ZİYNETİ KOCABIYIK

Obeziteyle mücadele, Sağlık Bakanlığı’nın önemle üzerinde durduğu konulardan biri.  Öyle ki, yurt çapında kamu hastaneleri bünyesinde 34 Obezite Merkezi açıldı. Önümüzdeki aylarda bunlara 30 tanesi daha eklenecek. Devlet bu işi sıkı tutuyor… Artık lüks semtlerdeki pahalı diyetisyen ya da beslenme uzmanlarına gitmeye gerek kalmadan semtinizdeki devlet hastanesinin obezite merkezinden son derece disiplinli “sağlıklı hayat ve kilo verme eğitimi” almak mümkün.
Obezite merkezlerinin Türkiye’deki pilot uygulamalarından biri olan ve diğer obezite merkezlerine örnek oluşturan Bağcılar Eğitim ve Araştırma Hastanesi Obezite Merkezine ziyarete gittik ve 7 aydan bu yana kilo verme maratonunda birbirleriyle yarışan hastalarla konuştuk. Kimisi 9 kilo vermiş kimisi 35 kilo. Öyle başlıkta “ev hanımları” dediğimize bakmayın merkezden erkekler de faydalanıyor, çalışanlar da…

Merkezin 350 hastası var. Hepsi de son derece disiplinli şekilde Sağlık Bakanlığı’nın kendilerine verdiği programı uyguluyor. Program kurlar hâlinde bir sene sürüyor. Öyle ki her kurun sonunda yapılan değerlendirmede başarısız olanlar o kuru tekrarlamak zorunda kalıyorlar. Hepsi bir maraton koşucusu gibi…  Ancak hepsi halinden çok memnun… Daha önce günlere giderek kilo alırken, şimdi obezite okuluna gidip kilo veriyorlar. WhatsApp grupları oluşturmuşlar. Burada artık unsuz, şekersiz kek tarifleri paylaşıyorlar. Ve aldıkları yeni bir eşyayla değil, verdikleri kilolarla gurur duyuyorlar.
Merkezin yöneticisi Aile Hekimi Uzm. Dr. Didem Kafadar, Sağlık Bakanlığı’nın bütün merkezlerde standart olarak uyguladığı programın 6 kur hâlinde düzenlendiğini ve hastaların istenilen performansı gösterememe durumunda bir senelik programın bir buçuk yıla kadar uzayabildiğini söylüyor. Yani iş ciddi…
Başhekim Prof. Dr. Ahmet Yaser Müslümanoğlu, Bakanlığa bağlı diğer merkezlerin kurulması için örnek teşkil eden Bağcılar Eğitim ve Araştırma Hastanesi Obezite Merkezinin başarısından son derece memnun. Prof. Dr. Müslümanoğlu, 4. bölümü tamamlayanlara başarı belgelerinin verildiğini söylüyor.

EVDE AKŞAM 7'DEN SONRA YEMEK YASAK
Ağrılarından dolayı ayaklarının üzerine basamamaktan şikâyet eden Nurhayat Kaya 102 kilodan 81 kiloya düşmüş. Hamur işleri yiyip düzenli hareket etmediği için kilo aldığını anlatan Kaya “İnsülin direncim çıkmıştı. Kilo verdikten sonra insülinlerimi düşürdüm. Şimdi gayet iyiyim. Her yere gidebiliyorum. Nasıl beslenmem gerektiğini öğrendim. Artık bizim evde akşam akşam saat 7’den sonra yemek yenmiyor. Daha önce yatana kadar yerdik. Benim burada öğrendiklerim evdeki diğer kişilerin de sağlıklı beslenmesine yardımcı oldu” diyor.

22 KİLOLUK FARK
Merkez kurulmadan önce Dr. Didem Kafadar’ın hastası olan Nebahat Onar, merkezin ilk hastalarından biri. Yaklaşık bir yıldır programa devam ediyor. Hareketsizlik ve ekmek yemeyi çok sevdiği için aşırı kilo aldığını söyleyen Nebahat Hanım, burada öğrendikleriyle ekmeği bırakmış, yürüyüşlere ve arkadaşlarıyla spora başlamış. Yüz yirmi kilodan 98 kiloya düşmüş. Obezite okulunda çok samimi ve sıcak bir ortam oluştuğunu da söyleyen Onar “Burada yeni arkadaşlıklar da edindik. Program gereği her hafta düzenli olarak geliyoruz.  Aylardır birlikte vakit geçirdiğimiz için dertlerimizi de paylaşacak duruma geldik. Hem kilo veriyoruz hem de güzel vakit geçiriyoruz” diyor.

AÇ KALARAK ZAYIFLAMAYA ÇALIŞMAK BÜYÜK HATA
Merkeze geldiğinde 135 kilo olan Nurten İşbilir şu anda 123 kilo 700 gram. Gramların bile kendisi için önemli olduğunu söyleyen Nurten hanım, Eşi Ali İşbilir’le birlikte zayıflıyor. “Merkeze başladığımda yemek yemeyi bilmiyormuşum. Neyi neyle yemem gerektiğini ve ne zaman yemem gerektiğini öğrendim” diyen Nurten Hanım eskiden fazla hareket etmediğini belirterek, “O yüzden kilo aldım. Kilo aldıkça sağlığım bozuldu. Eskiden aç kalarak kilo vermeye çalışırdım.Bu hataymış. Şimdi Her şeyi yiyorum. Kilolar yüzünden hareket edemiyordum şimdi daha rahat hareket etmeye başladım. Şu anda çok iyi ve mutlu hissediyorum” diyor.