MURAT ÖZTEKİN

Asla tek kişinin yapamayacağı bir sanat olan sinemanın hamurunda hep bir “kardeşlik” ruhu vardı. 1895’te çektikleri görüntüyle sinemanın öncüsü olan Lumière Kardeşlerin yanı sıra Sigmund Weinberg’den sonra Osmanlı İmparatorluğu’nun ilk filmlerine imza atanlar da yine Milton ve Yanaki adlı Manaki Kardeşlerdi. Günümüzde ise birçok tanınmış kardeş yönetmen, filmleri için birlikte ter döküyor. Genelde senaryoda birinin emeği daha fazlayken kardeşlerden büyük olan, yönetmenlikte daha baskın olabiliyor. Gelin dünyadan ve Türkiye’den o yönetmenleri ve başlıca filmlerini hatırlayalım...

KARDEŞ KARDEŞ FİLMCİLİK...
Aslında gerçek manada kardeş kardeş film yapılabileceğini Coen’ler dünyaya gösterdi... Profesör bir anne babanın evladı olan Ethan Coen ve Joel Coen, evde amatör olarak film çekerek sinemanın büyüsüne kapıldı. 1984 yılında çektikleri “Kansız” isimli ilk uzun metrajlı filmleri, onları meşhur etti. Filmlerinde hep eksantrik şahsiyetlerle, kendileri has bir kara mizah meydana getiren Coen’ler, “İhtiyarlara Yer Yok”la Oscar’a ulaştı. “Fargo” ve “Büyük Lebowski” dikkat çeken diğer eserleri arasında yer aldı. İki kardeş, hâlihazırda dünya sinemasına yön veren isimlerden...

“SÜPER GÜÇLERE” KAVUŞTULAR
İtalyan asıllı çiftçi bir ailenin çocukları olan ABD’li Russo Biraderler, filmleri için birlikte çalışan meşhur kardeşlerden... Onları, ilk filmlerini seyreden tanınmış yönetmen Steven Soderbergh Hollywood’a kazandırdı. İkinci eserlerinde yıldız isimlerle çalışıp kısa zamanda “Kaptan Amerika: Kış Askeri” ve “Yenilmezler” serisi gibi dev bütçeli süper kahraman filmleriyle öne çıktılar. Russo Biraderlerin son suç filmleri “Cherry”nin önümüzdeki aylarda vizyona girmesi bekleniyor.

MATRIX’LE ŞÖHRET OLDULAR
Artık eserlerinden ziyade özel hayatlarıyla konuşulan Wachowski Kardeşler, ikinci filmleri olan ve sinema tarihinde kendine has bir yer edinen “Matrix”le 1999’da büyük bir şöhrete kavuştular. Ancak Lana ve Lilly Wachowski, üç filmle bir seri hâline gelen Matrix’in ardından kendilerini büyük bir düşüşün içerisinde buldu. İkili, birlikte film çekmeyi bırakmasa da bu senenin sonunda vizyona girmesi beklenen “Matrix 4” filminin yönetmen koltuğunda sadece Lana Wachowski yer aldı.

BU KARDEŞLER BAŞKA
Farrelly Biraderler ise “kardeş sinemacılığında” çok parlak kariyerleri olmayanlardan. Filmlerinde yol temasını ve travmatik bir hadiseden kurtulma mücadelesini ön plana çıkaran kardeşler, kullandıkları belden aşağı esprilerle “tuvalet mizahı” mefhumunu sinemaya dâhil etti. Bazı filmleri 1990’lı yıllarda popüler olan Farrelly’ler, birçok yönetmene yol çizseler de artık beyazperdeden silinmiş durumda... 

HEP RAHATSIZ ETTİLER
Son yıllarda solo filmler çekseler de Hughes Kardeşler de aynı minvalde sayılabilecek isimlerden. Siyahi ikizler olan Albert ve Allen Hughes, adlarını duyurdukları “Menace II Society” dâhil birçok filmlerinde siyahi haklarına vurgu yaptı. Hughes Kardeşler, sık sık rahatsız edici yapımlar ortaya koydu. İkiz yönetmenlerin 2010 yapımı “The Book of Eli” adlı eserleri de filmografilerinde mühim bir yer tutuyor. 

TÜRKİYE’NİN BİRADERLERİ
Türkiye’den Taylan Biraderler olarak anılan Yağmur ve Duru Taylan da korku ve gerilim türlerindeki filmleriyle tanınıyor. Aslında biri psikiyatr diğeri mühendis olan Taylan Biraderler, bir korku filmi olan “Okul”la sinemada ilk eserlerine imza attı. İki kardeşin “Küçük Kıyamet” filmi yerli korku filmleri arasında iyi bir yer edindi. 2009’da çektikleri “Vavien” filmi de ses getirdi. Ancak bu filmin ardından dizi sektörüne yönelen ikili, yıllar sonra 2020’de seyirciyle buluşturdukları “Azizler”le de beklenen başarıyı yakalayamadı.