Murat Öztekin - Afrika kökenli Fransız yönetmen Ladj Ly, “Sefiller” (Les Misérables) filminde, Victor Hugo’nun yaklaşık 160 sene evvel Sefiller”i yazdığı Paris banliyölerinin bugününe bir bakış atıyor. Bu senenin “En İyi Milletlerarası Film” dalında Oscar’a adaylarından biri olan ve Hugo’nun eserini bir çıkış noktası olarak kullanan filmde, Afrika kökenli halk ile polis timleri arasında yaşanan gerilimler merkeze alınıyor. 2005 yılında Paris’te yaşanan isyanları da hatırlatan filmin oyuncu kadrosunda ise Damien Bonnard, Alexis Manenti, Djibril Zonga, Issa Perica ve Jeanne Balibar gibi isimler var. Filmde, sefillerin torunları bu defa Afrika kökenli Müslüman kesim... Bu yüzden hikâyenin çoğu onların yaşadığı Montfermeil banliyösünde geçiyor. Polis memuru Stéphane, banliyöde vazife yapan Suçla Mücadele Timi’nde Chris ve Gwada’nın arasına yeni katılmıştır. Bir gün bölgedeki sirkten yavru aslan çalınır. Bu hırsızlık hadisesi yüzünden romanlarla siyahiler karşı karşıya gelir. Hadiseyi araştıran tim, peşine düştükleri Issa’nın ardından “saklanması gereken” bir suça karışır. Üstelik olanlar bir dron’la kaydedilmiştir. 

ASLAN HIRSIZI “ASLAN”!
Avrupa’daki kimlik ve aidiyet problemleri etrafında dolaşan filmde Victor Hugo’nun ekmek hırsızı Jean Valjean’ı ile bugünün yavru aslan hırsızı Issa mukayese edilerek bölgedeki durumun değişemeyen tarafları önümüze getiriliyor. Aslında vahşi tabiattan uzaklaştırılan “aslan” bir metafor olarak çok şey anlatıyor. Fransız üslubuna rağmen akıcı bir atmosferde ilerleyen esere, amatör isimlerin çoğunlukta olduğu oyuncular dokümanter bir hava katıyor. Ancak filmde, ele alınan problemlerin temeline doğrudan inilemiyor; dolayısıyla Fransız sömürgeciliğine dair bir şeyler duyamıyoruz. Yönetmenin kökenine rağmen eserdeki siyahilerin çoğunun negatif bir algısı olduğunu da not düşmek gerekiyor.