Google Linke Tıkla, Türkiye Gazetesi'ni Google Favorilerine Ekle!

İtalyan sanat tarihçisi D'Orazio: İslam sanatları şekillerden çok daha fazlası

İtalyan sanat tarihçisi D'Orazio: İslam sanatları şekillerden çok daha fazlası

İslam sanatlarını sadece soyut yönüyle değerlendirmediğini kaydeden İtalyan sanat tarihçisi Costantino D’Orazio “İslam sanatları, figürsüz basit bir şekilden çok daha fazlası, çok daha derin” diyor.

Özetle Dinle
Kaydet
a- | +A

MURAT ÖZTEKİN - Rönesansa dair çalışmalarıyla tanınan İtalyan Costantino D’Orazio, Avrupa’nın öne çıkan sanat tarihçileri arasında yer alıyor. D’Orazio, sanatı hikâye anlatımı üzerinden geniş kitlelerle buluşturuyor. Onun Michelangelo’ya dair kaleme aldığı “Michelangelo: Rönesans’ın Dehası” eseri ise Ketebe Yayınları etiketiyle Türkiye’deki okuyuculara sunuluyor. Biz de bu vesileyle kendisiyle buluşup Michelangelo’dan Osmanlıya, İslam sanatlarından çağdaş sanatlara uzanan bir yelpazede konuşma fırsatı bulduk…

Costantino D’Orazio, İstanbul’daki Venedik  Sarayı’nda sorularımızı cevapladı.
Başlık ResmiCostantino D’Orazio, İstanbul’daki Venedik Sarayı’nda sorularımızı cevapladı.

ETKİ DEĞİL, KÖPRÜ

Michelangelo’nun Osmanlı veya Türklerle sanatsal etkileşimi ne oldu? Buna dair elimizde bilgi var mı?

Michelangelo ve Leonardo’nun Osmanlı İmparatorluğu’na köprü yapmaları için davet edildiğini biliyoruz. Bu daveti sadece Leonardo kabul ediyor. Michelangelo buraya bizzat gelmemiş olsa dahi onun evrensel mahiyetteki eserleri burada da mutlaka bir etki uyandırmıştır diye düşünüyorum. Ancak burada durum biraz daha kompleks. İslam sanatlarına baktığımızda bir canlı figür yasağı olduğunu biliyoruz. Dolayısıyla bir etkiden ziyade, Osmanlı ile Michelangelo arasında bir köprüden bahsetmek daha doğru olacak. Bunu mimari üzerinden düşünebiliriz.

Nasıl bir köprü bu?

Bunu belki camilerin büyük kubbeleri üzerinden düşünebiliriz. Michelangelo, ölçeği büyütüp armoniyi aynı tutabiliyor. Buradaki büyük camilerde de bunu görebiliyoruz.

Bu noktada Mimar Sinan’la benzerlik mi görüyorsunuz?

Kendisi “Osmanlının Michelangelo”su olarak görülebilir. Sinan’ı çok iyi çalışmadım ama her ikisinin eserlerine de baktığımda Yunan ve Roma eserlerini incelediklerini, klasisizmden etkilendiklerini görüyorum.

FİGÜRÜN OLMAMASINI YARGILAMIYORUM

Farklı disiplinlerde olmalarına rağmen her ikisi de aynı zamanda din ile ilişkili eserler verdiler. Sinan’ın yapılarında ise soyut veya figürsüz olan İslam sanat eserleri yer aldı. İslam sanatlarını nasıl değerlendiriyorsunuz?

Bu kompleks bir konu. Her dinin Yaratıcıyla irtibat kurma şekli farklı. Biz Avrupalılar, özellikle biz Katolikler görseliz. Dolayısıyla dinle çok fiziki bir ilişkimiz var. İslam’da bu çok daha az. Bu yüzden de kelamla yani temelde Kur’ân aracılığıyla bir ilişki kuruldu. Ama İslam’da figüratif sanatın olmamasını kesinlikle yargılamıyorum.

P. Picasso, İslam sanatlarının soyut yönünü takdir eder. Siz bu noktada nereden bakıyorsunuz?

Bu gerçekten üzerinden uzun müddet konuşulacak bir konu… Ben İslam sanatını sadece soyut bir sanat olarak değerlendiremiyorum. İslam sanatında bir ritüel var. Bu ritüeller ise imgelerden çok daha güçlü. Öte yandan İslami sanatlarını icra edenlerin hepsi çok dindar insanlar. Acaba kiliselerdeki eserleri yapanların hepsi inançlı mıydı? Bundan emin değiliz. İslam sanatları, figürsüz basit bir şekilden çok daha fazlası, çok daha derin.

TÜRK ÇAĞDAŞ SANATI İNANILMAZ GELİŞTİ

Peki, Türkiye’deki güncel sanatta dair genel gözlemleriniz ve düşünceleriniz neler?

Türk çağdaş sanatı son zamanlarda, müzeler ve uluslararası sergiler sayesinde inanılmaz bir gelişme gösterdi. Türk sanatçıların dili evrensel bir standarda ulaştı ve mutlak bir avangartlığı temsil ediyor. Sevdiğim birkaç sanatçıdan bahsetmek gerekirse, Refik Anadol, görüntü oluşturmada yapay zekâ kullanımı konusunda dünyanın en büyük ustası olarak kabul edilmekte. Ahmet Güneştekin ise Roma’daki Ulusal Modern ve Çağdaş Sanat Galerisinde ilginç bir sergi gerçekleştirdi. Aynı zamanda Türkiye, sanat eserleriyle ülkelerimiz arasında önemli bağlantılar kuran Angelo Bucarelli gibi İtalyan sanatçıları da ağırlamaya açık. Türkiye, çok ilginç çağdaş sanat platformları geliştirdi.

ESKİ SANATÇILAR İNANÇLIYDI

Peki, Michelangelo’nun sanatından dini ayıklamak mümkün mü?

Böyle bir şey yapabiliriz ve yine geriye az da olsa eserler kalabilir. Ancak onun sanatına ihanet etmiş oluruz. Çünkü kendisi geçmişteki birçok sanatçı gibi oldukça inançlı biriydi.

Whatsapp İkon Facebook İkon Bağlantıyı Kopyala
Yayın Tarihi |
Haberle İlgili Daha Fazlası
Kültür - Sanat
Bizi Takip Edin Bizi Takip Edin
YORUMLAR
ÖNE ÇIKANLAR
SONRAKİ HABER
Soru 0 / 6
Türkiye Gazetesi dijital abonelik ve arşiv kampanyamızı ilk nereden duydunuz?

Haber Asistanı

Son 30 günün haberleri
📰

Türkiye Gazetesi Haber Asistanına Hoş Geldiniz!

Son 30 güne ait haberleri, spor gelişmelerini veya yazar yazılarını sorgulayabilirsiniz.