Eski Vali Tuncay Sonel'in koruma polisi Şükrü Eroğlu'nun ifadesinde 'ihbar' detayı! Vali cesede baktı ve ‘Gülistan değil’ dedi
Gülistan Doku soruşturmasında tutuklanan eski Vali Tuncay Sonel'in koruma polisi Şükrü Eroğlu'nun ifadesinde yeni detaylar ortaya çıktı. Eroğlu arama çalışmalarında kimliği belirsiz bir kadının cesedini gören Vali Sonel’in yüzüne bakarak “Gülistan değil” dediğini, ailenin olay yerinde bulunmadığını iddia etti. İşte Sonel’in ifadesindeki yeni detaylar…
- Eski Tunceli Valisi Tuncay Sonel'in koruma polisi Şükrü Eroğlu’nun ifadesinde yeni detaylar ortaya çıktı.
- Eroğlu, arama çalışmaları sürerken bir ihbar üzerine vali ile birlikte Gülistan'ın son görüldüğü Sarı Saltuk Viyadüğü'ne gittiklerini, bir kadın cesedinin incelendiğini açıkladı.
- Eroğlu "Bir gün bu çalışmalar esnasında ceset bulunduğu yönündeihbar gelmişti. Ekipçe vali bey ile 4 araç olmak üzere sarı sarı Saltukviyadüğü yakınına gittik. Bu haber nasıl ve kime geldi hatırlamıyorum. Vali beycesedin yanına giderek bizzat yüzüne ve cesede bakarak "Gülistandeğil" dedi. Ben bu esnada cesede çok yakın değildim. Ben cesedin yanınakadar gitmedim. Ben cesedin yüzünü görmedim" dedi.
Türkiye’nin konuştuğu 7 yıllık Gülistan Doku soruşturmasında ismi gizli tanık iddialarında geçen, Gülistan’ın cansız bedenini gömdüğü iddia edilen eski Tunceli Valisi Tuncay Sonel'in koruma polisi Şükrü Eroğlu’nun ifadesi ortaya çıkmıştı.
Gülistan Doku soruşturmasında tutuklanan eski Vali Tuncay Sonel'in koruma polisi Şükrü Eroğlu'nun ifadesi ortaya çıktı: Talimatı vali verdi
Eroğlu Gülistan’ın SIM kartını valinin talimatı ile ihraç polis memuruna verdiğini belirterek “Vali beyin talimatıyla Gökhan Ertok ile görüştüm. O da bana iki ayrı konum attı. Vali beyin ‘Gidin bir bakın şu konumlara' demesi üzerine iki ayrı günde gittim” demişti.
Eroğlu’nun ifadesindeki yeni detayları gazeteci Emrullah Erdinç paylaştı. Sosyal medya hesabından paylaşım yapan Erdinç, arama çalışmalarına ilişkin bir detayı öne çıkardı.
"GÜLİSTAN DEĞİL DEDİ"
Gülistan’ın son görüntüsünün Sarı Saltuk viyadüğünde olması kapsamında suda arama çalışmaları başladığını belirten Şükrü Eroğlu şunları anlattı:
Bir kez baraj boşaltılıp seviyesi indirilmişti. Bir gün bu çalışmalar esnasında ceset bulunduğu yönünde ihbar gelmişti. Ekipçe vali bey ile 4 araç olmak üzere sarı sarı Saltuk viyadüğü yakınına gittik. Bu haber nasıl ve kime geldi hatırlamıyorum. Vali bey cesedin yanına giderek bizzat yüzüne ve cesede bakarak "Gülistan değil" dedi. Ben bu esnada cesede çok yakın değildim. Ben cesedin yanına kadar gitmedim. Ben cesedin yüzünü görmedim.
"BAŞKA KADINA AİTMİŞ"
Eroğlu “Sonradan öğrendiğim kadarıyla bu ceset başka bir kayıp kadına aitmiş. Olay yerinde savcı olup olmadığını hatırlamıyorum. Gülistan'ın ailesi de yoktu. Arama çalışmaları benim Tunceli'den ayrıldığım Haziran ayına kadar sürdü” diyerek çalışmaların zamanla azaldığını ifade etti.
GİZLİ TANIK NE DEMİŞTİ?
Gizli tanık, valinin oğlu Mustafa Türkay Sonel'in "Uzi veya Akrep" tarzı bir silahla Sarı Saltuk Viyadüğü bölgesinde Gülistan'ı kafasından vurarak öldürdüğünü, Vali koruması Şükrü Eroğlu ve bir korucunun genç kızın cesedini gömdüğünü öne sürmüştü.
NELER OLMUŞTU?
Tunceli'de üniversitede okuyan kızları Gülistan Doku'dan 5 Ocak 2020'den itibaren haber alamayan ailesi, memleketleri Diyarbakır'dan Tunceli'ye gelerek 6 Ocak 2020'de emniyete kayıp başvurusunda bulunmuştu. 21 yaşındaki genç kızın arkadaşlarıyla görüşen ve cep telefonu sinyallerini izleyen ekipler, arama çalışması başlatmış ancak bir sonuç elde edilememişti.
10 ŞÜPHELİ TUTUKLANMIŞTI
Hiç iz tespit edilemeyen dosya 7 yıl sonra raftan inmiş, Tunceli Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen soruşturma kapsamında 13 şüpheli gözaltına alınmıştı. Şüpheliler arasından eski polis Gökhan Ertok, Erdoğan Elaldı, Celal Altaş, Nurşen Arıkan, Ferhat Hanedan Güven, Zeinal Abakarov, Cemile Yücer, Engin Yücer, Şükrü Eroğlu, Mustafa Türkay Sonel ve Tuncay Sonel olmak üzere 10 şüpheli tutuklanmıştı.
Şüphelilerden Umut Altaş hakkında yakalama kararı çıkarılmıştı. Munzur Üniversitesi’nin güvenlik kameralarından sorumlu Savaş G., Süleyman Ö. ile Uğurcan A. ise haklarında yurt dışına çıkış yasağı kararı verilerek adli kontrol şartıyla serbest bırakılmıştı. Gözaltına alınan dönemin başhekimi Çağdaş Özdemir ise adliyeye sevk edilmişti.
