ZİYNETİ KOCABIYIK

Özellikle uzun mesafeli koşu, bisiklet, kros kayağı gibi uzun süreli dayanıklılık gerektiren sporlarda bu yöntemin kullanılabildiğini söyleyen Türk Hematoloji Derneği Genel Sekreteri Prof. Dr. Cem Ar “Günümüzde sporcular performans artırıcı maddelerin idrarda ve kanda tespit edilmesi üzerine kendi kanları ile doping yapmaya başladılar” dedi.
45. Ulusal Hematoloji Kongresi’nin yabancı konuşmacılarından Prof. Dr. Giuseppe d’Onofrio’nun  bu konuyu gündeme getirdiğini aktaran Prof. Dr. Ar “Kas gücünü arttıran unsurlardan biri kasa giden oksijen miktarını arttırmak. Kandaki kırmızı hücre miktarınızı yani hemoglobini artırırsanız kaslara daha fazla oksijen göndermiş olursunuz. Böylece kas gücü ve dayanıklılık artar” dedi. En risksiz ve belirlenmesi zor olan yöntemin sporcunun kendi kanını toplatarak bir yerde saklatması ve spor karşılaşmasından önce geri verilmesi olduğunu anlatan Prof. Dr. Ar “Takip edilmesi de zor bir metot. Yurt dışında bunun yapıldığı ülkelerde bu tür dopingi engelleyebilmek için sporcuların ‘biyolojik pasaportları’ çıkarılıyor. Sporcuların kan değerleri sürekli takip ediliyor. Müsabakalardan önce hemoglobin değerlerinde ani artışlar görülen sporcular incelemeye alınıyor” diye anlattı.