Suça sürüklenen çocuklarda vahim tablo: Gençliğim eyvah!
Geçen yıl, suç işleyen çocukların yüzde 71’inin 15-17 yaş, yüzde 29’unun ise 12-14 yaş aralığında olduğu belirlendi. 478 çocuk 266 cinayete karışırken, organize suç işlemede yüzde 236,4 oranında artış olduğu görüldü.
ESMA ALTIN - Suça sürüklenen çocuklarla ilgili son dönemde kamuoyunda tartışmalar devam ederken, rakamlar durumun ne kadar tehlikeli boyutlara ulaştığını ortaya koydu. İçişleri Bakanlığı tarafından suça sürüklenen çocuklar (SSÇ) hakkında hazırlanan raporda çok çarpıcı verilere yer verildi. Bakanlığın raporuna göre, 2025 yılında SSÇ’lerin yüzde 71’i 15-17 yaş, yüzde 29’u 12-14 yaş aralığında olduğu belirlendi.
ÇOCUKLAR, 266 CİNAYET İŞLEDİ
Rapora göre; 2020-2025 yıllarında kasten öldürme olaylarında SSÇ’lerin karıştığı olay sayısının, toplam olay sayısının ortalama yüzde 15’ini oluşturduğu belirtildi. Bu çerçevede, sadece 2025 yılında toplam 1764 kasten öldürme olayının 266’sının SSÇ’ler tarafından gerçekleştirildiği, Ahmet Minguzzi ve Atlas Çağlayan cinayetlerinde olduğu gibi birden fazla SSÇ’nin kasten öldürme olayına karıştığı görüldü. Geçen seni ki cinayet olaylarına karışan SSÇ sayısının 478 olduğu kaydedildi.
ORGANİZE SUÇLARDA ALARM
SSÇ’lerin karıştığı suçlar incelendiğinde, kasten yaralama suçlarında yüzde 68, cinsel olaylarda yüzde 64, uyuşturucu suçlarında ise yüzde 144,8 artış dikkat çekiyor. Son dönemde en büyük problemin organize suç çetelerinin çocukları kullanması olduğu vurgulanırken, organize suçlarda SSÇ sayısının yüzde 236,4 oranında artış gösterdiği tespit edildi. Gündemde olan 11 ulusal organize suç örgütü elebaşının ortalama suça bulaşma yaşı 17,7 olduğu, bu kişilerden yedisinin 18 yaşının altında, dördünün 18 yaşının üstünde suça bulaştığı rakamlara yansıdı. Organize suç örgütleri tarafından çocukların, özellikle kurşunlama olaylarında araç olarak kullanıldığı; mevcut yasal düzenlemelerin, yeterince caydırıcı olmamasının, suç örgütlerinin çocukları “düşük riskli eleman” olarak görmesine yol açtığı kaydedildi.
DÜNYA ÖRNEKLERİ İNCELENDİ
Raporda, SSÇ’lere hukuki olarak cezai yaptırım konusunda dünya örneklerine de yer verildi. Buna göre Fransa’da cezai sorumluluk yaşının 13, Almanya’da 14, Birleşik Krallık’ta 10 olduğu, ABD’de ise 24 eyalette cezai sorumlulukla ilgili herhangi bir yaş kısıtlamasının uygulamadığı aktarıldı.
CEZA İNDİRİMİ UYGULANMASIN
Raporda, yasal olarak atılması gereken adımlar hakkında da öneriler bulunuyor. 15-18 yaş aralığında olup kasten öldürme, örgüt suçları, uyuşturucu ve terör gibi katalog suçlara karışan çocuklar hakkında; suçun işleniş biçimine tıbbi bir değerlendirmenin talep edilmesi ve suçun bir yetişkin bilinci ile işlendiğinin rapor edilmesi hâlinde, bu çocukların cezai ehliyet açısından tam sorumlu olduğu kabul edilerek, ceza indiriminden yararlandırılmaması istendi.
Ayrıca uyuşturucu satışında çocukları araç olarak kullanan kişilere 15 yıldan az olmamak şartıyla hapis cezası verilmesiyle çocukların suça sürüklenmesinin önlenebileceği ifade edildi. Suça sürüklenen çocukların kapalı ceza infaz kurumunda geçirdikleri sürelerin uzatılması hâlinde rehabilitasyon ve ıslah sürecinin sıkı takip edilmesi, yapılacak değerlendirme sonucunda verilecek uygunluk kararı ile çocuk eğitimevlerine geçişlerinin sağlanmasıyla ilgili düzenleme yapılması gerektiği de önerildi.
YENİ BİR PAKET HAZIRLAYACAĞIZ
TBMM Suça Sürüklenen Çocuklara İlişkin Araştırma Komisyonu Başkanı Müşerref Pervin Tuba Durgut, yol haritalarını anlattı. Konunun tüm paydaşlarını komisyona davet ettiklerini aktaran Durgut, “Suça sürüklenmiş çocukları kapsayacak şekilde bir anket çalışmasıyla risk faktörlerini analiz edeceğiz. Tespit ettiğimiz verilere yönelik bir eylem planı, politika önerileri paketi sunacağız. Bilimsel temelli, disiplinli bir çalışma yürütüyoruz” dedi. Saha ziyaretleri yapacaklarını söyleyen Durgut, “Mağdur aileleri ziyaret ederek onları dinleyeceğiz. Suça sürüklenmiş çocuklara hizmet verenlerle müzakerelerimiz, hizmet verenlerin sorunlarını yerinde görmek, analiz etmek amacıyla onlarla bire bir görüşmelerimiz olacak. Yargı meselesini tüm boyutlarıyla, bütün partilerin katılımıyla tartışarak; kapsamlı, bilimsel temele oturmuş yeni bir çocuk paketi hazırlayacağız. Burada elbette meselenin hukuki boyutu olacak ama önleyici, rehabilite edici, bireysel, bireyler arası, organizasyonel, çevresel, tüm risk faktörlerine müdahale eden kapsamlı bir paket çalışması faydalı olacak diye düşünüyoruz” diye konuştu.
