“Akıllı insan aklını kullanandır, daha akıllı insan ise başkalarının aklını kullananlardır...”
Pişmandık, hem de çook pişmandık ama neye yarardı ki: BA’DE HARAB-ÜL BAĞDAT… (Bağdat harap olduktan sonra…)
İzah: “BA’DE HARAB-ÜL BAĞDAT” deyimi “BA’DE HARAB-ÜL BASRA” şeklinde de söylenir. Moğol istilasından sonra yaygınlaşmıştır. “ARTIK ÇOK GEÇ” mânâsına gelir. Ama “DAHA ÇOK ZARAR GÖREN” bir şeyin ardından söylenir...
Seherde uyanır, kurtlar ve kuşlar,
Kendi lisanınca, tesbihe başlar,
Zikir çeker, bütün ağaçlar taşlar,
Gaflet uykusundan uyandır Rabbim!
Gök kapısı, seher vakti açılır,
Uyanık olana rahmet saçılır,
Feyze kavuşulur, mânen uçulur,
Gaflet uykusundan uyandır Rabbim!
HOCA’DA günah çok, hepsini affet!
Cennet kokusuna kalmasın hasret!
Salih insanlarla beraber haşret!
Gaflet uykusundan uyandır Rabbim!
***
HERKESİN BİR HİKÂYESİ VAR...
Her tecrübe, yükselmesi için her insana bir merdivendir. Tercih etmemize göre isteyen yukarı çıkar isteyen aşağı iner yani inişten çıkıştan birini seçmemiz bizim irademizde. Merdivenlerin genişliğine, darlığına, basamakların yüksekliğine, alçaklığına hatta çokluğuna azlığına bakılmaz. Baksak da onlara kusur ve kabahat bulmaya hakkımız yoktur. İş bizde başlıyor yine bizde bitiyor.
Basamakları tırmanırken her yönüyle hayatı öğreniyoruz. Hem de yaparak, yaşayarak... Bunların kimi acıklı, kimi huzur ve saadet dolu... Doğruyu yanlışı, iyiyi kötüyü, eğriyi doğruyu, güzeli çirkini, faydalıyı zararlıyı ayırt edebilmek için tecrübe sahibi olmak elzem…
Elinizdeki bu hatıralar "laf olsun torba dolsun” kabilinden bir meşguliyet için yazılmadı. Birazcık da olabilse düşünmek, tefekkür edilebilmek içindi… Herkes kendi hayat hikâyesini yazıp okurken de ibret almalı, ders çıkarabilmelidir. Hayatı tarif edenlerden bir kısmı şöyle diyor biz fânilere:
“Hayat, tecrübelerin bileşkesidir…”
Dünyayı yeniden keşfetmeye kalkışanlara ne dendiğini hepimiz biliyoruz. “Akıllı insan aklını kullanandır, daha akıllı insan ise başkalarının aklını kullananlardır...” buyuruyor büyüklerimiz. Başkalarının aklını kullanmak demek, onların tecrübesinden istifade etmek demek değil mi?
Hepimizin birçok hatırası var ve hepsi de çok kıymetli ve bir o kadar da mühim! Biz buna “HERKESİN BİR MÜHİM HİKÂYESİ VAR” desek daha doğru olur.
Şöyle etrafımızdaki insanlara ibret nazariyle bir bakalım, bu hikâyelerin birçoğunu rahat görebiliriz.
DEVAMI YARIN

