Kaydet
a- | +A

“Adıyaman’a yaklaştıkça içimiz sızladı. Kamu binaları dâhil birçok yapı zarar görmüştü.”

Kahramanmaraş merkezli 6 Şubat depremiyle ilgili hatıramı anlatmaya devam ediyorum... Bir süre sonra ihtiyaçlar için eve döndük. Yolda kızımızın yardımcısı olan ablamız aradı. Az katlı bir apartmanda oturduklarını, istersek bizi misafir edebileceklerini söyledi. Konuşma sırasında ikinci büyük depremin başladığını panikle söylerken telefon kapandı. Biz yolda olduğumuz için ikinci sarsıntıyı hissetmedik.

Haberlerden depremin 11 ilde büyük yıkıma yol açtığını öğrendik. Urfa’da da yıkımlar vardı ama diğer illere kıyasla daha sınırlıydı. Artçıların sürmesi üzerine Urfa merkeze yakın bir köye geçtik. İmkânları kısıtlı olmasına rağmen ev sahipleri, misafirleri rahat ettirmek için ellerinden geleni yapıyordu. Sobayla ısınan evde, yarı uykulu bir gece geçirdik.

Ertesi gün çocuklar Urfa’da kalamayacaklarını, İstanbul’a dönmek istediklerini söyledi. Kara yollarının durumu belirsiz olduğu için hava yolunu tercih ettik. Urfa, Gaziantep ve Mardin’den uçuş olmadığını; ancak Adıyaman’dan uçuş bulunabileceğini Urfalı eniştemden öğrenerek yola çıktık.

Adıyaman’a yaklaştıkça yol kenarındaki yarıklar, şehre girdikçe artan yıkım insanın içini sızlatıyordu. Kamu binaları dâhil birçok yapı zarar görmüştü. İnsanlar ve ekipler, enkaz altındakilere ulaşmaya çalışıyordu.

Havalimanına vardığımızda büyük bir kalabalık vardı. Uçuşlar rötarlıydı. Artçılar devam ederken ortama belirsizlik ve panik hâkimdi. Kalabalık arttı, tartışmalar başladı. X-ray cihazı kırılmış, yolcular kontrolsüz şekilde aprona yönelmişti. İstanbul uçağı geldiğinde biletli-biletsiz insanlar uçağa hücum etti. Görevliler güvenlik sağlanmadan kalkış olmayacağını söylese de kimse inmek istemiyordu.

Bu karmaşa, Adıyaman dışından görevlendirilen askerî birliklerin müdahalesiyle kontrol altına alındı. Komutanın sakinleştirici konuşmasıyla düzen kısa sürede sağlandı. Askerler hem yolcularla ilgilendi hem de havaalanı personelini yönlendirdi. Görevlilerin sahaya hâkim oluşu, panik içindeki insanlara güven verdi. Beni en çok etkileyen de bu kadar kısa sürede bu kadar etkili hâkimiyetin kurulabilmesiydi. Gazetenizde okumuştum, dünyanın birçok yerinde yaşanan deprem felaketlerinde insanlar haftalarca çaresizliği yaşamıştı... DEVAMI YARIN

Ünal Bolat'ın önceki yazıları...

ÖNE ÇIKANLAR