İstanbul depremi için dikkat çeken çıkış! "Tek bir senaryoya mahkûm değiliz"
Prof. Dr. Osman Bektaş, İstanbul depremine ilişkin değerlendirmesinde Marmara Denizi'ndeki fay yapısının tek bir senaryoyla açıklanamayacağını belirtti. Bektaş, "İstanbul için 7'den büyük tek deprem modeline sıkışmak yerine, çoklu modelleri tartışmalıyız" ifadelerini kullandı.
- Prof. Dr. Bektaş, Marmara Denizi'ndeki fay sistemine ilişkin tek bir deprem senaryosunun kesin kabul edilmemesi gerektiğini ifade etti.
- Doğu Marmara ve Adalar Fayı'nın "tam kilitli" oluşunun kesinleşmiş bir gerçek değil, mevcut verilerle oluşturulmuş bilimsel bir senaryo olduğunu belirtti.
- Kalın ve suya doygun sediman örtüsünün, fayın derindeki davranışını ortaya koyan verileri maskeleyebileceğini ve bu nedenle verilerin farklı şekillerde yorumlanabileceğini kaydetti.
- Fay üzerinde tekrarlayan depremlerin (repeating earthquakes) gözlenmemesinin tek başına fayın kilitlendiğini göstermeyeceğini vurguladı.
- İstanbul depremiyle ilgili tartışmaların tek bir olasılık üzerinden yürütülmemesi, 7'den büyük tek deprem modeline sıkışmak yerine çoklu modellerin tartışılması çağrısında bulundu.
Jeoloji Uzmanı Prof. Dr. Osman Bektaş, sosyal medya platformu X üzerinden yaptığı paylaşımda İstanbul depremine ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Marmara Denizi'ndeki fay sistemine ilişkin tek bir deprem senaryosunun kesin kabul edilmemesi gerektiğini belirten Bektaş, mevcut bilimsel verilerin farklı yorumlara açık olduğunu ifade etti.
Paylaşımında, "İstanbul depreminde tek bir senaryoya mahkûm değiliz" diyen Bektaş, Marmara'daki deprem tehlikesinin tek bir modele indirgenemeyeceğini vurguladı.
AFAD verileri sonrası Osman Bektaş'tan uyarı var: Önümüzdeki 1 haftaya dikkat!
"TAM KİLİTLİ" OLUŞU KESİN DEĞİL
Prof. Dr. Bektaş, Doğu Marmara ve Adalar Fayı'nın "tam kilitli" olduğunun kesinleşmiş bir gerçek değil, mevcut veriler kullanılarak oluşturulmuş bilimsel bir senaryo olduğunu belirterek, "Doğu Marmara ve Adalar Fayı'nın 'tam kilitli' olduğu bir kesinlik değil, mevcut verilerle üretilmiş bir senaryodur" ifadelerini kullandı.
Kalın ve suya doygun sediman örtüsünün, fayın derindeki davranışını ortaya koyan GPS, InSAR ve deniz tabanı akustik verilerini maskeleyebileceğini kaydeden Bektaş, bu nedenle elde edilen verilerin farklı şekillerde yorumlanabileceğine dikkat çekti.
"ÇOKLU MODELLERİ TARTIŞMALIYIZ"
Bektaş ayrıca, fay üzerinde tekrarlayan depremlerin (repeating earthquakes) gözlenmemesinin tek başına fayın kilitlendiğini göstermeyeceğini belirterek, "Tekrarlayan depremlerin görülmemesi de tek başına kilitlenme kanıtı değildir. Fayın kilitli mi yoksa krip (creep) mi yaptığını doğru yorumlamak, İstanbul'un sismik riskini ve üretebileceği maksimum deprem büyüklüğünü doğrudan etkiler" değerlendirmesinde bulundu.
Paylaşımının sonunda dikkat çeken bir çağrıda bulunan Prof. Dr. Osman Bektaş, İstanbul depremiyle ilgili tartışmaların tek bir olasılık üzerinden yürütülmemesi gerektiğini belirterek, "İstanbul için 7'den büyük tek deprem modeline sıkışmak yerine, çoklu modelleri tartışmalıyız" ifadelerine yer verdi.
