Terör örgütünün sözde liderini 'suikast' korkusu sardı: Kandil beni öldürüp suçu Türkiye’ye atabilir
Şam’da görüştüğümüz Suriye yönetiminden bir isim, Ferhat Abdi Şahin’in “Kandil kadrosuna söz geçiremiyorum. Bu yüzden bütün kazanımları kaybettik. Kandil bana ve Suriyeli ekibime suikast düzenleyebilir” dediğini aktardı.
- PKK/YPG, Suriye'nin kuzeyinde üç gün içinde 21 bin kilometrekarelik bir alanı kaybederek büyük bir yenilgiye uğradı.
- Örgütün sözde lideri Ferhat Abdi Şahin, kontrolünü kaybederek Kandil'den suikast korkusu yaşadığını ve çıkış yolu aradığını belirtti.
- Petrol ve gaz yataklarının %94'ü ile Tişrin ve Tabka barajları Suriye ordusu tarafından geri alındı.
- Kürt aşiretler PKK'ya karşı Suriye ordusu safında yer alırken, örgütün Irak sınırındaki kritik kapılarla dünya ile bağlantısı kesilmek üzere.
- PKK/SDG, binlerce Kürt aileyi canlı kalkan olarak kullanıp mayınlı yollara sürerek insani bir dram yaratıyor.
YILMAZ BİLGEN - Suriye’nin kuzeyinde dengeler tamamen değişirken, terör devleti hayali kuran PKK/YPG içerisinde panik ve iç hesaplaşma baş gösterdi. Örgütün sözde lideri Ferhat Abdi Şahin’in “can güvenliğim yok” diyerek suikast korkusu yaşadığı öğrenilirken, sahadaki PKK varlığı üç gün içinde 21 bin kilometrekarelik alanı kaybederek tarihin en büyük hezimetlerinden birini yaşadı.
KANDİL KRİZİ VE SUİKAST ENDİŞESİ
Şam yönetiminden üst düzey kaynakların aktardığı bilgilere göre; “Mazlum Kobani” kod adlı Ferhat Abdi Şahin, örgüt içindeki kontrolünü tamamen kaybetti. Şahin’in, Kandil’den gelen kadroların Suriye’den çekilmeyi reddettiğini ve “ya hep ya hiç” mantığıyla hareket ederek tüm kazanımları heba ettiğini söylediği belirtiliyor. Özellikle Kandil kadrosunun, yaşanan bozgundan dolayı SDG içindeki Arapları suçladığı ve uluslararası ara buluculuk tekliflerini elinin tersiyle ittiği ifade edildi.
Ferhat Abdi Şahin’in, “Kandil bana ve Suriyeli ekibime suikast düzenleyebilir; suçu da Türkiye ya da Suriye ordusuna atabilir” diyerek ciddi bir güvenlik kaygısı taşıdığı ve çıkış yolu aradığı gelen bilgiler arasında.
Terör örgütünün Suriye'deki kirli oyunu! YPG'nin cami provokasyonu belgeleriyle ifşa oldu
HAYALÎ PLANLAR VE STRATEJİK ÇÖKÜŞ
Örgüt, teröristleri “Nisan 2026’da Şam’dayız” vaadiyle motive etmeye çalıştı, ancak ABD ve bölge ülkelerinin stratejik aks değişikliğiyle bu planlar tamamen suya düştü. İsrail’in hava kalkanı desteği ve Dürzi-Nusayri ayaklanması gibi hayalî senaryolarla vakit kazanan örgütün, 10 Mart mutabakatını da bir oyalama süreci olarak kullandığı ancak gelinen noktada kuşatıldığı vurgulanıyor.
PETROL VE BARAJLAR GERİ ALINDI
Suriye ordusu saha komutanlarından Abdülkerim Dede, Rakka cephesinden yaptığı açıklamada, PKK’nın çöküşünü şu sözlerle özetledi: “O abartılan yapı, üç günde 21 bin kilometrekarelik alandan kaçtı. Halkın kaynaklarını sömürerek yer altına şehirler kazdılar ama artık bitti. Petrol ve gaz yataklarının yüzde 94’ü yeniden halka döndü. Tişrin ve Tabka barajları özgürleşti.”
Dede ayrıca, Kürt aşiretlerin artık PKK’ya karşı ordu safında yer aldığını ve Irak sınırındaki kritik kapıların kontrol altına alınmasıyla örgütün dünya ile bağlantısının kesilmek üzere olduğunu belirtti.
KÜRT AİLELER ÖLÜME SÜRÜLDÜ
Örgütün yaşadığı bozgunun faturasını sivil halka kestiği haberleri de bölgeden gelen bilgiler arasında. Kürt aktivist Dr. Mehdi Davut, PKK-SDG’nin Kamışlı ve Tabka’daki binlerce Kürt aileyi zorlu kış şartlarında ölüme sürdüğünü ifade etti. Davut, “PKK, Afrin’de yaptığı gibi sivilleri canlı kalkan olarak kullanıyor ve mayınlı yollara sürüyor. Suriye’de Kürtleri mağdur eden PKK iken; bu aileleri kurtarmak için Türkiye ve Şam yönetimi seferber olmuş durumda” diyerek bölgedeki insani dramın sorumlusuna işaret etti.
