Yargıtay’dan ölümle yarıda kalan boşanma için emsal karar
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, boşanma davası devam ederken eşlerden birinin ölmesi hâlinde, ölen eşin mirasçısının sağ kalan eş aleyhine verdiği tanık beyanına dayanılarak kusur yüklenemeyeceğine hükmetti.
- Antalya'da bir çift boşanma davası açtı, erkek eş kadının kendisini hastaneye gitmediği halde gidiyormuş gibi göstererek yanılttığını iddia etti.
- Yerel mahkeme kadını tamamen kusurlu buldu, ancak erkek eşin vefatı nedeniyle sadece kusur tespiti yapıldı.
- Kadının karara itirazı istinaf mahkemesince reddedildi.
- Yargıtay, kadına yüklenen kusurun mirasçının görgüye dayalı olmayan ve hukuka aykırı tanık beyanlarına dayandığını belirterek kararı bozdu.
GAMZE ERDOĞAN / ANKARA - Antalya’nın Serik ilçesinde yaşayan evli çift, boşanmak amacıyla Antalya 8. Aile Mahkemesine başvurdu. Erkek eş, eşinin köydeki evlerinden çeşitli bahanelerle sık sık Antalya merkeze geldiğini “hastaneye gidiyorum” demesine rağmen hastaneye gitmeyerek kendisini yanılttığını ileri sürdü.
Yerel mahkeme bu iddiaları esas alarak evliliğin sona ermesine sebep olan olaylarda kadının tamamen kusurlu olduğuna karar verdi. Ancak yargılama devam ederken erkek eşin vefat etmesi üzerine boşanma hakkında karar verilemedi, yalnızca kusur tespiti yapıldı. Karara itiraz eden kadın, dosyayı Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesine taşıdı, ancak istinaf talebi reddedildi. Bunun üzerine dosya Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin önüne geldi.
Yargıtay, kadına yüklenen kusurun, ölen eşin mirasçısının görgüye dayalı olmayan ve hukuka aykırı şekilde elde edilen bilgilere dayanan tanık beyanına göre olduğu, bu nedenle bu anlatımın delil olarak kabul edilemeyeceğini vurguladı.
