ZİYNETİ KOCABIYIK

Yeni anne babaları bebeklerinin işitmesini takip etmeleri konusunda uyaran Türkiye Hastanesi Kulak Burun Boğaz Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. İrfan Devranoğlu, özellikle zamanından erken doğan bebeklerde işitme kaybı riskinin fazla olduğunu belirterek, “Dünyaya gelen her 1.000 bebekten 1-6’sında işitme kaybı görülüyor. Her yenidoğana mutlaka işitme taraması testi yaptırılması gerekir. Bebeğin işitme kaybının zamanında tedavi edilmemesi, dil ve zihinsel gelişimini olumsuz etkiler” dedi.

SESLERE TEPKİSİNİ ÖLÇÜN
Bebeklerin duyduklarını taklit ederek öğrendiklerini bu sebeple duymalarının çok önemli olduğunu hatırlatan Prof. Dr. Devranoğlu “İşitmesi normal olan bir bebeğin genellikle ilk üç ay ani bir ses duyduğunda sıçraması ya da yüksek ses yüzünden korkarak ağlaması beklenir. Altıncı aydan itibaren de sesin geldiği yöne başını çevirmesi gerekir. Bir yaşından itibaren de “Gel, al, ver” gibi basit komutları anlamalıdır. Eğer bütün bunlar olmuyorsa mutlaka yeniden bir işitme testi yaptırılmalıdır” diye konuştu.

ATEŞLİ HASTALIKLAR KULAKLARINI ETKİLEYEBİLİR
Bebeklerde işitme kaybının bir kısmının genetik sebeplerden dolayı gerçekleştiğini ifade eden Prof. Dr. Devranoğlu “Vakaların yaklaşık yarısında aileye bağlı sebepler söz konusudur. Akraba evliliği, işitme kaybının genetik olması gibi. Annenin hamilelik sırasında ateşli bir enfeksiyon geçirmesi, yine annenin hamileliği sırasında zararlı maddelere maruz kalması da doğum öncesi sebeplerdendir. Prematüre doğum, daha sonra bebeğin geçirdiği ve tedavi edilmemiş kulak enfeksiyonları, menenjit, kafa travmaları ve bebeğin yüksek gürültüye maruz kalması da işitme kaybına sebep olabilir” dedi.

ERKEN TEŞHİS ÇOCUĞUN GELECEĞİNİ BELİRLİYOR
Yenidoğan tarama testleriyle doğuştan olan işitme kayıplarının erkenden tanılanmasıyla tedavilerinin planlanmasının da erken dönemde yapılabildiğini hatırlatan Prof. Dr. Devranoğlu, tarama yapılmayan çocuklarda ya da daha sonra meydana gelen işitme kayıplarında teşhisin 18-30 ay civarında gerçekleştiğini vurgulayarak “Bu çocukların tedavilerinde gecikmeler yaşanıyor. Bu süre çocuğun konuşmayı öğrenmesi, kendini ifade edebilmesi ve çerçevede zihinsel gelişimi için çok önemli bir kayıp. Az işiten çocuklar, okulda da anlatılanı anlamadığı için genellikle ‘tembel’ olarak nitelendirilirler ve okul başarıları düşük olur” diye konuştu.

KAYIP 90 DESİBELDEN YÜKSEKSE BİYONİK KULAK
İştime kaybı erken dönemde teşhis edilen ve tedavisi yapılan çocukların yaşıtlarından dil ve zihinsel gelişim, okul başarısı açısından hiçbir farkının olmadığını da vurgulayan Prof. Dr. Devranoğlu, işitme kayıplarının tedavisinde cerrahi yanında işitme cihazlarının kullanıldığını söyledi. Belli seviyedeki işitme bozukluklarında kullanılan işitme cihazlarının konuşmayı daha anlaşılır kılmak için kulağa verilen sesi yükseltmek üzere tasarlandığını anlatan Prof. Dr. Devranoğlu, işitme kaybı 90 desibelden yüksek olan çocuklara biyonik kulak ameliyatının yapılabileceğini ifade etti.

Halk arasında biyonik kulak olarak tarif edilen koklear implant uygulamasının diğer cerrahilerden farklı olmadığını, bir iki saat sürdüğünü ve hastanın ameliyattan bir gün sonra taburcu olduğunu söyleyen Prof. Dr. Devranoğlu “Bu çocuklarda işitme kaybını düzeltmek için önce 3-6 ay uygun bir işitme cihazı kullanılır. İşitme cihazları ile herhangi bir sonuç alınamayan çocukların kulağına 9 aylıktan itibaren koklear implant yerleştirilebilmektedir. Koklear implant uygulama işlemi çocuklarda bir yaş civarına ne kadar yakın olursa o derece daha faydalı olur. Koklear implant uygulanmadan önce hastanın bilgisayarlı tomografileri yanında iç kulakta işitme sinirinin sağlamlığını gösterecek MR tetkiklerinin yapılması gerekir” dedi.

ÖZÜRLÜ OLMAKTAN KURTULUYOR
Koklear implant ameliyatının uygun hastalarda özellikle çocuklarda, çocuğun hayatını değiştiren bir girişim olduğunu söyleyen Prof. Dr. İrfan Devranoğlu “Koklear implant iki parçadan oluşur. Birinci parça ameliyatla kokleaya yerleştirilecek elektrotları içerir. İkinci parça ameliyattan iki üç hafta sonra takılır. İç parça, elektrotlar ile işitme sinirine ve beynin işitme merkezine gönderilerek ses olarak algılanması sağlanır. Koklear implant yoluyla iletilen sesler, elektriksel seslerdir, bu seslerin karşılığının ne olduğu eğitimlerde çocuğa öğretilir.  
Koklear implantın erken yaşta uygulanmasıyla kişi özürlü statüsünden çıkarak normal kişi statüsüne geçmesi yaşıtlarıyla birlikte normal okullara giderek eğitimini alması, ülke ekonomisine katkı yaparak devlete yük olmaktan çıkması da unutulmamalıdır” dedi.

Oğluna işitme cihazı almak isteyen baba sosyal medya dolandırıcılarının tuzağına düştü! Oğluna işitme cihazı almak isteyen baba sosyal medya dolandırıcılarının tuzağına düştü! Eskişehir’de oğluna işitme cihazı almak için bankalara başvuran talihsiz baba, bankalardan bir dönüş alamayınca sosyal medya dolandırıcıların tuzağına düştü.
Kapanma dönemi İşitme sorunu yaşayanlar için kabusa dönüşebilir! Kapanma dönemi İşitme sorunu yaşayanlar için kabusa dönüşebilir! İşitme Cihazı Akustik ve Odyoloji Dernek Başkanı M.Emin Ağaç;” İşitme duyumuz bizleri dünyaya bağlarken, aynı zamanda da başta insanlar olmak üzere, hayvanlar ve tüm doğayla iletişim içinde kalmamızı sağlamaktadır. Dünya Sağlık Örgütü verilerine göre her beş kişiden birinde işitme kaybının yaşandığı toplumda; kişinin, ailesinden, işinden, çevresinden kopması telafi edilemez sonuçlar doğurmaktadır,” dedi.