Deprem çemberinde 3 il! Osman Bektaş’tan korkutan uyarı: En büyüğü 6,6 bekleniyor
Deprem Uzmanı Prof. Dr. Osman Bektaş, Karadeniz Bölgesi’ndeki 3 ili işaret ederek deprem riskine karşı uyardı. Ordu, Trabzon ve Rize’nin yüzlerce kilometre uzaktaki faylardan dahi etkilendiğini belirten Bektaş “AFAD sahilde, sağlam zemin için yer sarsıntı şiddetini ve en büyük depremi 6,6 olarak öngörmüştür” dedi.
- Ordu-Trabzon-Rize, yakın kaynaklar (0-10 km) Karadeniz Sahil Fay Sistemi ve uzak kaynaklar (50-300 km) Kuzey Anadolu Fayı, Kuzeydoğu Anadolu Fayı ve Doğu Anadolu Fayı üzerindeki depremlerden etkilenebilir.
- Sahil kesimindeki alüvyon ve dolgu zeminlerde, düşük frekanslı sismik dalgaların büyümesiyle heyelan, dolgu alanlarında oturma ve sıvılaşma riski artmaktadır.
- AFAD, sahil kesiminde sağlam zemin için yer sarsıntı şiddetini 0,2-0,3 g veya en büyük depremi 6,6 olarak öngörmüştür.
- Bektaş, Doğu Karadeniz sahili için 'deprem üretmez' algısının yanlış olduğunu ve bölgenin aktif tektonik alana sahip olduğunu belirtmiştir.
- Trabzon-Rize açıklarında mikro deprem kümesi geliştiği ve 2024'ten bu yana deprem aktivitesinin devam ettiği ifade edilmiştir.
Deprem Uzmanı Prof. Dr. Osman Bektaş, sosyal medya hesabından yeni bir uyarı yayınladı. Bektaş Ordu-Trabzon -Rize’nin yalnızca yakınındaki fay hareketliliklerinden değil, kilometrelerce uzaklıktaki fay hareketliliklerinden de etkilenebileceğini bildirdi.
EN BÜYÜK DEPREM 6,6
Bektaş “AFAD sahilde, sağlam zemin için yer sarsıntı şiddetini 0,2-0,3 veya en büyük depremi 6,6 olarak öngörmüştür” diyerek uyardı.
Bektaş, “Ordu-Trabzon -Rize yakın ve uzak deprem kaynaklarından nasıl etkileniyor?” sorusuna şöyle cevap verdi:
Yakın kaynaklar (0-10 km): Karadeniz Sahil Fay Sistemi'nin ürettiği küçük ve orta büyüklükteki depremler. Orta ve uzak kaynaklar (50-300 km): Kuzey Anadolu Fayı, Kuzeydoğu Anadolu Fayı ve Doğu Anadolu Fayı üzerinde meydana gelen depremler.
Zemin etkisi: Bu deprem kaynaklarından gelen özellikle düşük frekanslı (uzun periyotlu) sismik dalgalar, sahil kesimindeki alüvyon ve dolgu zeminlerde büyüyerek daha yüksek şiddette hissedilebiliyor. Sonuç: • Yamaçlarda heyelanların tetiklenmesi, • Dolgu alanlarında oturma ve yanal kaymaların gelişmesi, • Gevşek ve suya doygun zeminlerde sıvılaşma riskinin artması.
Bektaş, sonuç kısmını ise şöyle sıraladı;
| Muhtemel Etkiler |
|---|
| Yamaçlarda heyelanların tetiklenmesi |
| Dolgu alanlarında oturma ve yanal kaymaların gelişmesi |
| Gevşek ve suya doygun zeminlerde sıvılaşma riskinin artması |
Bektaş, uyarısını şöyle sürdürdü:
Ordu-Trabzon-Rize için deprem tehlikesi yalnızca yakın faylardan değil, yüzlerce kilometre uzaktaki büyük fay sistemlerinden gelen uzun periyotlu dalgaların sahil dolguları ve zayıf zeminlerde büyümesiyle de şekillenmektedir. Bu nedenle AFAD sahilde, sağlam zemin için yer sarsıntı şiddetini 0,2-0,3 g veya en büyük depremi 6,6 olarak öngörmüştür.
KARADENİZ İÇİN UYARMIŞTI
Bektaş, daha önce de ‘Doğu Karadeniz sahili deprem üretmez’ algısının yanlış olduğunu vurgulamıştı. Bölgedeki tektonik alanın aktif olduğunu hatırlatan Bektaş, alüvyon zeminlerin muhtemel hasarı büyütebileceğini belirtti. Bektaş, daha önce de “Karadeniz Sahil kesimi M6,6 büyüklüğünde bir depreme hazır olmalı” diyerek uyarmıştı.
Bektaş, Trabzon-Rize açıklarında mikro deprem kümesi geliştiğini belirterek “2024 yılında ise 4,8 Rize-Çamlıhemşin depremi ve onu izleyen Arhavi heyelanı oluştu. 2025’de Trabzon açıklarındaki3,2-3,5 depremleri bu kümeyi daha da büyüttü. 2026’da aynı küme 3,8 ile büyümeye devam ediyor” demişti.
