Bin seneden eşsiz eserler: Havuzlu Medrese’deki hat sanatı hazineleri
Beyazıt Külliyesi Medresesi’nde 14 sene sonra tekrar kapılarını açan Türk Vakıf Hat Sanatları Müzesi, aralarında padişahların yazdığı hatlar ve sıra dışı çalışmaların da olduğu bin senelik eşsiz eserleri bir araya getiriyor.
- Müze, Beyazıt Külliyesi Medresesi'nde yer almakta ve üç bin parçalık koleksiyonundan seçilen 200'den fazla eseri barındırmaktadır.
- 10-12. yüzyıllardan 19. yüzyıla kadar uzanan farklı devirlerden hat eserleri, Mushaf'lar, hadis kitapları, hilye-i şerifler ve levhalar görülebilmektedir.
- Osmanlı sultanlarının da eserlerinin bulunduğu müzede, tamamı altın varakla yazılmış 700 senelik bir Mushaf ve abanoz ağacına sedef kakmayla hazırlanmış bir hilye-i şerif dikkat çekmektedir.
- Tarihi medresenin dershane kısmı ise Peygamberimizin saç-ı şerifi gibi Mukaddes Emanetler'e ayrılmıştır.
- 1984'te açılan müze, Türkiye'nin ilk hat müzesi olup, diğer müzelerde de önemli hat eserleri sergilenmektedir ve Topkapı Sarayı'nda büyük bir hat müzesi kurulması planlanmaktadır.
MURAT ÖZTEKİN- O meşhur sözü hatırlayacak olursak, hat sanatının asırlardır kalbinin attığı yer olan İstanbul, “Kur’ân’ın yazıldığı yer” ünvanını koruyor. Yazının güzelliklerini yansıtan bir müze ise bugünlerde tekrar ziyaretçilerini ağırlıyor. Restorasyon sebebiyle 2012’den beri ziyarete kapalı olan Türk Vakıf Hat Sanatları Müzesi, geçtiğimiz haftalarda kapılarını açtı. Böylece şehrin sanat hazinesi tekrar görünür oldu…
“Havuzlu Medrese” olarak da bilinen Beyazıt Külliyesi Medresesi’ndeki müzede, üç bin parçalık koleksiyon arasından seçilen 200’den fazla hat eseri sergileniyor. Beş yüz senelik binanın odaları ve revakları altında eserlerle buluşan ziyaretçiler, âdeta yazı tarihinin katmanları içerisinde bir yolculuğa çıkıyor.
10. ASRA UZANAN ESERLER
Bu huzurlu yapıda en eskisi 10-12. asırlara tarihlenen kûfi hatlı bir Mushaf olmak üzere 19. asra kadar farklı devirlerden hat eserleri yer alıyor. Başka eşsiz Mushaf-ı şerifler, hadis kitapları, hilye-i şerifler, levhalar ve hat karalamaları görülebiliyor. Bütün bu eserler, hat sanatına verilen büyük kıymeti, sanatın zaman içerisinde geçirdiği değişimi ve Osmanlı İmparatorluğu’nda zirveye çıkışını gözler önüne seriyor.
Urartu, Bizans ile Osmanlı dönemlerinde yerleşim alanıydı! Geçmişin izlerini bugüne taşıyor
Osmanlıda hattın zirveye çıkışının sebebini anlamak zor değil. Zira inançlarına ve hat sanatına âşık olan Osmanlı Sultanları, hattatların önünü açtığı gibi kendileri de eserler yazdı. Sultan II. Mahmud, Sultan Abdülmecid, Sultan Abdülaziz, Sultan II. Abdülhamid gibi sanatçı padişahların bizzat kaleme aldığı levha hat eserleri de müzede görülüyor.
TAMAMI ALTIN VARAKLA YAZILMIŞ MUSHAF
Tamamı altın varakla yazılmış 700 senelik bir Mushaf, abanoz ağacına sedef kakmayla hazırlanmış bir hilye-i şerif, büyük sanatçı Hafız Osman’ın kaleminden çıkmış bir hilye, ayna üzerine işlenmiş hat ve hat tarihinde yeterince kabul görmemiş bazı denemeler de müzenin dikkat çeken koleksiyon unsurları arasında yer alıyor.
DERSHANEDEKİ MUKADDES EMANETLER
Türk Vakıf Hat Sanatları Müzesi’nde tarihî medresenin dershane kısmı ise Mukaddes Emanetler’e ayrılmış. Peygamberimizin az rastlanan büyüklükteki saç-ı şerifi, elbisesinden parçalar, kuşak-ı şerifi ile Hazreti Hasan’ın kabir toprağı gibi emanetler burada görülebiliyor.
Laodıkeıa'da tarihî keşif! 2 metrelik Athena heykeli gün ışığına kavuştu
HATTIN IŞILTISINI YANSITAN MÜZELER
Türkiye’deki vakıf eserlerinden toplanan koleksiyonla 1984 senesinde açılan Türk Vakıf Hat Sanatları Müzesi, ülkemizin ilk hat müzesi olma özelliğini taşıyor.
Ancak Türk ve İslam Eserleri Müzesi, Topkapı Sarayı, İslam Medeniyetleri Müzesi, Sakıp Sabancı Müzesi gibi mekânlarda da önemli hat eserleri sergileniyor. Topkapı Sarayı içerisinde büyük bir hat müzesinin kurulması için ise Millî Saraylar tarafından hazırlıklar yapılıyor. Böylece hat sanatına dair tarihî birikimin daha iyi şekilde gözler önüne serilmesi planlanıyor.
