Necip Fazıl hep gündemde... Usta yazar 43. vefat yıl dönümünde yâd ediliyor
Vefatının üzerinden 43 sene geçen Necip Fazıl, hâlâ çok konuşuluyor ve gündemden düşmüyor. Kısakürek, 150’den fazla tezle akademik dünya tarafından da en çok ele alınan Türk edebiyatçılardan biri. Peki, bunun arkasında ne var? Edebiyat tarihçilerine ve Kısakürek’in torunu Şeyma Kısakürek’e sorduk…
- Necip Fazıl Kısakürek, şairliği, hikaye yazarlığı, tiyatro yazarlığı, hatipliği ve fikir adamlığı gibi birçok alanda 'komple bir sanatçı' olarak tanımlanmaktadır.
- Kısakürek'in benimsediği dünya görüşünün, güncelliğini koruyan ve tüm insanlığın benimsemesi gereken meselelere dayanması, güncelliğini korumasının nedenlerinden biri olarak gösterilmektedir.
- Kısakürek'e yöneltilen eleştirilerin ideolojik olduğu ve tutarlı olmadığı belirtilmektedir.
- Necip Fazıl'ın, zor zamanlarda ezilmiş, dışlanmış ve yok sayılmış bir kesimin sözcülüğünü üstlenmiş bir mücadele adamı olması, gündemde kalmasını sağlayan önemli hususiyetlerden biri olarak değerlendirilmektedir.
- Necip Fazıl'ın hâlâ tam olarak idrak edilemediği ve gizem barındıran kişiliğinin merak uyandırdığı düşünülmektedir.
- Necip Fazıl'ın siyasi hareketlerle özdeşleştirilmesi de tartışılmasında etkili görülmektedir.
MURAT ÖZTEKİN - Necip Fazıl Kısakürek, bundan tam 43 sene evvel, yani 25 Mayıs 1983’te hayata gözlerini kapadı. Usta edebiyatçı, farklı türlerden 100’den fazla eser kaleme aldı; ancak bunlar kadar aksiyoner kişiliği ve çarpıcı fikirleriyle de gündeme geldi. Kısakürek’in hayatı da çok konuşuldu, çok tartışıldı…
Sinemada bu hafta | Necip Fazıl'ın ünlü eseri beyaz perdeye aktarıldı! Modern insana özünü hatırlatıyor
Necip Fazıl, son yıllarda ideolojik tartışmalarla gündemden düşmüyor. Usta kalem, aynı zamanda üzerine en çok tez yazılan Türk edebiyatçılar arasında yer alıyor. Türkiye’de şimdiye kadar Kısakürek’in temel konusu olduğu 150’den fazla akademik tez kaleme alındığı görülüyor. Daha geniş çerçeveli değerlendirmelerle birlikte Necip Fazıl’ın 300’den fazla doktora ve yüksek lisans tezinde ele alındığı tahmin ediliyor.
Peki, Necip Fazıl neden hâlâ çok konuşuluyor ve tartışılıyor?
DÜNYA GÖRÜŞÜ BUGÜN DE AKTÜEL
Soruyu Kısakürek’e dair çalışmalarıyla tanınan Prof. Dr. Abdullah Uçman’a sorduğumuzda, “eşsiz sanatçılığının” buna yol açtığını söylüyor. Prof. Dr. Uçman şöyle konuşuyor:
“Necip Fazıl, tabir yerindeyse ‘komple bir sanatçıydı’. Cumhuriyet devrinde şairliği kadar hikâye yazarlığı, tiyatro yazarlığı kadar hatipliği, fikir adamlığı kadar araştırmacılığı böylesine güçlü başka bir isim yok. Üstelik ondaki bütün bu kabiliyetler birbirini çelmelememiş; her biri kitap çapında eserlere dönüşmüş. Onun benimsemiş olduğu dünya görüşü de aslında Hz. Âdem’den beri bütün insanlığın benimsemesi gereken meselelere dayanmaktadır. Çoğu da güncelliğini korumaktadır. Dolayısıyla Necip Fazıl üzerine bu kadar çok değerlendirme yapılması ve vefatı üzerinden 40 küsur yıl geçmesine rağmen gündemde kalması, bence bunlardan ileri geliyor.”
Kısakürek’e yapılan tenkitlerin “ideolojik” olduğunu söyleyen Uçman, “Onu bir dönem göklere çıkaran çevreler, dünya görüşü değiştikten sonra ‘sabık şair’ diye karalamaya çalıştılar. Ancak Necip Fazıl hiçbir dönem bir partinin ve kliğin emrine girmemiş bir şahsiyettir. Yapılan eleştiriler oldukça ideolojiktir ve tutarlı değildir” diye konuşuyor.
MÜCADELE ADAMI OLMASI GÜNDEMDE TUTTU
Edebiyat tarihine dair araştırmalarıyla tanınan Beşir Ayvazoğlu ise, “Necip Fazıl büyük bir şairdir. Hemen herkesin hafızasında Necip Fazıl’dan hiç olmazsa bir şiir, bir beyit yahut bir mısra vardır. Bu her şaire nasip olacak bir mazhariyet değildir. Daha da önemlisi, Necip Fazıl’ın zor zamanlarda ezilmiş, dışlanmış, yok sayılmış bir kesimin sözcülüğünü üstlenmiş bir mücadele adamı olmasıdır. Necip Fazıl’ın devamlı gündemde kalmasını sağlayan en önemli hususiyetlerin bunlar olduğunu zannediyorum” ifadelerini kullanıyor.
ANLAŞILMADAN BENİMSENDİ, TANINMADAN DIŞLANDI
Peki, varisleri Necip Fazıl’ın bu kadar gündemde kalması hakkında ne düşünüyorlar? Kısakürek’in yazar torunu Şeyma Kısakürek, bunu usta edebiyatçının tam olarak anlaşılamamasına bağlıyor. Şeyma Kısakürek şunları söylüyor:
“Merhum amcamın tabiriyle Üstad’ın bulunduğu yer anlaşılmadan benimsenmek ve tanınmadan dışlanmak arasındadır. Necip Fazıl’ın hâlâ tam olarak idrak edilemediğini düşünüyorum. Dolayısıyla çözülemeyen, gizem barındıran şeyler insan psikolojisi itibariyle merak uyandırıyor. İnsanların Üstad’ın nerede durduğunu ve ne söylediğini tam oturtamadıkları kanaatindeyim. Bu sebeple Üstad Necip Fazıl daha çok konuşulacak ve tartışılacaktır.”
Kısakürek, Necip Fazıl’ın şahsiyeti yerine fikirlerine bakılması gerektiğini kaydederek, “O Allah’ı ve İslam’ı işaret edip sonsuzluğu sorgulamayı anlattı. Bizim onun anlattığı hakikate odaklanmamız lazım” diyor.
TEOMAN MESELESİ
Şeyma Kısakürek’e şarkıcı Teoman’ın baskılar sonrasında Necip Fazıl’a eser adamaktan vazgeçmesini ve diğer siyasi tartışmaları sorduğumda ise şu cevabı veriyor: “Herkes Üstad’a kendi cephesinden bakar, onu kendi idraki noktasında değerlendirir. Dolayısıyla benim burada herhangi biri hakkında bir şey söylemem doğru olmaz. Ancak şu kadarını söyleyeyim: Türkiye’de uzun zamandır süregelen bir kimlik inşası problemimiz var. Kimliklerini inşa edemeyenler basma kalıp etiketlerden faydalanmaya çalışıyor. Sanırım Can Yücel’in ‘Solda adam mı var Necip Fazıl’ı anlayacak’ sözü hâlâ önemli.”
SİYASİ HAREKETLERLE ÖZDEŞLEŞTİRİLDİ
Öte yandan Necip Fazıl’ın hâlâ tartışılmasında şairin bazı güncel siyasi hareketlerle özdeşleştirilmesi de etkili gibi görünüyor. Anlaşılan Kısakürek, hayattayken olduğu gibi daha çok polemiklere konu olacağa benziyor.
