Türkiye Gazetesi E-Gazete Gazete Aboneliği
Türkiye Gazetesi
Arama
SON DAKİKA YAZARLAR BİZİM SAYFA GÜNDEM POLİTİKA EKONOMİ DÜNYA SPOR YAŞAM RESMİ İLANLAR HABER JET İzle
Türkiye Gazetesi
Türkiye Gazetesi
E-Gazete Abonelik
Gündem
  • Politika
  • Eğitim
Ekonomi
  • Borsa
  • Altın
  • Döviz
  • Hisse Senedi
  • Kripto Para
  • Emlak
  • T-Otomobil
  • Turizm
Spor
  • Futbol
  • Puan Durumu
  • Fikstür
  • Şampiyonlar Ligi
  • Avrupa Ligi
  • Basketbol
Dünya
  • Orta Doğu
  • Avrupa
  • Amerika
  • Afrika
  • İsrail-Gazze
Yaşam
  • Sağlık
  • Hava Durumu
  • Yemek
  • Seyahat
  • Aktüel
Kültür-Sanat
  • Sinema
  • Arkeoloji
  • Kitap
  • Tarih
Bizim Sayfa
  • Namaz Vakitleri
  • Sesli Yayınlar
Yazarlar
  • Bugünün Yazarları
  • Tüm Yazarlar
Diğer Kategoriler
  • Magazin
  • Teknoloji
  • Resmî Ilanlar
  • Haberler
  • Foto Haber
  • Video Galeri
Kurumsal
  • Hakkımızda
  • İletişim
  • Künye
  • Gazete Aboneliği
  • Danışma Telefonları
  • Yasal
  • Reklam Ver
Uygulamalar Türkiye Gazetesi App Store Türkiye Gazetesi Google Play
Takip Edin Favori mecralarınızda haber
akışımıza ulaşın
X Facebook LinkedIn YouTube Instagram TikTok NSosyal
© 2025 İhlas Gazetecilik A.Ş.
Tüm Hakları Saklıdır.
Haber Verin Editör masamıza bilgi ve materyal
göndermek için tıklayın
Bildirin
Kaçırmayın Ücretsiz üye olun, gündemi
şekillendiren gelişmeleri önce siz duyun
  1. Haberler
  2. Kültür - Sanat
  3. Tarık Tufan: Edebiyat ve sinema aynı hikâyenin ayrı yüzü
Kültür - Sanat

Tarık Tufan: Edebiyat ve sinema aynı hikâyenin ayrı yüzü

Son Güncelleme: 26 Ekim, 2020 - 02:38
Whatsapp İkon Bağlantıyı Kopyala
Paylaş
Paylaş
Facebook Facebook X X WhatsApp WhatsApp LinkedIn LinkedIn NSosyal NSosyal Bağlantıyı Kopyala Bağlantıyı Kopyala
Tarık Tufan: Edebiyat ve  sinema aynı hikâyenin ayrı yüzü
Fotoğraf Başlığı Tarik Tufan: Edebiyat ve sinema ayni hikâyenin ayri yüzü

Yazar ve senarist Tarık Tufan “Benim için roman ve sinema, anlatma çabamın iki yüzü. Her iki durumda da teknik farklılıklar haricinde ben hikâye anlatıyorum. İki farklı form ama yaptığım şey aynı” diye konuşuyor.

Kaydet
a- | +A

MURAT ÖZTEKİN

Tarık Tufan, senaryolarıyla sinemada, romanlarıyla ise edebiyatta yol alan iki kanatlı yazarlardan… Bu ay onun için yoğun geçiyor. Hem hâlihazırda devam eden 8. Boğaziçi Film Festivali’nde yerli kategoride jüri başkanlığı yapıp “en iyi filmleri” seçiyor hem de yeni kitabı “Kaybolan”ın heyecanını yaşıyor. Biz de kendisinden yolculuğunu dinledik…

Bir yandan yeni kitaplar kaleme alıp, diğer taraftan senaryolar yazıp sinema organizasyonlarının içerisinde yer alıyorsunuz. Sinema ve edebiyat bir kolda iki karpuz gibi değil mi sizin için?
Benim için roman ve sinema, anlatma çabamın iki yüzü. Bazen romanın kelimelerle örülü geniş dünyasında, bazen de işin içerisine ışığın, görüntünün girdiği sinemada anlatmayı deniyorum. Dolayısıyla her iki durumda da teknik farklılıklar haricinde ben hikâye anlatıyorum. İki farklı form ama yaptığım şey aynı.

Bu iki ayrı form, sizin zihin dünyanızda nerelerde duruyor?
Roman değerlerinizden ve kelimelerden başka sınır tanımadığınız bir alan. Sinemada bir şeyler anlatmak içinse ihtiyaç duyduğunuz başka teknik şeyler var. Tek kişilik bir eylem değil. Dolayısıyla bunlar bir kısıtlanma anlamına da gelebiliyor. Fakat her ikisi de size başka araçlarla başka özgürleşme imkânları tanıyor.

Sinemaya metinler kaleme almak, bir yazar olarak geri plana itilme hissiyatı doğurmuyor mu?
Bu, ne beklediğinizle alakalı bir şey. Eğer sinemada şöhret, alkış ve sair şeyler bekliyorsanız, senarist olmak sizi çok avantajlı bir yere koymaz. Fakat sizin için mühim olan sinemanın büyülü eyleminin bir parçası olmaksa, bundan derin bir tatmin duygusu yaşarsınız.

Peki, senaryo yazmakla, bir roman kaleme almak arasında duygusal olarak fark var mı? Sizde nasıl gelişiyor yazım?
İkisinin aynı olduğunu söyleyemem. Roman yazarken, kaleme aldıklarımla kendi hayatım arasındaki sınırların bir müddet sonra muğlaklaştığını görüyorum. Ben yazdıklarına hayatını daha fazla katan romancılardan biriyim. Bu anlamda gerçeklik duygusunu önemsiyorum. Fakat sinemada bir parça daha soğukkanlı olmayı başarıyorum.

Boğaziçi Film Festivali’ne dönersek; Duyduğuma göre yoğun bir film başvurusu olmuş. Bu zamanda film üretimlerinin çokluğunu nasıl yorumluyorsunuz?
Hiç kuşkusuz pandemi safhasında ortak çalışmaları sürdürmek kolay değil. Açıkçası ben de film üretimlerinin daha az olacağını düşünmüştüm. Ama insanlar gerekli tedbirleri alarak kendi işlerini devam ettirdiler. Bu açıdan sevindirici oldu. Önemli yönetmenlerin iyi filmleri var. Dolayısıyla bu bizim için hem seçim zorluğu hem de mutluluk demek.

İYİ FİLMLER HEYECANLANDIRIR
Bu noktada “En İyi Filmleri” seçeceksiniz. Sizin için “iyi film” ne demek?

Bunun teknik detaylarına girmeyi çok doğru bulmam. İyi film, seyrettikten sonra bizi bir müddet şaşkınlık ve heyecan içerisinde tutmayı başarabilen filmdir. Aradan geçen zamana rağmen çeşitli vesilelerle o filmin dünyasına yeniden giriyorsak iyi bir film seyretmişiz demektir. Dolayısıyla festivallerde film seçmenin subjektif şartları da var. Ama benim için bu festivalde önümüzde gelen 12 filmin tamamı ödüle almaya hak kazanmış demektir.

HEPİMİZ BU ÜLKEYE BORÇLUYUZ
Peki, sinema başta olmak üzere Türkiye’de kültür sanat sahasındaki sert tutumlar hakkında ne düşünüyorsunuz?

Türkiye’deki cepheleşmeden şikâyet eden çok kimse var. Güçlü sanatçılar bu durumdan rahatsız olurlar. Cepheden medet uman sadece “vasatlardır”. İyi işler yapmaya çalışan sanatçı ve yazarlar, bu durumdan nemalanmak yerine kendi yaptıkları işten güç alırlar. Bu ülkenin sanatçılarına düşen görev, alkışın yerine niteliğin peşine düşmektir. Biz bu ülkeye borçluyuz. Hepimiz, insanların hayata bakışlarına bir şeyler katabilmenin yolunu aramalıyız.

Tarık Tufan: Edebiyat ve  sinema aynı hikâyenin ayrı yüzü
Başlık ResmiTarık Tufan: Edebiyat ve sinema aynı hikâyenin ayrı yüzü

YÖNETMEN KOLTUĞUNA OTURABİLİRİM
Bir defasında “Masalım bittiğinde öleceğim” demişsiniz. Yönetmelik de bu masal anlatma işine dâhil olabilir mi?
Kuşkusuz bazı hikâyeler için sinemada daha iyi anlatabileceğim hissine kapılıyorum. Son zamanlarda senaryoya dönüştürmeye çalıştığım “Şanzelize Düğün Salonu” için de “Acaba kendim çeksem daha iyi olur mu” diye düşünüyorum. Eğer senaryoyu tamamladıktan sonra “Bunu ben anlatmalıyım” duygusu devam ederse, o zaman yönetmen koltuğunda oturmayı düşünüyorum.

İSTANBUL DEKOR DEĞİL MESELENİN ASLI
Semtler ve kaçış duygusu son romanınızda da öne çıkıyor. Yazdıklarınız mı sizi sürüklüyor, yoksa siz mi onları?

İstanbul benim için hem tarihiyle hem bugünüyle ilhamını içine barındıran bir şehir. O kaotik yapısının içerisinde derin anlam kümeleri mevcut. Dolayısıyla yazdığım bütün senaryolarda İstanbul hem fiziksel mekânları hem de anlam dünyasıyla çok güçlü bir şekilde yer alır. Kafamdaki soyut tahlilleri, mekân olarak mücessem hâle dönüştürür. Asla dekor değil, hikâyenin kendisi... Öte yandan yazarla yazdıkları arasındaki ilişki, bir tür metafizik bağ. Yazar irade olarak kurmacanın aklı gibi yola çıkar ama çok kısa bir süre sonra yazdıklarıyla arasındaki hiyerarşi altüst olur. Bir müddet sonra yazar, kaleme aldıklarının etkisi altına girmeye başlar. Sonra kimin kimi sürüklediği belirsiz hâle gelir.

Bu hâl uzun vadede yeni eserleri de dönüştürüyor sanırım...
Aslında bütün yazdıklarımı aynı dünyanın içinde farklı farklı alanlarda kurguluyorum. 20 yıl önce yazdığım “Kekeme Çocuklar Korosu”nda anlattığım meselelerle “Kaybolan”da ele aldıklarım arasında derinlerde duygusal ve akli bağlar görüyorum. Hiç kuşkusuz üslup ve hayat olarak kendimi geliştirmeye gayret ediyorum. Ama nihayetinde yazdıklarım bir bütünü temsil ediyor.

Whatsapp İkon Facebook İkon Bağlantıyı Kopyala
Paylaş
Paylaş
Facebook Facebook X X WhatsApp WhatsApp LinkedIn LinkedIn NSosyal NSosyal Bağlantıyı Kopyala Bağlantıyı Kopyala
Yayın Tarihi | 26 Ekim, 2020 - 02:38
Haberle İlgili Daha Fazlası
Kültür - Sanat
Bizi Takip Edin Bizi Takip Edin
X ikonu Facebook ikonu LinkedIn ikonu NSosyal Google Haberler ikonu
YORUMLAR
Yorum   0 yorum
ÇOK OKUNANLAR
  • 1
    'Araçlarda plaka, ses ve görüntü sistemi' talimatı! Erdoğan'dan vatandaşı rahatlatan sözler
    'Araçlarda plaka, ses ve görüntü sistemi' talimatı...
    Kaydet
  • 2
    Sivaslı kardeşler Avrupa'ya ahşap ev satıyor! Gümrüğü geçtiği an sipariş yağıyor
    Sivas'tan Avrupa'ya ahşap ev gönderiyorlar!
    Kaydet
  • 3
    Ambargo bitti, Kanada Dışişleri Sözcüsü Türkiye Gazetesi’ne açıkladı:
    Kanada Dışişleri Sözcüsü Türkiye Gazetesi’ne açık...
    Kaydet
  • 4
    Altında hikâye neden bitmedi? Ünlü ekonomist 4 maddede anlattı
    Altında hikâye neden bitmedi? Ünlü ekonomist 4 mad...
    Kaydet
  • 5
    Fenomen Kübra Karaaslan, Osmangazi Köprüsü'nden atladı! O anlar kamerada
    Fenomen Kübra Karaaslan ölüme böyle atladı! O anla...
    Kaydet
YAZARLAR
  • İsmail Kapan
    İsmail Kapan Savaşı engelleyemedi, barışı kurtarabilecek mi?
    Kaydet
  • Yücel Koç
    Yücel Koç Özel niye Erdoğan ile Trump bozuşsun istiyor?
    Kaydet
  • Rahim Er
    Rahim Er İran'ı da kurtardık!..
    Kaydet
  • Sevil Nuriyeva
    Sevil Nuriyeva ABD ve İsrail rejimlerinin gölgesinde dünya
    Kaydet
  • Nur Tuğba Aktay
    Nur Tuğba Aktay Enerjide Türk yolu
    Kaydet
Bize Haber Verin

Editör masasıyla bilgi ve materyal paylaşmak için tıklayın

GÖZDEN KAÇMASIN
  • Milyonlar yıllık deniz yıldızı fosili bulundu
    Milyonlar yıllık deniz yıldızı fosili bulundu
    Kaydet
  • Avrupa kulüplerinin radarında: 3 talip birden!
    Avrupa kulüplerinin radarında: 3 talip birden!
    Kaydet
  • Sağlığın simgesi dünyaca ünlü sembol Çankırı'da sergileniyor!
    Sağlığın simgesi dünyaca ünlü sembol Çankırı'da sergileniyor!
    Kaydet
  • Salah iddiası: İstanbul devine transfer olabilir
    Salah iddiası: İstanbul devine transfer olabilir
    Kaydet
  • Kuyruklar uzadı, fiyatlar oynadı! İslam Memiş’ten altın yatırımcısına net tavsiye
    Kuyruklar uzadı, fiyatlar oynadı! İslam Memiş’ten altın yatırımcısına net tavsiye
    Kaydet
ÖNE ÇIKANLAR
Adana’da evden kaçan 13 yaşındaki kız çocuğu bulundu
Kayıp kız çocuğundan sevindiren haber!
Kaydet
Bayramın ikinci gününden beri kayıptı! 71 yaşındaki adamdan acı haber
Bayramın ikinci gününden beri kayıptı! 71 yaşındaki adamdan acı haber
Kaydet
"Köyümde yaşamak için bir ‘sürü’ nedenim var"
Kaydet
SONRAKİ HABER
Türkiye Gazetesi
Google Haberler E-GAZETE ABONE OL GİRİŞ
Gündem
  • Politika
  • Eğitim
Ekonomi
  • Borsa
  • Altın
  • Döviz
  • Hisse Senedi
  • Kripto Para
  • Emlak
  • T-Otomobil
  • Turizm
Spor
  • Futbol
  • Puan Durumu
  • Fikstür
  • Şampiyonlar Ligi
  • Avrupa Ligi
  • Basketbol
Dünya
  • Orta Doğu
  • Avrupa
  • Amerika
  • Afrika
  • İsrail-Gazze
Yaşam
  • Sağlık
  • Hava Durumu
  • Yemek
  • Seyahat
  • Aktüel
Kültür-Sanat
  • Sinema
  • Arkeoloji
  • Kitap
  • Tarih
Bizim Sayfa
  • Namaz Vakitleri
  • Sesli Yayınlar
Yazarlar
  • Bugünün Yazarları
  • Tüm Yazarlar
Diğer Kategoriler
  • Magazin
  • Teknoloji
  • Resmî Ilanlar
  • Haberler
  • Foto Haber
  • Video Galeri
Kurumsal
  • Hakkımızda
  • İletişim
  • Künye
  • Gazete Aboneliği
  • Danışma Telefonları
  • Yasal
  • Reklam Ver
Uygulamalar Türkiye Gazetesi App Store Türkiye Gazetesi Google Play
Takip Edin Favori mecralarınızda haber
akışımıza ulaşın
X Facebook LinkedIn YouTube Instagram TikTok NSosyal
Haber Verin Editör masamıza bilgi ve materyal
göndermek için tıklayın
Let me Know
Kaçırmayın Ücretsiz üye olun, gündemi
şekillendiren gelişmeleri önce siz duyun
© 2025 İhlas Medya Grubu. Tüm Hakları Saklıdır
Son Dakika Site Haritası RSS KVKK Aydınlatma Metni Gizlilik Politikası Çerez Politikası