Kutsal emanetleri diyar diyar sergiliyor! Ali Osman Işık Hoca: Amacımız aşıkla maşuku buluşturmak
Habibullah âşıklarına, onun hatıra eşyalarını hususi kaplara koyup, Türkiye’nin her yerine götürüp ziyarete açıyor.
- Ali Osman Işık, Server-i Kâinat Efendimize ve Hülefa-i Raşidin ile sahabe-i kirama ait yaklaşık 80 parça emaneti (Hazreti Muhammed'in ayak izi, Kâbe ve Ravda örtüleri gibi) sergilemektedir.
- Bu emanetleri Türkiye'nin her yerine ücretsiz olarak götürüp ziyaret edilmelerini sağlamaktadır.
- Işık, Peygamberlere ve sünnete gerek olmadığı yönündeki konuşmalara karşı çıkarak, alemlerin efendisinin bir santimetre saçına canını feda edebileceğini belirtmiştir.
- Amacının ümmeti Muhammed ile Hazret-i Muhammed arasında köprü olmak ve âşık ile maşuku buluşturmak olduğunu ifade etmiştir.
- Bazı ziyaretçilerin Efendimizin saçı sakalının uzayıp hareket ettiğine ve hatta sakal-ı şerifin geçen sene Ramazan ayında bir santimetre boy attığına şahit olduğunu belirtmiştir.
- Işık, Efendimizin sevgisinin bambaşka olduğunu ve sahabenin ona "fedake ebi ve ümmi" diyerek hitap ettiğini vurgulamıştır.
İRFAN ÖZFATURA - Server-i kâinat ve Hülafa-i Raşidin’den 80 parça emanete sahip olan Ali Osman Işık arzu edenler için hiçbir ücret istemeden getirip sergiliyor.
Resulullah efendimizden hatıra eşyaları hususi kaplarına koyup, sarıp sarmalayıp diyar diyar dolaştırmak kolay iş değil. Ancak Ali Osman Işık Hocaefendi bunu seve seve yapıyor. “Böyle zahmetli bir işe niye giriyorsunuz” diyenlere cevaben “Bugünlerde bazıları Peygamberlere ve sünnete ne gerek var diye konuşuyor. Hâlbuki biz âlemlerin efendisinin sallallahü aleyhi ve sellem bir santimetre saçına canımızı feda ederiz” diyor. Işık şöyle devam ediyor: Burada tek gayemiz ümmeti Muhammed ile Hazret-i Muhammed arasında köprü olmak, âşıkla maşuku buluşturmak. Server-i Kâinat nereyi teşrif etmek ve kime gitmek isterse hazırız, emanetleri Türkiye’nin her yerine ücretsiz götürüyor ziyaret etmelerini sağlıyoruz. Elimizde Fahr-i âlem efendimize, Hülefa-i raşidin ve sahabe-i kirama ait yaklaşık 80 parça emanet var. Allah’ın habibinin mübarek kadem-i şerifi (ayak izi), Kâbe ve Ravda örtüleri gibi. Mesela bugün Vilayet Camii’nin hocası bir program hazırlamış getirdik açtık binlerce kişi ziyaret etti.
NASİBİN VARSA
Bu biraz da nasip işi benim komşularımdan görmeyenler var ama Samsun, Çankırı, Yozgat, Sivas ve Tokat’ın ücra köylerine kadar gittik, çok memnun kaldılar. Kimi ağladı, kimi kendinden geçip bayıldı.
Efendimizin sevgisi bambaşka bir şey sahabe-i kiram ona asla “Ya Muhammed” diye hitap etmez, sözlerine “fedake ebi ve ümmi” (anam babam sana feda olsun) diye başlarlardı. Biliyorsunuz Mekke döneminde kendi hemşehrileri ve akrabaları ile karşı karşıya kaldılar. Sırf din-i İslam sonraki nesillere ulaşsın diye canlarını ortaya koydular. Kısacası senin benim kurtuluşumuz için çilelere katlandılar. Peygamberler bile ona ümmet olmak istedi, bir tek İsa aleyhisselamın duası kabul oldu, kıyamete doğru aramıza katılacak, o servere tabi olacak. Biz böyle şerefli bir peygamberin şanslı ümmetiyiz, Rabb’imiz layık olmayı nasip etsin.
İNANIN YANIMIZDA
“Efendimiz dar-ı bekaya irtihal eylediğinde “Ya Rabbi bu göz artık onu göremeyecekse lazım değil” deyip kör olmayı dileyenler oldu. Devesi Kusva başını taşlara vura vura can verdi. Rabb’im bu sevgiden bizi de hissedar etsin.
Çok soruyorlar, evet efendimizin sallallahü aleyhi ve sellem saçı sakalı uzuyor ve hareket ediyor. Biz asla ölü diyemeyiz ona. Mesela şu gördüğünüz sakal-ı şerif geçen sene Ramazan-ı şerifte takriben bir santimetre boy attı. Ne kadar zikr ve salavatla karşılaşırsa o kadar güçleniyor. Bazen ziyaretçiler “aaa hocam sakal-ı şerif hareket ediyor” diyorlar şaşmıyoruz, defalarca şahit olduk zira. Şükürler olsun Âlemlerin Efendisi ümmetinin arasında ve yanında.”
