Türkiye Gazetesi E-Gazete Gazete Aboneliği
Türkiye Gazetesi
Arama
SON DAKİKA YAZARLAR BİZİM SAYFA GÜNDEM POLİTİKA EKONOMİ DÜNYA SPOR YAŞAM RESMİ İLANLAR HABER JET İzle
Türkiye Gazetesi
Türkiye Gazetesi
E-Gazete Abonelik
Gündem
  • Politika
  • Eğitim
Ekonomi
  • Borsa
  • Altın
  • Döviz
  • Hisse Senedi
  • Kripto Para
  • Emlak
  • T-Otomobil
  • Turizm
Spor
  • Futbol
  • Puan Durumu
  • Fikstür
  • Şampiyonlar Ligi
  • Avrupa Ligi
  • Basketbol
Dünya
  • Orta Doğu
  • Avrupa
  • Amerika
  • Afrika
  • İsrail-Gazze
Yaşam
  • Sağlık
  • Hava Durumu
  • Yemek
  • Seyahat
  • Aktüel
Kültür-Sanat
  • Sinema
  • Arkeoloji
  • Kitap
  • Tarih
Bizim Sayfa
  • Namaz Vakitleri
  • Sesli Yayınlar
Yazarlar
  • Bugünün Yazarları
  • Tüm Yazarlar
Diğer Kategoriler
  • Magazin
  • Teknoloji
  • Resmî Ilanlar
  • Haberler
  • Foto Haber
  • Video Galeri
Kurumsal
  • Hakkımızda
  • İletişim
  • Künye
  • Gazete Aboneliği
  • Danışma Telefonları
  • Yasal
  • Reklam Ver
Uygulamalar Türkiye Gazetesi App Store Türkiye Gazetesi Google Play
Takip Edin Favori mecralarınızda haber
akışımıza ulaşın
X Facebook LinkedIn YouTube Instagram TikTok NSosyal
© 2025 İhlas Gazetecilik A.Ş.
Tüm Hakları Saklıdır.
Haber Verin Editör masamıza bilgi ve materyal
göndermek için tıklayın
Bildirin
Kaçırmayın Ücretsiz üye olun, gündemi
şekillendiren gelişmeleri önce siz duyun
  1. Haberler
  2. Kültür - Sanat
  3. Hayati İnanç: Divan edebiyatı psikoterapi gibi
Google Linke Tıkla, Türkiye Gazetesi'ni Google Favorilerine Ekle!
Kültür - Sanat

Hayati İnanç: Divan edebiyatı psikoterapi gibi

Son Güncelleme: 16 Kasım, 2016 - 07:16
Whatsapp İkon Bağlantıyı Kopyala
Paylaş
Paylaş
Facebook Facebook X X WhatsApp WhatsApp LinkedIn LinkedIn NSosyal NSosyal Bağlantıyı Kopyala Bağlantıyı Kopyala
Hayati İnanç: Divan edebiyatı  psikoterapi gibi
Fotoğraf Başlığı Hayati Inanç: Divan edebiyati psikoterapi gibi

Eski edebiyatçılardan birçok kişisel gelişim mottosu kazanabileceğimizi söyleyen İnanç: “Zillete düşmemek için Şeyh Galib ikaz ediyor, kibre karşı da Mevlana sesleniyor”

Kaydet
a- | +A

MURAT ÖZTEKİN

Hayati İnanç, kitapları ve televizyon programlarıyla, kökleri ihtişamlı günlerde olan dünyaya bizi taşıyan, yakından tanıdığımız bir divan edebiyatı sevdalısı. O eski âlemin bir tezahürü olan sıcak üslubuyla, Baki’den bir beyitle başlıyor konuşmaya, sonrasında Nabi Efendi’ler, Şeyh Galipler, Fuzuliler eşlik ediyor size. Kaçırsanız da bazı kelimeleri, belki anlamasanız da kimi ibareleri; şiirin sihrine kapılıyorsunuz, başka bir âlemin içerisinde buluyorsunuz kendinizi. Hafızasında yedi binden fazla beyit barındıran, engin bir derya olan İnanç’la, hayatını, divan edebiyatını ve eski ‘şaşaalı’ günleri konuştuk…
Öncelikle aile kökeninizle başlamak istiyorum. Çok uzaklardan geliyormuşsunuz galiba?
Evet öyle. 1850’li yıllarda Muğla’nın Ortaca ilçesinden bir kişi hacca gidiyor. Medine pazarından ismi Seyyid Hüseyin olan 15 yaşındaki bir Sudanlı köleyi satın alıyor. Bu köle benim dedemin dedesinin babası oluyor. O devirde bir âdet varmış; insanlar hacca gittiklerine delil olarak köle satın alıp getirirlermiş. Belli bir yaşa gelince de onu azat edip, evlendirirlermiş. Köle azat etmek çok sevapmış zira. Dedemin hikâyesi de böyle olmuş. Şimdi ‘köle’ denince akıllara farklı şeyler geliyor ama Osmanlı’daki kölelik sistemi günümüzde anlaşılandan çok farklı. Mesela, Sultan Kanuni devri sadrazamı Sokullu Mehmed Paşa, bir köleydi ve ömrünün sonuna kadar öyle kaldı. Bir köle dünyanın süper gücünün sadrazamı yani başbakanı olabiliyordu.
Peki, divan edebiyatına olan merakınız nasıl başladı?
Malum Anadolu’da çocukları daha ilk mektepte Kur’an kurslarına gönderirler. Ben de bir yaz, kursa gönderilmiştim. Kısa müddet zarfında eski harflerle okumayı öğrendim. O küçük yaşımda süratle Kur’an okumayı öğrenmeme ise çok şaşırdım. Zira bize okullarda hep eski harflerin zor öğrenildiği anlatılmıştı. Hoca efendiye sordum: “Bugüne kadar bize mi yalan söylendi, yoksa ben mi çok akıllıyım?” Hoca efendi de bana gülümseyerek “İkisi de doğru yavrum” diye cevap verdi. Eski harfleri okumaya başladıktan sonra kelimelere daha başka bakar oldum, kökenleri dikkatimi çekti. Arapça ve Farsçadan çok sayıda kelime dilimizde yer alıyordu ve her biri farklı bir renge sahipti. Mesela “kütüb” Arapça kitaplar demek, “hâne” ise Farsçadan geliyor. İkisi birleşip Türkçe kitapların konulduğu mekân demek olan “kütüphane“ kelimesini meydana getiriyor. Bu üç lisanın renkli birleşimini keşfetmem beni çok tesir altında bıraktı.
Sonra, babam da arzuhâlci idi. Cemiyetin çeşitli kesimlerinden insanlarla oturup kalktığı için ağzından eski beyit ve kelimeler eksik olmazdı. Bir gün yine, “Bende yok sabr-u sükûn, sende vefadan zerre...” diye beyit söylemeye başladı. Babama tekrarlattırıp, not aldım. Araştırıp, manasını öğrendim; Nabi’nin bir şiiriymiş. Ardından sürekli eski beyit ve kelimelere bakar oldum. Tabii hukuk tahsil etmeye başlayınca bu merakım beslendi. Malumunuz hukukta, esaslı kelimelerin olduğu, zengin bir Türkçe kullanılıyor. Bilmediğim her kelime için lügate bakıyordum. Böylece klasik Türk edebiyatına alakam katlanarak devam etti.
BİR BEYİTTE ROMAN ÖZETİ
Peki klasik Türk edebiyatı bizim için ne ifade ediyor?
İslam’la terbiye olmuş Türk’ün hayata geçirdiği prensipleri, duyuşları ifade ediş biçimidir klasik Türk edebiyatı. Fevkalade formeldir, kompleks kuralları vardır. Fakat manası samimi bir Müslümanın haykırışıdır. Tamam, Arap, Fars ve Hint edebiyatının tesiri altında kalmıştır ama kendine has bir üslup meydana getirmiştir. Klasik edebiyatta özlü söylemek, ağır söylemek esastır. Eskiler öyle uzun uzun yazmayı sevmezlerdi, bir beyitte roman özeti verebilirlerdi insana. Muazzam estetik kaideleri vardı. Bunlar insanın zihnini de terbiye ediyor. “Fâilâtün fâilâtün fâilün…” gibi bir ölçü içerisinde ifade ediliyor, söz buna paralel bir şekilde gidiyor ve bunu hissediyorsunuz. Sonra buna alışınca muhatabınızın sözündeki dengesizlik hemen dikkatinizi çekiyor. Bu ise insanı güzel konuşmaya ve düşünmeye itiyor. Günümüzde her manaya gelebilecek ifadeleri kullanıyor, zaten çok fazla kelime de bilmiyor. Hâl böyle olunca da kalıcı metinler ortaya çıkmıyor. Oysa kütüphanelerimiz bunun tam tersi eserlerle dolu. Ama biz onlara bakamıyoruz, şimdi çok işimiz var, vaktimiz olmadı… Kendi kütüphanelerimizdeki, kendi lisanımızla yazılmış kitapları göremiyoruz.
"SİHR-İ HELAL"
Bakabilsek ne göreceğiz o kitaplarda?

Divan edebiyatı, öncelikle sevildiğimizi ama yanlış yapmamamız gerektiğini öğretiyor. Her türlü kompleksten arınmamızı hatırlatıyor. Zillete düşmemek için, “Hoşça bak zâtına kim zübde-i âlemsin sen” diye ikaz ediyor Şeyh Galib; kendimizde bir şeyler vehmetmeye karşı da hazreti Mevlana, “Toprak ol, bağrında güller yetişsin” diye sesleniyor. Kendinizi aşağılamaya da, yüksekten uçmanıza da mani oluyor. Bir nevi psikoterapi gibi esasında. Nabi, Erzurumlu İbrahim Hakkı, Alvarlı Efe, Ziya Paşa gibi isimlerden kazanılabilecek kişisel gelişim mottoları az değil. Bizde şairler, vaiz ve mürşit değildir ama saadetin şakıyan bülbülleridir. Bir bülbül gibi cennetin güzelliğini anlatır. Adem’in anavatanından bahsedince de insanın hoşuna gidiyor tabii. Anlamasan bile beğeniyorsun yani.
Şiir insanları bir yere sevk etmekte de çok tesirli. Eskiler şiire, “sihr-i helal” yani helal olan sihir demişler. Hakikaten de öyle. Bazen bir şiire bakıyorsun birkaç mana aynı anda çıkıyor, tersten okuyorsun başka şeyle karşılaşıyorsunuz.
Peki, bu ihtişamlı edebiyatla aramızdaki duvar nasıl kırılabilir?
Şimdilerde akıllı cihazların mahkûmu, karşısındakinin yüzüne bakamayan bir nesil mevcut. Bunu kırmak, kolay bir şey değil ama elzem. Önce şunu kabul etmek gerekiyor; Osmanlıca yabancı bir lisan değil bize ait. İşe buradan başlamak lazım. Şimdi yabancı lisanla yıllarca meşgul oluyoruz ama kendi lisanımız Osmanlıcaya dönüp bakmıyoruz, biraz çaba sarf etmek gerek. Sonrası gelecektir zaten.

Kelimeleri katlettik dil öğrenemiyoruz

Yazar Hayati İnanç, “Osmanlı’nın son devrinde yetişmiş lise mezunu biri Fransızca gibi zor bir lisanı 2 senede, klasikleri okuyabilecek bir seviyede öğrenebiliyordu” diyor ve devam ediyor: “Yahya Kemal, Necip Fazıl gibi isimler Fransızcayı hep böyle kolayca öğrendiler. 90’lara geldiğimizde ise Fransızcadan daha kolay olduğu kesin olan İngilizce, mecburi ders olarak 20 sene okunuyor fakat iki kelam edilemiyor. Bugün internetin dili İngilizce olmasına, her tarafta kurslar yer almasına rağmen lisan öğrenemiyorsak bunun bir izahı olmalı. O günden günümüze, IQ seviyemizde vahim bir düşüş olduğunu söyleyemeyeceğimize göre sebebi başka yerlerde aramak lazım. Hakikat şu; şimdiki Türkçe o kadar zayıf ki öğrenmeye çalıştığınız lisan sizi eziyor. Öğreneceğiniz dilde yer alan kelimelere karşılık bulamıyorsunuz. Hâl böyle olunca da öğrenmeniz zorlaşıyor.
Bu zayıflığa da dile taarruz edilerek yapılan devrimler sebep oldu. ‘İmkân demeyeceksin kardeşim olanak diyeceksin…’ diye başlayan bu safha bizi mahvetti. Şeref, haysiyet, gurur, kibir, izzetinefis, namus, iftihar… Şimdi bu yedi kelimenin yerine bir tane kelime dayatılıyor: “Onur”. Bunların arasında nüanslar var, hangisinin yerine kullanacaksınız? Bir kişiye menfi manası olan kibirli demek için de onurlu diyorsun, müspet manası olan haysiyetli derken de… Bunun neticesinde de anlayamıyor ve anlaşamıyoruz. Kelimelerin yetmediği yerde yumruklar konuşuyor tabii. Bir başka misal: aleni, bariz, aşikâr, ayan, bedihî, vazıh, sarih, müstehcen, münhal, üryan, meftuh… Aralarında çok sayıda nüans bulunan bu on bir kelime şimdi sadece “açık”la ifade edilir oldu. Kelimeler azalınca, düşünme de daralıyor. Bu ise bizi yokluğa sürüklüyor.

Mahkemede beyit okumuyorum

Aslında avukatsınız, müvekkillerinizi beyitlerle müdafaa ettiğiniz oluyor mu?
İşime divan edebiyatı o kadar tesir etmiyor. Beyit okuyarak hâkime savunma yapmadım ama divan edebiyatının kelimeleri ve ruhu sözlerime yansıyor. Hâkimler de, “Neden mahkemede beyit okumuyorsunuz” diye bana sual etmişlerdi. Ben de onlara “Siz hakimler iyi dinlersiniz fakat vereceğiniz karardan da vazgeçmezsiniz” dedim.
Çağdaş edebiyatçılardan, divan edebiyatının kokusunu aldığınız isimler var mı?
Ömür Ceylan, Savaş Barkçin, Süleyman Arif Emre, İskender Pala gibi isimler bu kokuyu taşımak için bir hizmet ifa ediyor. Fakat günümüzde divan edebiyatıyla uğraşanlar çok fazla değil. Aslında bakarsanız tekrarına da lüzum yok. Belki yeni bir üslup kurulabilir fakat bu, eskiyi bilmeden yapılamaz.

Whatsapp İkon Facebook İkon Bağlantıyı Kopyala
Paylaş
Paylaş
Facebook Facebook X X WhatsApp WhatsApp LinkedIn LinkedIn NSosyal NSosyal Bağlantıyı Kopyala Bağlantıyı Kopyala
Yayın Tarihi | 16 Kasım, 2016 - 07:16
Haberle İlgili Daha Fazlası
Asayiş Bursa Kültür - Sanat
Bizi Takip Edin Bizi Takip Edin
X ikonu Facebook ikonu LinkedIn ikonu NSosyal Google Haberler ikonu
YORUMLAR
Yorum   0 yorum
ÇOK OKUNANLAR
  • 1
    400 bin nüfuslu kentin su sorunu kalmadı! Baraj yüzde 3'ten yüzde 58'e çıktı
    400 bin nüfuslu kentin su sorunu kalmadı! Baraj yü...
    Kaydet
  • 2
    Çocuğun sınavı annenin sahnesi! LGS anneliği sosyal medyada gündem oldu
    Çocuğun sınavı annenin sahnesi!
    Kaydet
  • 3
    Acun Ilıcalı, Galatasaraylı yıldızı istiyor: Görüşmeleri bizzat yürütüyor
    Acun Ilıcalı, Galatasaraylı yıldızı istiyor
    Kaydet
  • 4
    1 depo 900 TL ucuzladı! Akaryakıtta bayram havası
    1 depo 900 TL ucuzladı! Akaryakıtta bayram havası
    Kaydet
  • 5
    Montella'nın Paraguay maçı kararı: Sahada ve kulübede önemli değişiklikler
    Montella'nın Paraguay maçı kararı: Önemli değişikl...
    Kaydet
YAZARLAR
  • İsmail Kapan
    İsmail Kapan İsrail, barışı hep sabote ediyor…
    Kaydet
  • Rahim Er
    Rahim Er Mutabakat
    Kaydet
  • Sevil Nuriyeva
    Sevil Nuriyeva Ankara-Moskova hattı ve ilkeler
    Kaydet
  • Nur Tuğba Aktay
    Nur Tuğba Aktay ABD-İran mutabakatı ne anlama geliyor?
    Kaydet
  • İrfan Özfatura
    İrfan Özfatura Yeşil vilayetin lezzetleri
    Kaydet
Bize Haber Verin

Editör masasıyla bilgi ve materyal paylaşmak için tıklayın

GÖZDEN KAÇMASIN
  • Haftanın kitapları | Fatih’in Evi
    Haftanın kitapları | Fatih’in Evi
    Kaydet
  • Altında yeni zirve gelecek mi? Uzmanlar temkinli! Güçlü yükseliş beklemeyin
    Altında yeni zirve gelecek mi? Uzmanlar temkinli! Güçlü yükseliş beklemeyin
    Kaydet
  • Büyük Taarruz için başvurular başladı
    Büyük Taarruz için başvurular başladı
    Kaydet
  • Yapay zeka kimsenin göremediği 500 gizli depremi ortaya çıkardı!
    Yapay zeka kimsenin göremediği 500 gizli depremi ortaya çıkardı!
    Kaydet
  • Topkapı’da gece güzergâhı genişletildi
    Topkapı’da gece güzergâhı genişletildi
    Kaydet
ÖNE ÇIKANLAR
ABD yönetiminde İran çatlağı! Trump karşı çıkan bakanları kovmaya hazırlanıyor: Rubio ve Hegseth listede
ABD yönetiminde İran çatlağı! Trump karşı çıkan bakanları kovmaya hazırlanıyor: Rubio ve Hegseth listede
Kaydet
O mesajı ciddiye bile almadı, gerçek ortaya çıktı: Rüyanın gerçeğe dönüştüğü an!
O mesajı ciddiye bile almadı, gerçek ortaya çıktı!
Kaydet
65 ilde suç örgütlerine büyük operasyon: 346 şüpheli gözaltına alındı
65 ilde suç örgütlerine büyük operasyon!
Kaydet
SONRAKİ HABER
Türkiye Gazetesi
Google Haberler E-GAZETE ABONE OL GİRİŞ
Gündem
  • Politika
  • Eğitim
Ekonomi
  • Borsa
  • Altın
  • Döviz
  • Hisse Senedi
  • Kripto Para
  • Emlak
  • T-Otomobil
  • Turizm
Spor
  • Futbol
  • Puan Durumu
  • Fikstür
  • Şampiyonlar Ligi
  • Avrupa Ligi
  • Basketbol
Dünya
  • Orta Doğu
  • Avrupa
  • Amerika
  • Afrika
  • İsrail-Gazze
Yaşam
  • Sağlık
  • Hava Durumu
  • Yemek
  • Seyahat
  • Aktüel
Kültür-Sanat
  • Sinema
  • Arkeoloji
  • Kitap
  • Tarih
Bizim Sayfa
  • Namaz Vakitleri
  • Sesli Yayınlar
Yazarlar
  • Bugünün Yazarları
  • Tüm Yazarlar
Diğer Kategoriler
  • Magazin
  • Teknoloji
  • Resmî Ilanlar
  • Haberler
  • Foto Haber
  • Video Galeri
Kurumsal
  • Hakkımızda
  • İletişim
  • Künye
  • Gazete Aboneliği
  • Danışma Telefonları
  • Yasal
  • Reklam Ver
Uygulamalar Türkiye Gazetesi App Store Türkiye Gazetesi Google Play
Takip Edin Favori mecralarınızda haber
akışımıza ulaşın
X Facebook LinkedIn YouTube Instagram TikTok NSosyal
Haber Verin Editör masamıza bilgi ve materyal
göndermek için tıklayın
Let me Know
Kaçırmayın Ücretsiz üye olun, gündemi
şekillendiren gelişmeleri önce siz duyun
© 2025 İhlas Medya Grubu. Tüm Hakları Saklıdır
Son Dakika Site Haritası RSS KVKK Aydınlatma Metni Gizlilik Politikası Çerez Politikası