Son yıllarda protein ağırlıklı diyetlerin gündeme gelmesiyle, vücudumuzun yapı taşlarından olan protein daha çok merak edilir hâle geldi. Bu tür diyetlerin bazı hastalıkların tedavisinde ihtiyaç üzerine ortaya çıktığını söyleyen Yeditepe Üniversitesi Koşuyolu Hastanesi Beslenme ve Diyet Uzmanı Bihter Nurten Pala “Sanılanın aksine protein, vücutta karbonhidrat ve yağlar gibi depolanmaz ve fazla tüketildiğinde yağa çevrilir, yağ olarak depolanır” diyor.
Dünya Sağlık Örgütü’nün tavsiyesiyle sağlıklı kişilerde günlük protein ihtiyacı kabaca kilo başına 0,8-1 gram olarak hesaplanıyor. Yani 70 kg bir kişi için günlük protein ihtiyacı ortalama 56-70 gram olması gerekiyor.  Bu rakamın sağlıklı ve hareketsiz bir hayat süren kişiler için geçerli olduğunu söyleyen Pala “Bu oran kişinin kilosu ve hayat tarzıyla bağlantılı olarak değişebilir. Mesela sporcuların gün içinde bu miktardan daha fazla protein tüketmesi gerekirken, bazı hastalıklarda bu miktarın kısıtlanması gerekiyor. Ancak değişmeyen tek konu bu miktarın tek öğünde tüketilmek yerine öğünler arasında dağıtılmasıdır” dedi.

SPORCU DA ÖNCE YİYECEKLERDEN ALMALI
Sporcuların da protein ihtiyaçlarını öncelikle besinlerden elde etmeleri gerektiğini belirten Pala, aşırı protein takviyesi ile ilgili de uyarılarda bulundu.  Protein takviyelerinin günlük ihtiyacını yiyeceklerden tamamlayamayan sporcular tarafından kullanılabileceğini hatırlatarak “Ancak ihtiyaçtan fazla protein takviyesinin güç ve kas kütlesini artırma konusunda bir etkisi yoktur” dedi. 

YETERİ KADAR TÜKETMEK GEREKİR
Son zamanlarda çok kişinin Atkins diyeti, protein diyeti, ketojenik diyet gibi protein ve yağ oranı çok yüksek ve karbonhidrat oranı çok düşürülmüş diyetlerle kilo vermeye çalıştığını belirten Bihter Nurten Pala “Yüksek proteinli diyetlerin kullanılmasında ki mantık, bunların karbonhidrat ve yağlara göre daha uzun süre tok tutması ve bunun sonucunda uzun vadede enerji alımını azaltmasıdır. Bu kişilerde ne kadar çok protein tüketirlerse o kadar çok kas kazanacakları gibi yanlış bir algı görüyoruz. Oysaki sanılanın aksine protein, vücutta karbonhidrat ve yağlar gibi depolanmaz ve fazla tüketildiğinde yağa çevrilir, yağ olarak depolanır. Dolayısıyla her besin grubunda olduğu gibi proteinlerin de vücuda yeteri kadar alınması gereklidir” diye konuştu.

EN KIYMETLİSİ YUMURTA
Hayvansal proteinlerin biyoyararlanım denilen vücutta kullanımının bitkisel proteinlere göre genellikle daha yüksek olduğunu belirten Bihter Nurten Pala “Bitkisel kaynaklı proteinlerin vücutta biyoyararlanımı ortalama yüzde 40-70 iken hayvansal kaynaklı proteinlerin vücutta biyoyararlanımı yaklaşık yüzde 70-90 arasında değişiyor. Sadece yumurta proteinin biyoyararlanımı yüzde 100 olarak gerçekleşiyor” dedi.  “Tam protein” tanımlamasına da açıklık getiren Pala “Proteinler amino asitlerden oluşur. Sekiz çeşit amino asit hariç, diğerleri vücutta kendiliğinden sentezlenirler. Ancak sekiz çeşit amino asit vücutta sentezlenemez ve dışarıdan beslenme yoluyla alınmalıdır. Bazı besinler sekiz amino asidin tamamını barındırır ve bu besinlere tam protein ya da kaliteli protein denir. Tam proteinler kırmızı et, kümes hayvanları, balık, yumurta, süt ve süt ürünleri gibi hayvansal kaynaklı proteinlerdir. Bazı bitkisel ürünler de tam protein olarak sayılabilir. Bunlara örnek olarak kinoa ve soyayı gösterebiliriz” dedi.

HAMİLELERİN İHTİYACI DAHA FAZLA
Protein ihtiyacının kadınlarda gebelik ve emzirme döneminde arttığına işaret eden Pala, çocukluk döneminde de yetişkinlik dönemine göre nispeten biraz daha fazla olduğunu belirterek, erkeklerin kas oranının yüksek olması sebebiyle daha fazla protein tüketmesi gerektiğini söyledi.