Haftanın kitapları | Tefekküre sevk eden ‘madalyon’
Haftanın kitaplarında bu hafta “Tefekküre sevk eden ‘madalyon’”, “Asrın katliamının arka planına bakış” ve “‘Hitler’in Sekreteri’ kötülüğü resmediyor” okurları bekliyor.
- Dr. Mehmet Yavuz'un ilk romanı 'Madalyonun Sırrı', modern tıbbın sınırlarını, kadim bilgi arayışını ve insanın güçle münasebetini konu alıyor.
- Orhan Turan'ın 'Gazze: Bir Soykırımın Anatomisi' adlı eseri, 7 Ekim 2023'te başlayan Filistin'deki katliamın gün gün kaydını tutarak tarihî, ideolojik, askerî ve siyasi saikleri ortaya koyuyor.
- Traudl Junge'nin 'Hitler'in Sekreteri' adlı eseri, Hitler'in özel sekreteri olarak yanında bulunan Junge'nin diktatörle ilgili hatıralarını ve 'kötülüğün sıradanlığı' temasını ele alıyor.
MURAT ÖZTEKİN - Haftanın kitaplarında bu hafta üç kitap öne çıkıyor.
TEFEKKÜRE SEVK EDEN ‘MADALYON’
Nörolog Dr. Mehmet Yavuz’un ilk romanı “Madalyonun Sırrı”, Nemesis Kitap etiketiyle raflarda yerini aldı. Eser, son yıllarda daha çok tartışılan modern tıbbın sınırlarını, kadim bilgi arayışını ve insanın güçle kurduğu münasebeti merkezine yerleştiriyor. İstanbul’dan Ötüken’e uzanan çok katmanlı hikâye; esrarengiz bir madalyon etrafında şekilleniyor. Bu madalyon, romanda yalnızca tarihî bir nesne değil, insanın şifa arayışıyla başlayan yolculuğunun iktidar tutkusuna dönüşebileceğini gösteren sembolik bir unsur olarak yer alıyor. Romanda genç bir hekim adayının annesi için verdiği mücadele, okuru akıl ile kadim anlayış arasındaki gerilimle yüzleştiriyor. Eser, tedaviye dirençli bir hastalıkla başlayan şahsi bir dramı, zamanla daha geniş bir fikrî zemine taşıyor. Dr. Yavuz, kadim bilgiyi idealize ettiği romanında okurunu tefekküre sevk ediyor.
ASRIN KATLİAMININ ARKA PLANINA BAKIŞ
Gazeteci yazar Orhan Turan’ın, fitili 7 Ekim 2023’te ateşlenen Filistin’deki katliamı ele aldığı “Gazze: Bir Soykırımın Anatomisi” adlı eseri okurla buluştu. Kitap, on binlerce kişinin öldürüldüğü asrın en büyük insanlık suçunu gün gün kayıt altına aldığı gibi vahşeti ortaya çıkaran tarihî, ideolojik, askerî ve siyasi saikleri de ortaya koyuyor. Dört kısımdan meydana gelen eserde, Kenan diyarlarından Roma’ya, İslam fethinden Osmanlı hâkimiyetindeki uzun huzur dönemine kadar tarihî arka plan ele alınırken, İngiliz Manda idaresinden 1948’de İsrail’in ilanı ve günümüze kadar gelen işgal sürecinin mazisine ışık tutuluyor. 7 Ekim 2023-10 Ekim 2025 arasında süren iki yıllık soykırım süreci ise resmî kurumlar, ajanslar ve birincil kaynaklar üzerinden vaka bazlı olarak belgeleniyor. Son bölümde ise vahşeti besleyen durumlar okura sunuluyor.
‘HİTLER’İN SEKRETERİ’ KÖTÜLÜĞÜ RESMEDİYOR
Alman Traudl Junge, balerin olmayı hayal ederken yirmi iki yaşında Hitler’in özel sekreteri oldu. 1942’den sığınaktaki intiharına kadar meşhur diktatöre refakat etti. Junge, Hitler’in yazılarını, mektuplarını, hatta “özel” vasiyetnamesini daktilo ile yazdı. Bu hususi sekreter, iki buçuk sene boyunca yanında bulunduğu Führer’le olan hatıralarını “Hitler’in Sekreteri” adlı eserde anlatıyor. Alfa Yayınları etiketiyle okura sunulan kitapta, “anlaşılmaz körlüğün” hikâyesi ele alınıyor. Hem sadakat hem de rahatlık arzusuyla hareket eden Junge, Hannah Arendt’in “kötülüğün sıradanlığı” dediği şeyin somut örneği oluyor. Junge, Hitler karakterini “çılgın bir sosyopat canavar”dan daha farklı şekilde resmediyor.
