İran’dan göç iddialarına Bakan Çiftçi'den net cevap: Geçişlerde dörtte birlik azalma var
İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi, İran’daki savaş sonrasında Türkiye’ye göç dalgası yaşandığı iddialarına cevap verdi. Bakan Çiftçi “İran, kendi vatandaşlarına yönelik olarak bir sınırlama getirmiş durumda. Kendi vatandaşlarını bizim tarafa bırakmıyorlar. Bizim tarafımızdan da İran tarafı kendi vatandaşlarını kabul ediyor. Şu anda herhangi bir sıkıntı yok. İran vatandaşlarının geçişlerinde neredeyse üçte bir veya dörtte birlik bir azalma var" dedi.
- İran sınırı ve göç hareketliliğine karşı gerekli tedbirlerin alındığı, İran vatandaşlarının geçişlerinde üçte bir veya dörtte birlik bir azalma olduğu belirtildi.
- Dijital suçlarla mücadelede yapay zeka destekli analiz sistemleri, gelişmiş veri takip altyapıları ve uluslararası işbirlikleri ile suç ağlarının daha hızlı tespit edilip müdahale edildiği ifade edildi.
- Suça sürüklenen çocukların topluma kazandırılması için yeni güvenlik mimarisi anlayışında çocuk güvenliğinin öncelikli olduğu vurgulandı.
- Emniyet Teşkilatı Kanunu'nun günün ihtiyaçlarına cevap vermediği ve yeniden güncellenmesi gerektiği belirtildi.
İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi, Güvenlik ve Acil Durumlar Koordinasyon Merkezi'nde (GAMER) haber ajanslarının temsilcilerinin gündeme ilişkin sorularına cevap verdi. Bakan Çiftçi siber suçlarla mücadele, suça sürüklenen çocuklar, İran sınırı, Emniyet Teşkilatı Kanunu, dijital suçlar gibi konulara ilişkin önemli açıklamalar yaptı.
"DÖRTTE BİRLİK BİR AZALMA VAR"
Bakan Çiftçi, İran sınırındaki son duruma ilişkin “Gerek İçişleri Bakanlığımız olarak Göç İdaresi, AFAD, öbür taraftan Milli Savunma Bakanlığımız sürekli bölgeyi izliyor, gelişmeleri takip ediyoruz. Bununla ilgili alınması gereken tüm tedbirleri de almış durumdayız. Şu anda herhangi bir sıkıntı yok. İran vatandaşlarının geçişlerinde neredeyse üçte bir veya dörtte birlik bir azalma var" dedi.
Dijital suçlarla mücadelenin hız kesmeden sürdüğünü ifade eden Bakan Çiftçi “Onların usulleriyle, onlardan daha iyi şekilde mücadele etmeye gayret ediyoruz. Mesela yapay zeka destekli analiz sistemleri, gelişmiş veri takip altyapıları ve uluslararası işbirlikleriyle dijital suç ağlarını çok daha hızlı tespit edip müdahale edebilen bir yapı oluşturmaya çalışıyoruz” dedi.
Bakan Çiftçi’nin cevap verdiği sorular ve açıklamaları şöyle;
"Bakanlık olarak suça sürüklenen çocukları suçtan korumak için ve sokaktaki tehlikelerden korumak için nasıl bir yol haritanız var?"
Suça sürüklenen çocuklar meselesi aslında sadece bir güvenlik sorunu değil, bütün bir toplum olarak hepimizin ortak sorumluluğu içerisinde yer alıyor. Her çocuğun doğru yönlendirme ve destekle yeniden topluma kazandırılabileceğine inanıyoruz. Bundan 6 ay önce de suça sürüklenen çocuklarla ilgili Milliyetçi Hareket Partisi Genel Başkanı Sayın Doktor Devlet Bahçeli'nin üzerinde hassasiyetle durduğu, dikkat çektiği hususlar büyük önem taşıyor. Bu nedenle yeni dönemde hayata geçirdiğimiz yeni güvenlik mimarisi olarak da adlandırdığımız anlayışımızda, çocuklarımızın güvenliği öncelikli başlık olarak öne çıkıyor.
"ABD, İsrail ve İran gerilimi sonrası özellikle İran tarafından ülkemize yeni bir göç dalgası iddiaları konuşuluyor. O bölgede muhtemel bir hareketliliğe karşı alınan tedbirler nelerdir ve fiziki güvenlik şartlarındaki son durum nedir, geri gönderme merkezlerimizin kapasite durumu nedir?"
Savaşın başladığı tarihten bu yana sınır kapılarımızdan giriş-çıkışları da yakından takip ediyoruz, gözlemliyoruz. İran, kendi vatandaşlarına yönelik olarak bir sınırlama getirmiş durumda. Kendi vatandaşlarını bizim tarafa bırakmıyorlar. Aynı zamanda üçüncü ülke vatandaşlarının da bizim tarafımıza geçmesine müsaade etmiyorlar. Bizim tarafımızdan da İran tarafı kendi vatandaşlarını kabul ediyor, onun dışında diğer geçişlere de müsaade etmiyor. Bunun neticesinde şunu görüyoruz: Savaşın başladığı tarihten bu yana bizim tarafımıza geçişlerde, İran vatandaşlarının geçişlerinde neredeyse üçte bir veya dörtte birlik bir azalma var. Kendi taraflarına geçişlerde, kendi vatandaşları açısından da bir artış var. Bununla ilgili alınması gereken tüm tedbirleri de almış durumdayız. Şu anda herhangi bir sıkıntı yok.
Dijitalleşmenin hayatın her alanına yaygınlaşmasıyla beraber suç türü çeşidinin söz konusu olduğunu dile getiren Bakan Çiftçi, şunları anlattı:
Özellikle çevrim içi dolandırıcılık, sanal bahis, veri hırsızlığı ve sosyal medya üzerinden organize edilen suç faaliyetleri, güvenlik gündemimizin önemli başlıklarından biri haline gelmiş durumda. Daha çok onlar da (dolandırıcılar) sosyal medya üzerinden, internet üzerinden vatandaşlarımızı ağlarına düşürüyorlar ve bu şekilde onların canlarını yakıyorlar. Bu kapsamda da hem Emniyet Genel Müdürlüğümüz hem de Jandarma Genel Komutanlığımız bünyesindeki siber suçlarla mücadele birimlerimizin hem insan kaynağını hem de teknik kapasitesini önemli ölçüde artırmaya gayret ediyoruz. Mesela yapay zeka destekli analiz sistemleri, gelişmiş veri takip altyapıları ve uluslararası işbirlikleriyle dijital suç ağlarını çok daha hızlı tespit edip müdahale edebilen bir yapı oluşturmaya çalışıyoruz.
Emniyet Teşkilatı Kanunu’na ilişkin de konuşan Bakan Çiftçi “Emniyet Teşkilatı Kanunu 1937 yılında çıkarılmış. Aradan da uzun bir zaman geçmiş. Kanunun günün ihtiyaçlarına cevap verecek şekilde yeniden güncellenmesi gerekiyor. Çünkü şu anda Emniyet Teşkilatımız neredeyse 350 bin kişilik bir kadroya ulaştı, dev bir orduya ulaştı. Bunun 280 binini polislerimiz oluşturuyor. Amir sınıfında olan emniyet mensuplarımız, bekçilerimiz var. Dolayısıyla artık mevcut kanunun Emniyet Teşkilatımıza dar geldiğini, yeniden güncellenmesi gerektiğini düşünüyoruz. Bununla ilgili geçmiş dönemde benden önce başlayan bir hazırlık, çalışma var. Biz de arkadaşlarımızla beraber bu çalışmayı devam ettirmeyi düşünüyoruz” dedi.
