat sürecine bu eserlerin yapımında emeği geçen her bir kardeşime teşekkür ediyorum.
Kıymetli misafirler, şunu evvel emirde ifade etmek isterim. Hamuru şehit ve gazilerimizin mübarek kanlarıyla yoğrulan alimlerimizin, ariflerimizin, gönüllerimizin ilim ve hikmet pınarlarıyla çağlayan bu topraklar her noktasıyla bir su medeniyetidir. Burası bin yıl önce dergahlarını su kıyılarına kurarak kalplere ve zihinlere iyilik tohumları ekenlerin diyarı, ruhu adım adım medeniyet bahçesine dönüştüren erenlerin yurdudur. Hangi sadakanın verilmesi daha çok hoşunuza gider diye sorulunca su cevabını veren Peygamber Efendimiz, suya erişmekte zorlananlara su temin etmenin onlara bir hayat bağışlamak anlamına geldiğini belirtmiş.
"PETROL İÇİN YAPILAN MÜCADELELER SU ALANINDA DA YAPILACAK"
Değerli dostlar, güç rekabetinin her alanda giderek kızıştığı bir yüzyılın en stratejik ve en değerli kaynağı üretim ve enerjinin de ana unsuru olan sudur. Geçtiğimiz asırda petrol ve karbon yakıtlar için yapılan mücadele önümüzdeki dönemde su alanında yapılacaktır. Çevremizde yaşanan sıcak çatışmalara baktığımızda bunun işaretlerini şimdiden görebiliyoruz. İklim değişikliği, kuraklık, nüfus artışı, aşırı kentleşme ve sanayileşme gibi faktörlerin yol açtığı sorunlar su kaynakları üzerindeki baskıyı artırıyor. Özellikle şu rakamlar karşı karşıya olduğumuz tehlikenin büyüklüğünü daha net ortaya koyuyor.
"2.2 MİLYAR İNSAN SAĞLIKLI İÇME DUYUNA ERİŞEMİYOR"
Bakınız dünya genelindeki 1,4 milyar kilometreküp toplam suyun yalnızca yüzde iki buçuğu tatlı sulardan oluşuyor. 1960 yılında 3 milyar olan dünya nüfusunun bugün 8 milyarı aşmasına karşın aynı dönemde yeryüzüne düşen yağış miktarına baktığımızda hiçbir değişiklik olmamıştır. Temiz su kaynaklarına duyulan ihtiyaç artarken hızlı tüketim ve kirliliğin etkisiyle kullanılabilir su kaynakları maalesef hızla azalıyor. Bugün dünyadaki 2,2 milyar insan sağlıklı içme suyuna erişemiyor. Dünya su kalkınma raporuna göre 2050 yılında yaklaşık 6 milyar insanın yeterli temiz suya ulaşamayacağı öngörülüyor. Tam bunlara ilave olarak iklim krizi en fazla suyumuzu yani hayat kaynağımızı tehdit ediyor.
"SU TEHDİDİYLE EN SERT ŞEKİLDE YÜZLEŞEN ÜLKELERDEN BİRİYİZ"
İklim krizi en fazla suyumuzu yani hayat kaynağımızı tehdit ediyor. Biz Akdeniz kuşağında yer aldığımız için bu tehditlerle en sert şekilde yüzleşen ülkelerden biriyiz. Son yıllarda orman yangınlarından sel felaketlerine, sel felaketlerindeki bu yaşantımızla iklim değişikliği sebebiyle birçok sorunlarla mücadele etmek zorunda kalıyoruz. Sadece geçtiğimiz sene 2334 orman yangınına müdahale ettik. Bu yangınlardan 81 bin hektar ormanlık alanımız etkilendi. Yangınlara karşı hazırlıklarımızı en hızlı şekilde yapıyoruz. Bu yıl hava filomuza 14 yeni helikopter ekleyerek helikopter sayımızı 119'a, havadan su atma kapasitemizi 462 tona çıkardık.
"AZAMİ HASSASİYET GÖSTERMELİYİZ"
28 uçağımız, 14 insansız hava aracımız, 2766 ilk müdahale aracımız, 1953 arazözümüz ve 878 iş makinemizle bu sene yangınlarla çok daha etkin mücadele edeceğiz. Kıymetli misafirler, Türkiye kişi başına düşen yıllık 1301 metre küp kullanılabilir su miktarı ile su stresi çeken ülkeler grubundadır. Şurası da son derece çarpıcıdır. Dünyanın ortalama yağış miktarı yıllık 990 milimetreyken Türkiye'de bu rakam yıllık 574 milimetredir. Bu manzara bize şunu gösteriyor: Su kaynaklarımızı tükenme sınırına gelmeden korumak, verimli kullanmak ve doğru yönetmek mecburiyetindeyiz. Sularımızı daha bilinçli kullanmamız gerektiğinin altını burada bir kez daha çiziyoruz. Tüm kurumlarımızdan ve tüm vatandaşlarımızdan bu konuda azami hassasiyet beklediğimi özellikle ifade ediyorum.
Sadece musluktan akan suyu değil, nehirden gürül gürül akan suyu bile israf etmeden kullanmaya özen göstermeliyiz. Eşim Emine Erdoğan'ın öncülüğünde başlatılan ve bugün küresel bir çevre projesine dönüşen sıfır atık hareketimiz 9 seneyi geride bıraktı. Sıfır atık hareketiyle 90 milyon ton atığı geride kazandık, ülkemiz ekonomisine 365 milyar lira katkı yaptık. Geri kazanım oranımızı 2035'te %60'a, 2053'te ise inşallah %60 seviyesine yükselteceğiz.
"23 YILDA SU YATIRIMLARIMIZI ZİRVEYE ÇIKARDIK"
Bu emaneti de en güzel şekilde daha da zenginleştirerek gelecek nesillere aktarmak için son 23 yılda bilhassa su yatırımlarımızı zirveye çıkardık. Medeniyetimizin mihenk taşı olan suyu iktisatlı kullanan, doğru yöneten ve milletimizi suyla en güvenli şekilde buluşturan politika ve yatırımlara ağırlık verdik. 2002'den bugüne 805 barajı, 522 gölet ve bent, 1890 sulama tesisi, 365 toplulaştırma projesi, 378 içme suyu ve atık su tesisini hizmete sunduk. Bu arada 6234 taşkın kontrol tesisini, 637 hidroelektrik santrali, 148 yeraltı depolama ve suni besleme tesisini ülkemize kazandırdık.
Yeraltı depolama ve suni besleme tesisini ülkemize kazandırdık. Güncel rakamlarla toplam 4 trilyon 700 milyar lira değerinde olan 10 bin 984 tesisi tamamlayarak milletimizin emrine verdik. Bu tesislerle 2,5 milyon hektarlık alanı sulamaya açtık. Türkiye ekonomisine yıllık 416 milyar lira katkı sağladık. Toplam 2,2 milyon insanımıza tarımsal istihdam oluşturduk. 7 milyon 400 bin hektar alanda toplulaştırma çalışması yaptık.
Değerli kardeşlerim Allah'a hamdolsun. 2026 yılına yağışların bereketiyle girdik. Barajlarımız doluyor. Su kaynaklarımız yenileniyor. Geçen yıl zirai kuraklık ve zirai don sebebiyle sıkıntılar yaşayan çiftçilerimizin bu yıl yüzü gülüyor. İnşallah umutlarımızı artıran bu bereketi tarımda, enerjide ve sanayide en güçlü şekilde üretime yansıtmayı hedefliyoruz. Bu yıl içerisinde 300 yeni su ve sulama tesisini tamamlayacağız. İster tarımda, ister sulamada, ister ulaştırmada, isterse başka bir alanda olsun esas mesele vizyon ve irade sahibi olmaktır. Ülkenin ve milletin derdiyle dertlenen hizmet eder."
