Kaymakamın eşi başörtüsü takıyor! CHP'nin sözde fişleme raporu kulisleri nasıl karıştırmıştı
1995 yılında Cumhuriyet Halk Partisi'nin milliyetçi muhafazakar kimseleri ve başörtülü eşlerini fişlediği iddia edilen bir rapor DYP-CHP koalisyon hükümeti içerisinde büyük bir kriz çıkarmıştı. CHP'lilerin İzmir Karşıyaka Kaymakamı Mehmet Demir'in eşinin başörtülü olmasını bile kayıt altına alarak raporladığı Ankara kulislerini karıştırarak gündem olmuştu.
Cumhuriyet Halk Partisi'nin (CHP) "başörtüsü hassasiyeti" sayısız olayla dolu.
Partide başörtüsü konusunda çeşitli açılımlar yapılmasına rağmen sosyal medyada tartışmaların ardı arkası kesilmiyor.
Bu tartışmalardan biri de 1995 yılında meydana gelen bir rapor hakkında. O yıllarda CHP-DYP koalisyon hükümetinin düşmesine sebep olan rapor kulislerde tartışmaların odağında yer almıştı.
Raporun gündeme gelmesinden 2 ay önce Türkiye gazetesi yazarı Prof. Dr. Nevzat Yalçıntaş Temmuz ayında fişlemelerin yapıldığını yazdı. Ancak rapor var mı yok mu tartışması Eylül ayında yaşanacaktı.
"İSLAMCI-MİLLİYETÇİ KADROLAŞMAYA İLİŞKİN DOSYA"
Tepki çeken rapor konusu 23 Eylül 1995 tarihli gazetelerde şöyle yer aldı:
"DYP-CHP koalisyonunun geleceğini görüşmek üzere Başbakan Tansu Çiller'le bir araya gelen CHP Genel Başkanı Deniz Baykal'ın verdiği iddia edilen devletteki "İslamcı-Milliyetçi kadrolaşmaya ilişkin dosya", siyasi kulislerde adeta şok etkisi yaptı. Siyasi parti temsilcileri, böyle bir raporun hazırlanmasının ve kamuoyuna açıklanmasının devlet kademelerinde huzursuzluğa yol açacağını belirterek, raporu, "Yüz kızartıcı, bölücülüğün yeni bir örneği" olarak değerlendirdiler.
CHP'li Adalet Bakanı Mehmet Moğultay'ın, partisinin İstanbul İl Kongresi'nde bakanlığındaki kadrolaşmayı açıkça itiraf etmesinden sonra ortaya çıkarılan rapordaki iddialar, gerçekçi bulunmadı. Moğultay'ın, "5 bin kadro aldım. Bunları MHP'ye mi verseydim?" sözleriyle yaptığı itiraf, CHP'nin kadrolaşma konusunda suçüstü yakalanması anlamına gelirken, son raporun CHP'nin suçunu kamufle etmek amacıyla hazırlandığı ifade edildi.
İçişleri kaynakları, raporu tamamen "uydurma" olarak nitelendirirken, merkez valiliği görevini yürüten kişilerin, mevcut kadroları yıpratmak amacıyla uydurdukları bir şey olduğunu vurguladılar. Aynı kadrolar, "İthamdan öte bir şey değildir. İddia edildiği gibi kaymakamların yüzde 45'i imam-hatip kökenli değil. Bundan iki ay önce bir basın organında yayınlanan uydurma raporun yeniden gündeme getirilmesinden başka bir şey değildir" görüşünü dile getirdiler."
KAYMAKAMIN EŞİ KULİSLERDE ANILDI
Kulis tartışmalarında raporda en dikkat çeken olaylardan biri de Karşıyaka Kaymakamı Mehmet Demir'in eşi hakkındaydı. Fatma Demir başkent kulislerinde adının anılmasına şaşırmıştı.
Konu hakkında açıklama yapan Demir ailesi evlerini İhlas Haber Ajansı'na açarak tepkilerini dile getirdi. İşte o gündem olan haberin çarpıcı detayları:
"FATMA HANIM: BÖYLE BİR GEREKÇE OLUR MU?
CHP Genel Başkanı Deniz Baykal’ın Başbakan Çiller’e sunduğu raporda suçlanan Karşıyaka Kaymakamı’nın eşi Fatma Demir, Cumhuriyet çocuğu olduğunu, çocukluğundan beri başını örttüğüne dikkat çekerek, “Atatürk’ün annesi Zübeyde Hanım, eşi Latife Hanım da başını örtüyordu. Benim başörtüme karışacaklarına kendi işlerine baksınlar. Ben kutlamalara, Cumhuriyet törenlerine hep bu kıyafetle gidiyorum. Şimdiye kadar kimse ‘Niye örtünüyorsun?’ demedi. Ne oldu da başörtümüze karışıyorlar?” dedi.
SÖZDE RAPORA TEPKİ
CHP lideri Baykal’ın Başbakan Çiller’e sunduğu ileri sürülen sözde rapora büyük tepki var. Siyasi çevreler, İslamcı-milliyetçi kadrolaşma iddiaları getiren raporu ciddiyetsiz ve bölücü içerikte buldu.
Baykal tarafından, ünlü pazarlık buluşmasında Başbakan Çiller’e sunulan rapor, CHP’liler tarafından basına sızdırılınca ortalık karıştı. Rapora destek olarak gündeme getirilen ve başı örtülü bir kaymakam eşini hedef alan bir olay, sözde raporun ne kadar ciddi ve bilimsel (!) olduğunu ortaya koyuyor.
"ÇOK ŞAŞIRDIM"
Kaymakam Mehmet Demir’in eşi Fatma Demir de şunları söyledi: “Biz de Cumhuriyet çocuğuyuz. Ben kimseye başını ört veya aç demiyorum. İsteyen başını örtsün, istemeyen örtmesin. Biz modern bir aileyiz. Ben böyle yetişmişim.”
CHP Genel Başkanı Deniz Baykal’ın Başbakan Tansu Çiller’e sunduğu raporda başını örtmekle suçlanan Karşıyaka Kaymakamı Mehmet Demir’in eşi Fatma Demir, 44 yıldır başını örttüğünü, konunun şimdi gündeme getirilmesine anlam veremediğini söyledi.
Fatma Demir, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun kılık kıyafet ile ilgili maddesinin kendisini ilgilendirmediğini, kanunun eşini bağladığını kaydetti.
Başbakan Tansu Çiller’e verildiği ileri sürülen raporda, eşinin başını örtmesi sebebiyle suçlanan Karşıyaka Kaymakamı Mehmet Demir, gerçeği kamuoyuna aktarmak amacıyla makam odasını ve evini basına açtı. Gazetede eşi ve kendisi hakkında yer alan yazılara, eski Başbakan Berlusconi’nin “En büyük suç adam öldürmek değil, gerçeği saptırmaktır.” sözleriyle cevap veren Demir, şöyle konuştu:
“Bugün ülkenin en büyük problemlerinden birisini gerçekleri saptırmak olarak görüyorum. Eşim ve hakkımdaki yazıdan üzüntü duyduğumu belirtmek istiyorum. Meslek hayatındaki başarıları gösteren plaketler, yaptığım hizmetler, işlerle ilgili her şey teftiş raporlarında, dosyalarda duruyor. Eşim dolayısıyla benim ve bir meslek grubunun hedef seçilmesini doğru bulmuyorum. Ben İmam Hatip liselerinden mezun oldum. Ancak bu okullardan mezun olup açılan sınavı kazanmış meslektaşlarımla gurur duyuyorum.
Başörtüsü konusunu bu ülkenin gündeminden çıkarmak gerekiyor. Eşim bundan önceki törenlerde de örtülüydü. Buradan önce görev yaptığım ilçelerde de örtülüydü. Evlenmeden önce de başını örtüyordu. Evlendikten sonra da örtmeye devam etti.
Bence olumsuzluğu, bunca yapılan işlerin sorumluluğunu böyle kılık kıyafette aramak ne derece doğru, bunu kamuoyunun takdirine bırakıyorum. Açıklanacak başka bir şey görmüyorum.
Bir rapordan bahsediliyor. Bu raporu düzenleyenler, rapora imza atanlar kimse kamuoyuna açıklansın. Açıklanmasının yararlı olacağı inancındayım. Toplum bu yönde her şeyi tartışabilmeli. İnsanların özel hayatı ile uğraşmanın yanlış olduğu inancındayım.”
Karşıyaka Kaymakamı Mehmet Demir’in eşi Fatma Demir de şunları söyledi: “Ben Cumhuriyet çocuğuyum. Atatürk’ün annesi Zübeyde Hanım, eşi Latife Hanım başlarını örtüyordu. Ben 44 yaşındayım ve kendimi bildim bileli başımı örterim. Balolara, Cumhuriyet kutlamalarına hep örtülü olarak gittim. Şimdiye kadar kimse bana ‘Niye örtünüyorsun?’ demedi. Bekâr iken de örtünüyordum. Eşim ile evlendikten sonra da hep örtündüm. Bu başörtüsünün şimdi gündeme getirilmesine bir anlam veremiyorum. Ben kimseye başını ört veya aç demiyorum. İsteyen başını örtsün, istemeyen örtmesin. Biz modern bir aileyiz. Ben böyle yetiştim. İki kız çocuğum var. Onlar örtmüyor. Zaman böyle.”
