Art Dubai’nin 20. yılında İstanbul gölgesi: Türkiye etkisi fuarın hafızasında
Art Dubai’nin 20. yıl özel edisyonu, Türkiye’nin de içinde yer aldığı bölgesel sanat üretimini Dubai merkezli daha geniş bir kültürel buluşmanın parçası olarak öne çıkarırken, fuar yöneticileri Türkiye Gazetesi’ne verdikleri röportajlarda Türk sanatının Art Dubai üzerinden farklı koleksiyonerlere ulaştığını belirtti.
Madinat Jumeirah’ta düzenlenen fuar, 15-17 Mayıs tarihlerinde ziyaretçileri ağırladı. 14 Mayıs’ta yapılan basın ön izlemesinin ardından kapılarını halka açan etkinlik, Dubai Culture’ın desteğiyle ücretsiz giriş imkanı sundu. Bu yılki edisyonda ticari galeriler, kurumlar, sanatçılar ve kültürel platformlardan oluşan 100’ü aşkın sunum yer aldı.
SULTANAHMET’TEN DUBAİ’YE UZANAN İLHAM
Art Dubai Fuar Direktörü Dunja Gottweis, Türkiye Gazetesi’ne yaptığı açıklamada, İstanbul’daki Sultanahmet Camii’ne yaptığı erken dönem bir ziyaretin sanatla kurduğu ilişki üzerinde kalıcı bir etkisi olduğunu söyledi.
Gottweis, bu deneyimin yaşamı boyunca kendisine rehberlik ettiğini belirterek, sanat, tasarım ve mimarlığın bir araya geldiği alanların kendisi için belirleyici olduğunu ifade etti. Dubai’deki yenilikçi ekosistemi de bu çerçevede değerlendiren Gottweis, fuarın galerileri, kurumları bir araya getiren yapısıyla kentin kültürel çeşitliliğini yansıtmayı amaçladığını söyledi.
Gottweis’e göre Art Dubai’nin temel yaklaşımı “keşif” fikri etrafında şekilleniyor. Fuarın özellikle genç sanatçılara, yeni galerilere ve bölgeden yükselen seslere alan açtığını belirten Gottweis, ziyaretçilerin fuardan çıkarken aradıklarını bilmedikleri bir şeyi keşfetmelerini umduğunu dile getirdi.
TÜRK SANATI ART DUBAİ’DE BÖLGESEL KOLEKSİYONLARLA BULUŞUYOR
Art Dubai Özel Danışmanı Hala Khayat ise Türkiye Gazetesi’ne verdiği röportajda, fuarın 20 yılda bölgedeki sanatçılar, galeriler, koleksiyonerler ve sanat profesyonelleri için önemli bir buluşma zemini oluşturduğunu söyledi.
Khayat, Art Dubai’ye ilk yıllarında izleyici olarak geldiğini ve Türk çağdaş sanatını da burada tanıdığını belirtti. İstanbul’u çocukken ziyaret ettiğini, Sultanahmet Camii, Ayasofya, tarihi sarnıçları ve Osmanlı saraylarını ziyaret ettiğini aktaran Khayat, ancak Türk çağdaş sanatıyla yetişkinlik döneminde Art Dubai üzerinden karşılaştığını ifade etti.
Khayat, daha sonra İstanbul Bienali’ne gittiğini ve Türkiye’den sanatçılarla çalıştığını belirterek, Türk sanatının Dubai’de farklı bölge ülkelerinden koleksiyonerlerle buluştuğunu söyledi. Ona göre Art Dubai, bazen bir ülkenin kendi içinde yeterince görünür olmayan sanatını başka bir merkezde daha yakından izleme imkanı sunuyor.
ORTAK TEMALAR TÜRKİYE’Yİ BÖLGE SANATIYLA YAN YANA GETİRİYOR
Khayat, bölgedeki koleksiyon alışkanlıklarının zaman içinde değiştiğini belirterek, koleksiyonerlerin başlangıçta çoğunlukla kendi ülkelerinden sanatçılara yöneldiğini, daha sonra komşu ülkelerden ve aynı kültürel çevreden sanat üretimlerine ilgi göstermeye başladığını anlattı.
Bu noktada Türkiye’den sanatçıların işleri, Suriye, Irak, İran, Pakistan ve Tunus gibi ülkelerden üretimlerle aynı koleksiyonlarda yan yana gelebiliyor. Khayat’a göre göç, yerinden edilme, kadın meseleleri ve toplumsal cinsiyet gibi konular, farklı ülkelerden sanatçıların eserlerinde ortak bir zemin oluşturuyor. Khayat bu durumu, “Bazen iki farklı sanatçı, iki farklı ülke ama aynı hikaye” sözleriyle anlattı.
GENÇ KOLEKSİYONERLER DİJİTAL SANATLA YENİ BAĞLAR KURUYOR
Fuarın bu yılki dikkat çekici başlıklarından biri de dijital sanat oldu. Art Dubai Digital 2026 kapsamında Foundry’nin ilk fuar katılımı için Giuseppe Moscatello tarafından kürate edilen “Nation 2.0” projesi, veri, bilgi, insan davranışı, fiziksel mekan ve doğal çevre arasındaki ilişkilere odaklandı.
Moscatello, Türkiye Gazetesi’ne yaptığı açıklamada projenin sanatçılar ve kolektifleri bir araya getirdiğini, merkezdeki yerleştirmenin ise verinin günümüz toplumlarında nasıl yeni bir güç sistemi olarak yorumlanabileceğini gösterdiğini söyledi. Khayat da genç koleksiyonerlerin dijital üretimlere ilgisinin arttığını belirterek, Art Dubai’nin son dört yıldır dijital sanata daha fazla alan açtığını anlattı. Ona göre fuar, genç kuşaklarla geleneksel koleksiyonerler arasında da bir köprü kuruyor; gençler eski eserlerden, daha deneyimli koleksiyonerler ise dijital sanattan yeni şeyler öğreniyor.
DUBAİ, BÖLGESEL SANAT İÇİN BULUŞMA NOKTASI OLMAYA DEVAM EDİYOR
Art Dubai’nin 20. yıl edisyonu, yalnızca galeriler ve sanatçılar için değil, sanat lojistiği, sigorta, çerçeveleme, yayıncılık ve kültürel üretim gibi alanlar için de geniş bir ekosistem oluşturduğunu gösterdi. Khayat, fuarın taşıdığı sorumluluğu vurgulayarak Art Dubai’nin bölgede ihtiyaç duyulan bir platform olarak ortaya çıktığını söyledi. Bu çerçevede Dubai’nin coğrafi ve kültürel konumunun, Türkiye dahil olmak üzere farklı ülkelerden sanat üretimlerinin bir araya gelmesini kolaylaştırdığı belirtildi.
