Gıybet ve dedikodu orucun sevabını nasıl etkiler?
Oruç bedeni aç bırakmanın ötesinde, insanın bütün organlarıyla birlikte kötülükten sakınmasını gerektiren bir ibadettir. Oruç ibadeti ile beraber yeme içmeden uzak kalınırken aynı zamanda da günahlardan da kaçmak lazımdır. Peki, gıybet ve dedikodu orucun sevabını nasıl etkiler?
İslam alimleri orucun özünün nefsi terbiye etmek olduğunu vurgular. Kişi sadece midesini değil, dilini, gözünü, kulağını ve diğer uzuvlarını da haramdan korumalıdır. Nitekim Peygamber Efendimiz Muhammed yalanı terk etmeyen kimsenin aç kalmasının Allah katında bir anlam taşımayacağını bildirmiştir. (Oruç tutan kimse, yalan sözü terk etmezse, o kimsenin yiyip içmeyi terk etmesine Allahü teâlânın ihtiyacı yoktur)
GIYBET VE DEDİKODU ORUCUN SEVABINI NASIL ETKİLER?
Oruç ibadeti yalnızca yeme ve içmeden uzak durmakla sınırlı değildir. Kişinin dilini, gözünü, kulağını ve diğer uzuvlarını da günahlardan koruması gerekir. Gıybet, dedikodu, yalan ve benzeri davranışlar orucun manevi değerini zedeler.
DEDİKODU VE GIYBET ORUCU BOZAR MI?
Gıybet, yalan, kötü söz ya da harama bakmak gibi fiiller orucu bozmaz. Yine de bu tür davranışlar, ibadetin manevi kazancını azaltır ve kişiyi büyük sevaptan mahrum bırakabilir.
Hadis-i şeriflerde, orucun bir kalkan olduğu; fakat kötü söz ve davranışlarla korumanın zayıflayabileceği bildirilmiştir. Oruçlu kişinin sadece midesini değil, bütün uzuvlarını da haramdan sakındırması tavsiye edilir.
Oruçluyken günahtan daha çok sakınmalıdır. Hadis-i şerifte, (Gıybet etmek, söz taşımak, yalan yere yemin etmek, namahreme şehvetle bakmak orucu bozar) buyuruldu. (Deylemi)
İmam-ı a’zam hazretleri, bu hadis-i şerifi açıklıyor ve (Bu günahlar orucun sevabını bozar, sıhhatini bozmaz, oruç mekruh olur) buyuruyor. Yani bu günahları işleyen, oruç borcundan kurtulursa da, oruca mahsus olan büyük sevaba kavuşamaz. Hadis-i şerifte, (Nice oruç tutan vardır ki, açlık ve susuzluktan başka bir şey elde etmez) buyuruldu. (İbni Mace)
Oruç, müminler için bir nimet ve emanettir. Emanete riayet etmek gerekir. Onun zayi olmaması için şartlarını gözetmek gerekir. Harama bakmaktan sakınmalıdır! Hadis-i şerifte, (Harama bakmak, şeytanın zehirli oklarından bir oktur. Allah korkusuyla bunu terk edene, Allahü teâlâ öyle bir iman verir ki, imanın tadını kalbinde bulur.) buyuruldu. (Hakim)
Oruçlu, dilini de korumalıdır! Hadis-i şerifte (Oruç ateşe kalkandır. Gıybetle parçalanmadıkça korur. Oruçlu, cahillik edip de kötü söz söylemesin! Kendisine sataşana, “ben oruçluyum” desin!) buyuruldu. (Buhari)
Gözü ve dili günahlardan koruduğumuz gibi, kulağımızı da korumamız gerekir. Konuşulması haram olan şeyi, dinlemek de haramdır. El, ayak ve diğer uzuvları da haramdan korumalıdır! Oruç tutup azalarıyla günah işleyen, ilaç yerine zehir içen hastaya benzer. Çünkü günah zehirdir, sevabları yok eder. Bir günah işledikten sonra pişman olmak, iyilik ve ibadet etmeye devam etmek gerekir.
