İki büyük heykelcik iki Türk yönetmene gitti ama... Berlinale’de ‘karanlık Türkiye’ ödül aldı!
Festivalde iki büyük ödül, İlker Çatak ve Emin Alper’in filmlerine verildi. İki politik eserin de “karanlık Türkiye” portresi çizmesi şaşırtmadı!
- Berlin Film Festivali'nde "Altın Ayı" ödülü İlker Çatak'ın yönettiği "Sarı Zarflar"a verildi.
- "Jüri Büyük Ödülü" olan "Gümüş Ayı" ise Emin Alper'in "Kurtuluş" filmine takdim edildi.
- Her iki ödüllü film de yoğun politik yanları ve Türkiye eleştirileriyle dikkat çekiyor.
- "Kurtuluş" filmi Doğu Anadolu'daki çatışmaları ve sorunları, "Sarı Zarflar" ise Türkiye'deki siyasi baskı nedeniyle işini kaybeden tiyatrocuların hikayesini ele alıyor.
- Jüri başkanı Wim Wenders'ın açılışta "Siyasetin dışında kalmalıyız" demesine rağmen, ödüllerin Türkiye temalı politik filmlere verilmesi çelişki yarattı.
MURAT ÖZTEKİN- Berlin Film Festivali’nde (Berlinale) en büyük iki ödül Türkçe filmlerin oldu. Festivalde “Altın Ayı”, İlker Çatak’ın yönettiği “Sarı Zarflar”a verildi.
“Jüri Büyük Ödülü” yani “Gümüş Ayı” ise “Kurtuluş” filminden ötürü yönetmen Emin Alper’e takdim edildi. Mükâfatlar, Türk sinemasının Avrupa sinemasındaki yerini gösterdi. (Ayrıca Filistin filmi “Chronicles From the Siege”e tali bir ödül verildi.)
Ancak her iki film de yoğun politik yanları ve Türkiye eleştirileriyle şaşırtmıyor. Yönetmen Alper “Kurtuluş” filminde karanlık bir Doğu Anadolu portresi çiziyor.
Korucu aşireti ile köylerine geri dönen aşiret arasındaki çatışmayı işleyen Alper, Türkiye’nin doğusunda yaşanan problemlerin kökenine ise korucularla birlikte “kötü bir şeyhi” yerleştiriyor! Aslında Yeşilçam’dan alışık olduğumuz bu bayat tipoloji, Berlinale jürisinin takdirini toplamış görünüyor.
Almanya doğumlu Çatak’ın “Sarı Zarflar”ı da Türkiye’deki siyasi baskı yüzünden işlerini kaybeden tiyatrocu Derya ve Aziz’in hikâyesini anlatıyor. Çatak, verdiği röportajlarda gerçek bir durumdan yola çıktığını savunuyor.
SİYASETİN DIŞINDA!
Jüri başkanı yönetmen Wim Wenders, açılışta Filistin konusunda “Siyasetin dışında kalmalıyız” dese de konu Türkiye olunca işin öyle yürümediğini ödüller gözler önüne seriyor.
George Orwell “Sanatın tümü propagandadır. Öte yandan, her propaganda sanat değildir” diyordu. Bakalım ilk defa Berlin’de görücüye çıkan bu filmlerde sanat nerede duruyor!
