Suudi Arabistan’da bienal: Vahada doğan sanat
Suudi Arabistan’ın başşehri Riyad’da kapılarını açan “Diriyah Çağdaş Sanat Bienali” 37 ülkeden 65 sanatçıyı buluşturuyor. Ülkedeki sıra dışı değişimin bir parçası olan bienaldeki eserlere, göçebelik kültürünün izleri yansıyor.
- Suudi Arabistan'ın Riyad şehrinde 3. Diriyah Çağdaş Sanat Bienali düzenleniyor.
- Bienal, 37 ülkeden 65 sanatçının "Fasılalar ve Geçişler" teması altında göç ve kadim Arap geleneklerinden ilham alan eserlerini sergiliyor.
- Etkinlik, Suudi Arabistan'ın turizm ve teknolojinin yanı sıra sanat alanındaki değişim hamlesinin önemli bir parçasıdır.
- Uluslararası birçok sanatçının "göz kamaştıran" eserlerinin yer aldığı bienal, 2 Mayıs'a kadar ziyaretçilere açık.
MURAT ÖZTEKİN / RİYAD - Arap Yarımadası’ndaki çöl kuşağının yanı başındaki vaha benzeri bir bölgede yer alan Diriye (Diriyah), bir vakitler kerpiç evleri, hurma bahçeleri ve canlı Salwa Sarayı’yla anılıyordu. Suudi Arabistan devleti, köklerini ilk defa burada saldı. Bölge asırlar boyunca göçler, isyanlar ve değişimlerin merkezinde yer aldı. Bu enteresan topraklarda yine yeni şeylerin tohumları atılmaya başladı…
S. Arabistan’ın tarihî bölgesinde sanat bienali
37 ÜLKEDEN 65 SANATÇI DİRİYE’DE BULUŞTU
Suudi Arabistan’daki çok konuşulan değişim hamlesinin turizm ve teknolojinin yanı sıra sanat ayağı da var. Bunun bir parçası olarak görülebilecek “Diriyah Çağdaş Sanat Bienali” (Diriyah Contemporary Art Biennale) Riyad’daki JAX District’te bu sene üçüncü defa ziyaretçilerini ağırlıyor. Türkiye’nin de aralarında bulunduğu 37 ülkeden 65 sanatçının katıldığı bienalde, Arap coğrafyasındaki kadim geleneklerden yola çıkılıyor.
UNESCO Dünya Mirası Listesi’ndeki tarihî Turaif bölgesi yakınında “In Interludes and Transitions” (Fasılalar ve Geçişler) temasıyla yapılan sanat bienalinde; daha ziyade göçler ve göçebe toplulukların kültüründen ilham alınarak meydana getirilen eserler sergileniyor. 2 Mayıs’a kadar devam edecek bienal, yoğun hareket hâlindeki dünyayı tekrar düşünmemizi salık veriyor.
“GÖZ KAMAŞTIRAN” İŞLER
Bienaldeki sergi alanlarını dolaşırken göz kamaştıran ve ziyaretçiyi içine çeken işlerin varlığı dikkat çekiyor. Mesela Fransız Théo Mercier, “Sonsuzluk Evi” adlı eserinde çöl kumlarını sıkıştırarak yaptığı dört devasa heykelle karşımıza çıkıyor. Bu eserlerde tabiatın temel unsurları olduğu gibi endüstriyel elemanlar da yer alıyor. Böylece insan eliyle dönüştürülen dünyaya bir vurgu yapılıyor. Hırvat sanatçı Ivana Franke ise Ay’a benzeyen bir ışık kaynağı ve onun aydınlattığı ağlar dışında bir şey görülmeyen bir alana ziyaretçileri çekerek tefekküre sevk eden işe imza atıyor; “Sadece göz sinirleriyle hakikati görmek mümkün mü?” gibi sorular zihinlerde beliriyor.
ABD’li Yussef Agbo-Ola ise bölgeye has tuğlalar ve çeşitli kumaşlarla hazırladığı mimari yönü kuvvetli eserinde, yaşlılara bir saygı duruşunda bulunuyor; onları yol gösterici bir bilge olarak sunuyor. Ekvadorlu Oscar Santillan sanatseverlerin konuşmalarına sesle cevap veren ve böylece suni dünyanın maddi temellerini gözler önüne seren sıra dışı bir işle bienalde yer alıyor. Türk sanatçılar Merve Ertufan ve Müge Yılmaz’ın eserleri de burada görülebiliyor.
Ancak Diriyah Çağdaş Sanat Bienali’nde güncel politik gelişmelerden mümkün mertebe uzak kalınıyor.
DÜNYA BİR GEÇİT YERİ
Açılışta konuşmasını dinlediğimiz bienalin ortak sanat yönetmeni Sabih Ahmed, günümüzde sadece denizlerde yılda milyarlarca ton yükün taşındığı hareketli bölgeden bakarak “geçit töreni” mefhumunu vurguladıklarını söylüyor. Maziden alınan bazı kavramların artık günümüzü açıklamaya yetmediğini savunan Ahmed, etrafımızda gelişen süreçleri güzel ve derinlikli sanat eserleri aracılığıyla anlamlandırabileceklerini söylüyor.
Hülasa Diriyah Bienali Vakfı tarafından düzenlenen “3. Diriyah Çağdaş Sanat Bienali” sanat dünyasının yüzünü bugünlerde Arabistan coğrafyasına çevirmesine yol açıyor. Bunun yanı sıra Diriyah Art Futures ve Misk gibi kurumların faaliyetleri de dikkat çekiyor. Bölgedeki çok konuşulan ve tartışılan yeni bir değişim hamlesiyle güçlenen bu sanatsal hareketliliğin kalıcı olup olmayacağını ve nereye evrileceğini ise zaman gösterecek gibi görünüyor.
